İstanbul Üniversitesi’nde görev yapan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyesi akademisyen Levent Dölek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı düzenlenen protestolar gerekçe gösterilerek tutuklandı. Dün evine düzenlenen polis baskısıyla gözaltına alınan Dölek, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Grev Kararı Sonrası Eğitim Sen’e Soruşturma
Üniversitelerde öğrenciler tarafından başlatılan boykot ve protestolar sürerken, Eğitim Sen bu sürece destek amacıyla grev kararı almıştı. Sendikanın aldığı kararın hemen ardından sendika hakkında idari soruşturma başlatılırken, sendikanın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerine bir haftalık ev hapsi cezası verilmişti. Bu karar akademik özgürlükler ve sendikal haklara yönelik baskıların arttığı yönünde eleştirilere neden oldu.
Hacettepe’den Gözaltılara ve Baskılara Tepki
Hacettepe Tıp Fakültesi öğrenci ve akademisyenleri, artan baskı ve tutuklamalara tepki göstererek, “Tüm ülkeye yayılan gözaltılar toplumsal barış ortamını zedeliyor” açıklamasında bulundu. Akademisyenler, görüş ifade etmenin ve hak aramanın anayasal güvence altında olması gerektiğini vurgularken artan baskıların üniversitelerin özgür ve bilimsel ortamına zarar verdiğini belirtti.
‘Temel Haklar Güvenceye Alınsın’ Çağrısı
Ankara’da lise öğrencileri ve akademisyenler Sıhhiye Heykel önünde toplanarak Hacettepe Tıp Fakültesi’ne yürüyüş düzenledi. Fakülte önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Prof. Dr. Orhan Odabaşı, üniversitelere dönük siyasi saldırılarla özgür ve bilimsel çalışma ortamının hedef alındığını belirtti.
“Üniversiteler ve fakülteler, öğrencilerin gelişimlerini desteklemek için vardır. Ancak sunulan gündem geleceğe dair umutları gölgeliyor, belirsizlikleri pekiştiriyor ve kazanılmış hakların ellerinden kolaylıkla alınabileceğinin örneğini ortaya koyuyor. Artık daha fazla hekimimizi, öğrencimizi kaybetmek istemiyoruz. İstanbul’da başlayan ve tüm ülkeye yayılan protestoların ardından gelen gözaltılar, toplumsal barış ortamını tehlikeye atıyor. Hak aramanın, görüş ifade etmenin ve birlikte eylemenin anayasal haklar kapsamında olduğunu unutmayalım. Temel haklarımız güvence altına alınmalı” dedi.
‘Özgür ve Özerk Üniversite İçin Çalışmalıyız’
Prof. Dr. Odabaşı, öğrencilerin başlattıkları boykot eylemleri ve üniversite direnişleriyle demokratik haklarını kullandıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Öğrenciler üniversitelerde eğitim almak ve hak ettikleri değeri görmek istiyorlar. Bunlar bir lütuf değil en temel haklarıdır. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki istediklerinden çok daha fazlasını hak ediyorlar. Bizler de öğrencilerimizle birlikte, demokrasinin olduğu, hukukun işlediği, anayasal hakların güvence altında bulunduğu bir ülkede halkımıza sağlık hizmeti sunmak, sağlıklı ve güvende yaşamak istiyoruz.
Demokrasi ve hukukun işlemesi için, özgür ve özerk üniversiteler için birlikte düşünmeli, tasarlamalı, önermeli, istemeli, eylemeli ve en önemlisi özeleştiri yapmalıyız.”
Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!