OVP, Ruhu Korunarak Yenilendi!



Adı konulmamış IMF Programı olan OVP, ruhu korunarak yenilendi: Enflasyonda beklenti yükseldi, kişi başına gelirde gelecek yılki hedef aşağıya çekildi, bütçe açığı ile faiz ödemeleri artırıldı, “güvenceli” takılı esnek çalışma modellerinin çeşitlendirilip kurumsallaştırılması hedefine ayrıntılarıyla yer verildi


Orta Vadeli Program’da (OVP) çalışma hayatında “güvenceli esneklik” modelinin de uygulanacağı yer aldı. Bu model, işe alım, kısmi çalışma, çalışma süreleri gibi konularda esneklikleri kapsıyor.

Enflasyondan işsizliğe, kamu harcamalarında daha fazla kısıtlamaya gitmekten esnek çalışma modeline, işsizliğe, vergi soygununa kadar hemen her başlıkta daha fazla sömürü, daha fazla yağma ve daha fazla piyasalaştırma ruhuyla hazırlanan 2026-2028 yıllarını kapsayan orta vadeli program (OVP), Resmi Gazete’de yayınlandı.

Geçen OVP ile kıyaslanınca bu OVP’de enflasyonda beklenti yükseldi, kişi başına gelirde gelecek yılki hedef aşağıya çekildi, bütçe açığı ile faiz ödemeleri de artırıldı. Yani IMF programlarındaki ruh korunarak çeşitli güncellemelere gidildi. Programda sömürünün daha da derinleştirilmesi hedefi önüne “güvenceli” takısı getirilen esnek çalışma biçimleriyle ifade edildi.

Enflasyon hedefi yükseltildi, ama ücret ve maaşlara eski hedefe göre zam yapıldı

Adı konulmamış IMF programı olan OVP’de bu yıl için yüzde 17.5 olan hedeflenen enflasyon 28.5’e yükseltildi, gelecek yıl için enflasyon hedefi yüzde 9.7’den yüzde 16’ya, 2027 için de yüzde 7’den yüzde 9’a çıkarıldı. 2028 hedefi ise yüzde 8 olarak belirlendi. Böylece 2025 enflasyon hedefi yüzde 62,7, 2026 hedefi ise yüzde 64,9 oranında sapmış oldu.

Oysa ücret ve maaşlarda konulan hedeflenen enflasyon oranında artış çıtasına göre bu yüzde 17,5 olarak belirlenmişti. Memur ve memur emeklilerine gelecek yıl için yüzde 11+7, 2027 için de yüzde 5+4 zam verilmişti. Bu hedeflere göre milyonlarca memur ile memur emeklisine yapılan zamla önemli bir reel ücret-maaş kaybı yaşatılmış oldu.

Enflasyon oranındaki sapmaya evlere şenlik gerekçe!

Enflasyon oranındaki bu açık sapmaya buldukları gerekçeyse emekçilerle dalga geçecek nitelikte!

Bu gerekçe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından “topluma büyük bedeller ödetmemek için” şeklinde açıklandı. Ya bir de sözümona bu kaygıyı duymasaydınız ne olurdu diye sorası geliyor insanın!

“Dezenflasyonun uzun sürdüğü”ne yönelik değerlendirmeler konusunda Yılmaz şunları söyledi:

Tek hedef dezenflasyon olsa ve ‘bir yılda düşüreceğiz’ deseniz düşürebilirsiniz ama bu arada toplum büyük bedeller öder. Büyümeden, istihdamdan sosyal dengelere varıncaya kadar. Dolayısıyla belli bir bütünlük içinde, kademeli bir şekilde bu işi yapmak durumundasınız. Yani bir anda yüksek enflasyondan düşmek, 10. kattan aşağı atlamak gibi bir şey olur, bacağınızı, kolunuzu kırarsınız. Aşama aşama gittiğiniz zaman diğer dengelerle de birlikte bunu başarıyorsunuz.

Bütçede devasa açık: Açığın kaynağı belli!

Önceki programa göre, bütçedeki açık hedefleri de yükseltildi. Bütçenin bu yıl 2.2 trilyon lira, gelecek yıl ve 2027’de 2.7 trilyon lira, 2028’de de 2.8 trilyon lira açık vermesi öngörülüyor.

Bu açığın kaynağı toplumsal ihtiyaçların karşılanması için yapılan harcamalar değil elbet. Keza OVP tanıtımında Mehmet Şimşek “kamu harcamalarındaki düşüşten” övünerek bahsetmişti. “Kamu harcamalarındaki düşüş” denilen şeyin asıl olarak sağlık, eğitim gibi temel toplumsal ihtiyaçlara ayrılan payın aşağı çekilmesi ya da “kamu” çalışanlarının kazanılmış servis, lojman ya da diğer haklarının gasp edilmesi olduğunu biliyoruz. Bu yıl içinde bile söz konusu başlıklarda yapılan kısıtlamalar ya da hak gasplarının sonuçlarını yaşayıp gördük.

