Teslim Olmayı Reddeden Kürt Halkına Yanıt: Kayyum Darbesi!



Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Urfa Halfeti Belediyesi kayyum darbesiyle gasbedildi. Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde Vali Tuncay Akkoyun, Batman Belediyesi’nde Vali Ekrem Canalp, Halfeti Belediyesi’nde Kaymakam Hakan Başoğlu göreve getirildi. Halk kuşatma altına alınan belediyelerin önünde tepki gösteriyor


Devletin çekirdeğinde yer alıp bekçiliğini yapan faşist Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim’de Meclis’te DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşıp “barıştan” bahsetmesinin üzerinden 1 ay geçmişken bunun ne anlama geldiğinin pratikteki tercümesi kayyumlar, gözaltı ve tutuklamalar, PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin bir kerelik gevşetmenin ardından yeniden devam ettirilmesi biçiminde tercüme ediliyor. Saldırının 2016’da Kürt halkının siyasi temsilcilerine yapılan darbe saldırısıyla aynı tarihte, 4 Kasım’da yapılmasıysa manidar!

Uzatılan o el, Kürt halkına, siyasi hareketine “teslim olun” çağrısı şeklinde özetlenebilecek bir anlam taşıyor. “Olmazsanız daha kötüsünü yaparız”ın ilk pratik karşılığı kayyumlarla dile geliyor.

Bu sabaha Mardin, Barman ve Urfa Halfeti belediyelerine atanan kayyum, örülen polis bariyerleri ve kuşatmalar, getirilen eylem yasaklarıyla uyanmamız bundandır. Belediye Eş Başkanlarının tıpkı Esenyurt’ta olduğu gibi uyduruk gerekçelerle görevden alınmasının hemen ardından hazır bekletilen kayyumların atanması gerçekleştiriliverdi.

Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde Vali Tuncay Akkoyun, Batman Belediyesi’nde Vali Ekrem Canalp, Halfeti Belediyesi’nde Kaymakam Hakan Başoğlu göreve getirildi.

Polis kuşatmasına alınan belediyelerin önüne koşan halk, Kürt halkına yönelik ezeli düşmanlığın son icraatı olan kayyumlara tepki gösterdi.

Belediye Eş Başkanları: Asla pes etmeyeceğiz

Kayyum saldırısıyla gasbedilen Mardin ve Batman belediyelerinin eşbaşkanları sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarla “Asla pes etmeyeceğiz” diye belirttiler.

Yerine yıllar önce yaptığı bir konuşma bahane edilerek (bu konuşma nedeniyle yargılanıp beraat etmiş!) kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, X hesabından “Asla pes etmek yok. Demokrasi, Barış ve Özgürlük mücadelesinden geri adım atmayacağız. Halk iradesinin gaspına geçit vermeyeceğiz. Bu böyle bilinsin!” diye belirtti.

Batman Belediye Eşbaşkanı Gülistan Sönük, X hesabından karara tepki gösterdi: “31 Mart seçimlerinde Türkiye geneli en yüksek oy oranıyla kadınların, gençlerin ve halkımızın emeği ile aldığımız belediyemiz bize hiçbir tebligat yapılmadan bu sabah itibarıyla gasp edilmiştir. Bizler bu talan ve gaspçı rejimi kabul etmedik, etmeyeceğiz. Belediyeler halkındır.”

DEM Parti: Asla boyun eğmeyeceğiz, asla mücadeleden geri durmayacağız!

Üç belediyeye yapılan kayyum darbesine karşı açıklama yapan DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, “Biz sorunların diyalog ve müzakereyle çözülmesini beklerken, halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur. Asla boyun eğmeyeceğiz, asla mücadeleden geri durmayacağız. Eğer iktidar iflas etmiş bu yöntemlerle başarılı olacağını düşünüyorsa çok büyük yanılacaktır. Halkımız da her şart ve koşulda kendi iradesine sahip çıkacaktır” vurgusu yaptığı açıklamasında şunları belirtti:

AKP-MHP iktidarı Hakkari ve Esenyurt’tan sonra bugün sabah saatlerinde de Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Urfa Halfeti Belediyesini gasp etti. Bu darbenin, 4 Kasım 2016’da Kürt halkının iradesine yönelik gerçekleştirilen Meclis darbesinin yıldönümünde gerçekleşmiş olması manidardır. Kürt halkını demokratik siyasette tasfiye etme saldırılarının 1994’ten beri devam eden iflas etmiş 30 yıllık tekrarıdır.

Bir kez daha ifade edelim ki bu saldırı halk iradesine yönelik gerçekleştirilmiş açık bir darbedir. Daha önce gerçekleştirilen kayyım darbeleri halk tarafından reddedilmiş, kayyım pratiği seçimlerde büyük bir yenilgiye uğramış ve halk kendi iradesini partimizden yana kullanmıştır. Her seçimde yenilgiye uğrayan kayyım darbesinde ısrar etmek, siyasi tükenmişliğin göstergesidir. AKP-MHP iktidarı, seçimle kazanamadığını yargı ve kolluk marifetiyle ele geçirme alışkanlığını ve kayyım darbesini bir rejime dönüşmüştür. Bu saldırı, aynı zamanda Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına büyük bir saldırıdır. Halkın doğrudan katılımının olduğu yerel yönetimlerin, belediyelerin ablukaya alınması ve adeta karakola çevrilmesi, mevcut siyasi rejimin demokratik meşruiyetinin bittiğinin açık ilanıdır.

Vesayetle ve darbelerle mücadele ettiğini söyleyenlerin bizzat katıksız birer darbeciye dönüşmüş olması ibretlik bir durumdur. Bu topraklarda zorbalık ve zulümle hiçbir iktidar abat olmamıştır, olmayacaktır da. Türkiye halkları bu zorbalığa asla boyun eğmeyecektir. Son yerel seçimlerde, iktidar bu pratikleri nedeniyle büyük kaybetmiştir ve bu yöntemde ısrar ettikçe de daha büyük kaybedecektir.

Kayyım darbesi 85 milyon için demokrasi ve özgürlük sorunudur ve önü alınmazsa ne sadece Kürt illeriyle ne de şimdiye kadar gasp edilen belediyelerle sınırlı kalacaktır. Hangi partiden ve düşünceden olursa olsun, bu darbe artık bütün Türkiye halklarının seçme ve seçilme hakkına, siyasi iradesine yönelmiş açık bir tehdittir. Bu vesileyle bütün demokratik kamuoyuna çağrımızdır: Bu gayrimeşru darbeci anlayışa karşı herkes en yüksek düzeyde sesini ve itirazını yükseltmelidir. 

Her koşulda halkın iradesini savunmak ve halkın yerel yönetimlerine sahip çıkmak partimizin varlık gerekçesidir. Bu yöntem ve saldırılar, her türlü çözüm arayışını ve yaklaşımını zehirlediği gibi, iktidarın samimiyeti konusunda da daha büyük şüpheler doğurmuştur. Biz çözüm ve barış için el uzatılmasını beklerken, halkın iradesine el uzatılmıştır. Biz sorunların diyalog ve müzakereyle çözülmesini beklerken, halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur. Asla boyun eğmeyeceğiz, asla mücadeleden geri durmayacağız. Eğer iktidar iflas etmiş bu yöntemlerle başarılı olacağını düşünüyorsa çok büyük yanılacaktır. Halkımız da her şart ve koşulda kendi iradesine sahip çıkacaktır.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu
4 Kasım 2024