Çağın kârlı yağma biçimlerinden biri olan nadir elementler için dağı taşı yağmalayan aktörlerin başta geleni olan Cengiz Holding’e bağlı Truva AŞ, Kaz Dağları’nda altın ve bakır madeni işletmek için devletin de gücünü arkasına alarak sadece bir ayda dile kolay 500 bin ağaç kesti!
Kesimlerin başlamasının birinci ayında (önceki gün) Hacıbekir Köyü’ne yakın kesim alanına giden Kazağları Ekoloji Platformu (KEP) üyeleri yapılan yağmanın nasıl bir yıkım anlamına geldiğini teşhir etti.
Evrensel Gazetesi’nden Özer Akdemir’in haberine göre, sahadaki iş makinelerinin önünde durarak çalışmaları bir süre durduran grup, Cengiz Holding mühendisinin Hacıbekirler köylüsü bir kadına “Senin cinsin cibilliyetin belli değil” diye hakaret etmesini de protesto etti.
Can güvenliği hiçe sayılarak çalışmaya devam ettiler
Hacıbekirler Köyü yakınında devam eden ağaç kesimlerini protesto etmek için bölgeye giden Kaz Dağı Ekoloji Platformu‘ndan doğa savunucuları ve köylülerden oluşan grup, “Kaz Dağı’ndan defol Cengiz!” pankart ile maden kamyonlarının önünü keserek çalışmalara bir süre engel oldu. Burada orman katliamının tüm hızıyla sürdüğünü, bir ayda kesim yapan kişilerin verdiği bilgiye göre 500 bin ağacın kesildiğini dile getiren platform üyelerinden Füsun Kayra, makinelerin insan yaşamını hiçe sayarak çalışmaya devam ettiğini, şirket mühendislerinin iş makinelerini orada bulunanların can güvenliğine aldırmadan çalışmaya sevk ettiğini dile getirdi.
Köylü kadına hakaret!
Öte yandan Hacıbekirler köylüsü Zeynep Yıldırım’a maden mühendislerinden birisinin “Senin cinsin cibilliyetin belli değil?” diye hakaret etmesi tepkiyle karşılandı. Kendisine edilen hakareti anlatan Yıldırım, “Benim cinsin cibilliyetim belli. Ben topraklarımı vermek istemiyorum. Vermeyeceğim de. Allah bana nasip ettiyse burada ölüp gömülmek istiyorum. Benim atalarımın bütün toprakları burada. Ben vatanıma gelip bunu yapmayın deyince bu hakareti mi duymalıyım?” diye konuştu.
“80 yaşındayım, ayakta duramıyorum ama savaşmak istiyorum”
Başka bir köylü ise “Ben 80 yaşımdayım. Ayakta duramıyorum, dikilemiyorum. Ben burada savaşmak istiyorum. Biz köyümüzü vermek istemiyoruz. Bizim suyumuzu, meramızı alıyorlar. Bizi sürecekler. Biz nereye gideriz, şu saatten sonra. Ah ediyorum bu insanlara!” dedi.
Köylülere ölüm tehdidi!
Maden sahasına giden gurubun içerisinde Çanakkale belediye Başkanı Muharrem Erkek’in eşi Özen Algönül Erkek de yer alırken, Algönül, “Buraya birisinin eşi sıfatı ile değil bir Kaz Dağları gönüllüsü olarak geldim. Ancak gerekirse o sıfatı da üstlenirim. Buradaki katliamı durdurun!” diye konuştu.
Köylülerin çektiği görüntülerde, bir kamyonun önüne geçerek durduran köylülere ve Kaz Dağı Ekoloji Platformu’ndan Füsun Kayra’ya yönelik kamyon şoförü, “Bakın ezip geçerim. Uyarmadı demeyin” diye ölümle tehdit ettiği görülüyor. Görüntülerde ağaçlara sarılarak kesilmesini engelleyen grup üyelerine kesim işçilerinin “Ekmeğimle oynuyorsun” diye tepki gösterdiği, grubun ise “Sen buradaki tüm canlıların ekmeğiyle oynuyorsun. Git tepkini Cengiz’e göster” yanıtı verdiler.
Platform üyeleri ağaçları kesen ve arazideki eko sistemi yok eden kişilerin “Biz emir kuluyuz” söylemlerine de tepki göstererek “Bu dağları, ormanları, tek tek ağaçları canımızdan can olarak görüyoruz. Emir almadan bu bağ ile Kazdağlarını savunuyoruz. Emir kulu isek de Kazdağları’nın emir kuluyuz! Kurdun, kuşun, tilkinin, sincabın emir kuluyuz. Yeryüzünü kendi rantları için yok oluşa sürükleyenlerin değil!” dediler.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!