O açıdan da bu açık asıl olarak “örtülü ödenek”ten ya da açıktan yapılan savaş harcamaları, patronlara akıtılan hibeler ya da yap işlet devret modeliyle işletilen yolların, hastanelerin bütçede yarattığı ek külfetlere, AKP’nin siyasal giderlerine gittiğini herkes biliyor.

Faize trilyonlar: Zengin daha da zenginleşecek, bütçe onlara seferber edilecek!

OVP’nin ruhunu oluşturan sacayaklarından biri yüksek faizlerle zengini daha da zengin yapmak. Patronların bu faizler karşısında yaşadıkları sıkışmalara zaten çare bulunuyor. Bu gerçek bu OVP’de de şaşmadı. Buna göre bütçeden faize gidecek kaynak artacak. Bir önceki OVP’deki faiz giderleri de yükseltildi. Yeni programa göre, faiz giderlerinin bu yıl 2.1 trilyon lira, gelecek yıl 2.7 trilyon lira, 2027’de 3.1 trilyon lira, 2028’de de 3.3 trilyon lira olması öngörülüyor.

Vergi gelirleri artıyor: Kaynak belli!

Genel bütçe vergi gelirlerinin bu yıl 10.7 trilyon lira, gelecek yıl 13.7 trilyon lira, 2027’de 16.1 trilyon lira, 2028’de de 18.2 trilyon lira olması öngörülüyor.

Bu vergilerin asıl kaynağının milyonlarca emekçi olduğu biliniyor. Programdaki bir artış da emekçilerin sırtına gerek dolaylı gerekse dolaysız vergilerde sıçramalı bir yük bindirilmesinin hedeflendiği anlaşılıyor.

İşsizlik hesabı: Geniş tanımlı işsizlik tanımını da değiştirdiler!

İşsizlik oranları geçen yıl yayınlanan OVP’ye göre düşürüldü. Bu yıl için yüzde 9.6 olan işsizlik hedefi yüzde 8.5’e, 2026 hedefi 9.2’den 8.4’e, 2027 hedefi de yüzde 8.8’den yüzde 8.2’e indirildi.

Bunun sırrını da programın açıklandığı toplantıda Yılmaz açıkladı! Yılmaz, işsizlik rakamları hesaplanırken, iş arayıp aramama durumunun sorulduğuna işaret ederek, “İş aramıyorsa bir insan işsiz sayılmıyor. Atıl işgücünü hesaplarken ise ‘tamam iş aramıyorsun ama uygun bir iş olsaydı yapar mıydınız’ diye sorulduğunda ‘evet’ diyenler atıl işgücüna dahil ediliyorlar” diyerek yüzde 30’larda seyreden geniş tanımlı işsizlik oranını da hokus bokusla aşağı çekmeye hazırlandıklarını gösterdi.

Esnek çalışmanın yaygınlaştırılıp kurumsallaştırılması programın temel prensiplerinden!

İşgücü maliyetlerini en aza çekme prensibiyle yani sömürüyü derinleştirip biçimlerini çeşitlendirme ruhuyla hazırlanan programda esnek çalışmanın yaygınlaştırılıp kurumsallaştırılması hedefine genişçe yer verildi. Bu hedef de “dezavantajlı grupların gözetilmesi” gibi son derece masumane bir gerekçeyle ambalajlandı.

Katma değeri yüksek yatırımların daha fazla destekleneceğinin (savunma, “yeşil dönüşüm” denilen yalan, enerji gibi) vurgulandığı OVP’de esnek çalışma da “İşgücü piyasasının sektörel dönüşümlerle değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamak, kadın erkek fırsat eşitliğini güçlendirmek ve iş yaşam dengesini korumak amacıyla yeni nesil çalışma biçimlerine yönelik düzenlemeler hayata geçirilerek güvenceli esneklik geliştirilecek, işgücünün yeşil ve dijital dönüşümün gerekliliklerine uyumu artırılarak sürdürülebilir istihdam yapısı desteklenecektir” şeklinde izah edildi.

Esnek çalışmaya yani keyfiyete ve güvencesizliğe de “güvenceli” takısı getirilerek herkesin içine su serpilmiş oldu!

İşe alım, kısmi çalışma, çalışma süreleri gibi konularda esneklikleri içeren model aynı zamanda işçinin “performansı” vurgusuyla da ilişkilendiriliyor.

Programda, bu modelin yaşama geçirileceği tarih olarak 2026 yılı işaret edildi ve esas mantığının patronların piyasa dalgalanmaları ve hedeflerine göre kurulduğu laf kalabalığına getirilerek ifade edildi.