Atilla yoldaşın ölümsüzleşmesinin 47. yılında, Şerife anamızın 10. yılında ailesi, yoldaşları ve dostları olarak yanı başlarındaydık.
Atilla yoldaşın ve Şerife ananın anması Atilla yoldaş ve Şerife ana şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler için saygı duruşuyla başladı.
Saygı duruşunun ardından Alınteri adına kısa bir konuşma yapıldı.
Alınteri adına yapılan konuşmaya Atilla ile ilgili anlatılan bir anekdot ile giriş yapıldıktan sonra şunlar söylendi: “Atilla’ya, Mehmet Fatih Öktülmüş yoldaşa, Osman yaşar Yoldaşcan’a bakıyoruz. Onlar hakkında anlatılan yazılanlara bakıyoruz. Şunu çok içselleştirmişler. Devrimci dayanışma, örgüt disiplini, samimiyet, dürüstlük, yoldaşlarıyla devrimci ahlaka uygun ilişki kurmak, sınıf içindeki örgütlenme konusunda birer özne haline gelmek, sınıfı örgütlemek için ellerinden geleni yapmak, gerçekten bizlere bıraktıkları en büyük miraslardan biri.
Atillalardan sonra Lale yoldaş geliyor aklımıza. Lale yoldaşı anlatan Çitlerin Olmadığı adlı kitap yayınlandı, mektuplardan oluşan ve onu anlatan. O kadar genç olmasına rağmen komünist kişiliği o kadar içselleştirmiş ki kendisinde, içeriden dışarıya etki edecek, dışarıya olumlu müdahale edece bilince sahip.
Biraz ileride Selma Aybal yoldaş var. O da çok genç bir yoldaşımız. Bir hainin yaptığı ihbarla ele geçiriliyor. Ve katlediliyor. Bu mücadeleye inanmışlığın verdiği bilinç, gözüpeklik, cesaret, gözünü budaktan sakınmama yoldaşlarımız bütün bunları yaşam haline getirmişler.
Sonra Ethem yoldaş… Gezi direnişinde faşist polis tarafından katledildi. Ethem’in kişiliğine bakıyorsunuz, samimi, dürüst, kimseyi hor görmeyen, küçümsemeyen, herkes ile insani ilişkileri kuran, sorunlarını dinleyen. Ethem nasıl halkın yoldaşı oldu? komünist kişiliğiyle…
İsmail yoldaşa bakıyoruz, İsmail yoldaş Ankara’nın abisi diye tanımlandı. İsmail yoldaşta da aynı özellikler var. Samimi, sakin, dürüst, herkesle iletişim kuran, gittiği her yerde saygınlığıyla karşılanan birisiydi. Tabii yoldaşları bizler yakından tanıdığımız için bu özelliklerini çok iyi biliyoruz. Elbetteki devrim ve sosyalizm mücadelesinde benzer özelliklere sahip olan siperdaşlarımız da var.
Yoldaşlarımızın bizlere bıraktıkları miras çok önemli, bu bayrağı nasıl taşıyacağımız çok önemli, o kolektifi nasıl ayakta tutacağımız çok önemli… Mesela Adnan Yücel şair, aydın bir yoldaşımız. 12 Eylül zindanlarında yapılan işkenceleri şiirlerine taşımış. Diyarbakır Hapishanelerinde yaşananları, “Dörtlerin Gecesi”ne şiirlerine taşımış, kitlelere anlatmış. Okulunda hiçbir siyasi fraksiyon ayırmadan öğrencilerine yardım etmiş, onları sahiplenmiş.
Bizler de onların bize bıraktığı bu miraslarla yürüyeceğiz. Bizler onlardan aldığımız geleneği ileriye taşıyacağız. Taşımak zorundayız çünkü bizler devrim ve sosyalizm mücadelesinin birer mihenk taşıyız. Bizler geçiciyiz, biz yarın ölürüz kalırız ama bizim bu mücadeleyi nasıl taşıdığımız önemli, bu anlamıyla yoldaşlarımızın bize bıraktığı mirası daha ileriye taşıyarak, bu geleneği daha ileriye taşıyarak devrim ve sosyalizm mücadelesinde onların bayrağını yere düşürmeden mücadeleyi sürdüreceğiz.”
Alınteri adına yapılan konuşmanın ardından Devrimci 78’liler Federasyonu’ndan ve Atilla yoldaşın arkadaşı Hüseyin Esentürk, “Atilla yoldaş ve onun gibi ölümsüzleşenlerin hesabını ancak bu düzeni alaşağı ettiğimizde sormuş olacağız” dedi.
Atilla yoldaş ve Şerife Ananın anmaları sona erdikten sonra Selma Aybal yoldaşın başucuna gidip onu da selamladıktan sonra Karşıyaka Mezarlığı’ndan ayrıldık.
Alınteri / Ankara
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!