Cumartesi, 27 Haziran 2026

‘MR Uyduramadık, Tomografi Verelim’



İstanbul Tabip Odası, Çam Sakura Hastanesi’ndeki asistan hekimlerin hastaları için gerekli olan MR tetkiki isteme yetkisinin başhekimlik kararıyla kaldırılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı


İstanbul Tabip Odası (İTO), kentin hayli dışında kurulan ve bir hastaneden ziyade lüks AVM anlayışı ve müşteri bulma felsefesiyle tasarlanan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde asistan hekimlerin hastaları için MR (Emar – Manyetik Rezonans Görüntüleme) isteme yetkisinin başhekim tarafından engellenmesi ve yalnızca uzman doktorlar ve öğretim üyelerinin MR istemi yapmaya yetkili kılınmasıyla iligili yazılı bir açıklama yaparak sağlık sisteminin gerek halk sağlığı gerekse hekimlerin sağlıklı bir ortamda çalışabilmeleri açısından nasıl bir yıkım yaşadığını ortaya koydu.

Açıklamada şehir hastaneleri şöyle tarif edildi:

Gün geçmiyor ki sağlık sistemimizde bir gariplik daha yaşanmasın. Bu sefer bahsedeceğimiz gariplik Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nden. Hani şu şehir merkezinin oldukça uzağında kurulan, devasa ölçekteki hastane. Pek çok hizmetin taşeron şirketler tarafından verildiği, “Kamu-Özel Ortaklığı” adı verilen, aslında kamunun parasını özel şirketlere aktarmanın adı olan sistemle yapılan ve işletilen hastane. Her yıl Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinde koca bir delik açılmasına sebep olan, kamudan milyarlarca dolar para aktarılan hastane.

Açıklamada Çam Sakura’da asistan hekimlerin öncesinde hiçbir yazılı bildirim yapmaksızın hastaları için elzem olan MR istemini sistem üzerinden gerçekleştiremedikleri, diğer tetkikler için böyle bir sınırlama olmadığını farkedip nedenini anlamaya çalıştıklarında da bu yetkinin başhekim kararıyla kaldırıldığını öğrendikleri, karar nedeniyle sadece uzman doktorlar ve öğretim üyelerinin MR istemi yapmaya yetkili kılındıklarını anladıkları ifade edildi.

Uygulama sağlık çalışanlarına şiddet olarak döner!

Şehir Hastanesi gibi hastanelerde sağlık hizmetinin esas olarak asistan hekimler üzerinden yürütüldüğü, bu hizmetle beraber aynı zamanda eğitimin de alındığı kaydedilen açıklamada kararın hekimler açısından taşıdığı riskler şöyle özetlendi:

Bu engellemenin birkaç açıdan sakıncası vardır. İlki, yoğun hasta başvurusu altında, her hastaya sınırlı süre tanımlanan koşullarda asistan hekimlere bu, sözlü ve fiziki şiddet olarak geri dönme potansiyeli taşımaktadır. Nitekim bu nedenle bir şiddet olayı da yaşanmıştır. İkincisi, her türlü tıbbi tetkik ve tedavi kararı verebilen bir hekimin sadece MR tetkikini isteyememesi en azından hekimlik ve tıp açısından anlaşılır bir durum değildir. Hele de en ileri tıbbi teknolojik cihazların bulunduğu, her branştan çok sayıda doktorun ve sağlık çalışanının çalıştığı, sağlık talebi yaratmak için bizzat hükümet eliyle reklamının yapıldığı Şehir Hastaneleri’nde bu uygulamanın sağlık çalışanlarına şiddet olarak döneceği belliyken.

Devlet hastanelerinde radyoloji hizmetlerinin taşeronlaştırılmasının sonuçları

Açıklamada aynı zamanda devlet hastanelerinde radyoloji hizmetlerinin belli bir oranda taşeronlaştırıldığı hatırlatılarak bunun sonuçları şu çarpıcı ifadelerle anlatıldı:

Oysa sağlık hizmetlerinin taşeronlaşmasının acı sonuçlarını yenidoğan yoğun bakımlarını mesken tutmuş organize suç örgütü olayında gördük. Ancak bu olaydan henüz bu anlamda hiçbir ders çıkarılmış değil. Kamu hastanelerinde kadrolu radyoloji uzmanı doktorlar, öğretim üyeleri ve eğitim gören asistan hekimler olmasına rağmen MR başta olmak üzere pek çok radyolojik hizmetin sunumu için ihale açılmakta ve bir taşeron şirkete devredilmekte. Bu şirketler, ihaleyi kazanabilmek için tetkik başı ücretlerini çok düşük tuttuğu için gerektiği kadar hekim çalıştırmamakta. Böylece günde binlerce çekilen radyoloji tetkikinin sağlıklı şekilde yorumlanması için yeterli vakit ayrılamamakta. Açıkça söylememiz gerekirse taşeron şirket tarafından çekilen ve raporlanan hiçbir radyolojik tetkike, o radyolojik tetkikin istemini yapan doktor tarafından bile güvenilmemekte. Bu iş, kamunun parasını taşeron şirketlere aktarmanın bir yolu olmuş durumda. (Radyoloji hizmetlerinde taşeronlaştırmanın iç yüzünü ve geldiği yeri, yakın zamanda Bursa Tabip Odası tarafından yayınlanan şu broşürde bulabilirsiniz. İncelemenizi öneririz.)

Çam Sakura Başhekimi uygulamadan vazgeçmelidir

Açıklama, Çam Sakura’da asistan hekimlerin hastaları için MR isteme yetkisine sahip olmamasına ilişkin son olarak şunlar ifade edildi:

İstanbul Tabip Odası olarak Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi Başhekimliği’nin bu garip kararı neden aldığını henüz net şekilde bilemiyoruz. Ancak belki de taşeronlaştırılan MR tetkiklerinde yıllık kotaları dolmuş veya dolmak üzere olabilir. Ya da Başhekimliğin münferit garip bir uygulaması da olabilir. Ancak şurası kesin ki bu süreçte asistan hekimlerin yaşayacağı her türlü mağduriyetten Başhekimliğin sorumlu olacağını hatırlatır, bu yanlış uygulamadan bir an evvel dönmelerini talep ederiz. Olayın takipçisi olacağımızı bildiririz.