İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi Azerbaycanlı öğrenci Nanaxanim Babazade, üniversitede yemekhane zammı protestosuna katılması gerekçe gösterilerek 21 Ağustos’ta çalıştığı işyerinden gözaltına alınarak “terör” koduyla geri gönderme merkezine konuldu. Gözaltında fiziksel darp ve çıplak aramaya maruz kalan Nanaxanim Babazade hakkında daha sonra sınırdışı edilme kararı verilerek, Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildi. Gençlik örgütleri ve insan hakları savunucuları, Nanaxanim Babazade hakkında verilen sınırdışı kararının geri alınmasını istiyor.
Azerbaycanlı öğrenci Nanaxanim Babazade’nin avukatı Ahmet Baran Çelik anlatıyor:
❗️İşyerinden alındığı halde sokakta GBT sorgusunda alınmış gibi tutanak tutuldu
❗️Gözaltı öncesinde yapılan ajanlık teklifini reddettiği için bu yapıldı
❗️Gözaltı süresince ajanlık dayatması sürdü pic.twitter.com/IYxQFh9TCU— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) August 29, 2025
Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan Nanaxanim Babazade’nin avukatı Ahmet Baran Çelik Mezopotamya Ajansı’ndan Yeşim Tükel’e konuştu.
Avukat Çelik, müvekkilinin gözaltına alındığı ilk andan itibaren hukuksuz bir süreçle karşı karşıya kaldığını ve işkence maruz kaldığını söyledi.
Çelik, müvekkilinin polislerin düzenlediği tutanağın aksine sokakta GBT işlemiyle değil, bulunduğu yere gelinerek gözaltına alındığını ifade etti. Müvekkilinin politik kişiliği sebebiyle gözaltına alındığını belirten Çelik, “Kadın, hayvan hakları temelinde hak savunuculuğu yürüten bir insan. Azerbaycan’dayken de böyleydi, insan hakları mücadelesi yürütüyordu. Orada da gerek aile baskısı gerekse devlet baskısı yaşamış birisi. Yakın zamanda İl Göç İdaresi’ne çağırılıp kendisine bir ajanlık dayatması yapıldığını da biliyoruz. Bu ve baskıyı kabul etmediği için bir bahaneyle kendisini gözaltına alıyorlar ve sınır dışı etmek istiyorlar. Gözaltına alınırken üstünün değiştirilmesine izin verilmiyor, gözaltına alındıktan sonra araçta ve geri gönderme merkezine teslim edilirken şiddete maruz kalıyor, bir işkence durumu söz konusu ve bütün süreç boyunca sürekli hakarete uğramış” diye konuştu.
’11 saat başında bir jandarma beklemiş’
İlk aşamada müvekkiliyle görüşmesinin engellendiğini belirten Çelik, tutulduğu geri gönderme merkeziyle ilgili yanlış yönlendirme yapıldığını söyledi. Çelik, “Geçici gönderme merkezlerinde hapishanelerde bile olmayan bir uygulama var; sadece hafta içi mesai saatlerinde görüşebiliyorsunuz. Haliyle biz Nana’yla görüşme yapamadık. İki gün boyunca emniyetten polislerin gelip sorgu yaptığı bir süreç yaşadı. Israrlı bir şekilde, öncelikle ajanlık dayatması yapıldı; kabul etmediği için de bu sefer de gönüllü geri dönüşe zorlandı. Talepleri kabul etmediği için 11 saat boyunca bir odada, bir sandalyede, başında bir jandarmayla bekletildiğini söylüyor” ifadelerini kullandı.
’20 kez belge imzalatma teşebbüsü’
Müvekkilinin geri gönderme merkezinde baskı altında olduğuna belirten Çelik, “Bir gün içinde 20 defa memur görüşmesine çıktığını söyledi, 20 defa geri dönüş belgesini zorla imzalatmaya çalışmışlar. Bir psikolojik baskıyla, hukuki süreç beklenmeden, dava hakkını kullanmasına engel olacak şekilde geri gönderilmeye çalışılıyor. Eğer kişi gönüllü olarak kendi ülkesine veya 3’üncü bir ülkeye dönüş yapmak isterse, hukuki süreç işletmeden sınır dışı edebiliyor. Dört gün boyunca eşyalarına ve yatırılan paraya ulaşamadı, kullandığı ilaçlar vardı, dört gün boyunca bu ilaçlar kendisine verilmedi. Vegan beslenen birisi, taleplerine rağmen, kendisine kesinlikle vegan gıdalar verilmiyor” şeklinde konuştu.
‘Nana’nın sesini duyuralım’
Avukatları olarak dava süreci başlattıklarını ifade eden Çelik, vekalet almalarının da bilinçli olarak geciktirildiğini söyledi. Çelik, Nana’nın Azerbaycan veya üçüncü bir ülkeye gitmek istemediğini ifade ederek, “Türkiye’de kalmak, eğitim hayatına devam etmek, arkadaşlarıyla kalmak istiyor. Hala iradesi bu yönde olduğu için biz hukuki süreci yürüteceğiz, ama politik olarak da bir baskının oluşması gerekiyor. Çünkü hukuki işlemeyen, şiddet ve psikolojik baskı içeren, hukuk bertaraf edilerek zorla gönüllü geri dönüş adı altında bir an önce göndermeye çalıştıkları bir süreç var. Bizim tabii kamuoyundan da beklentimiz ve talebimiz bu yönde. Nana’nın mücadelesine destek olunması ve sesinin duyurulması için çaba sarf edilmesini istiyoruz” diye belirtti.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!