Kezban Konukçu: Kobanê Gazze’leştirilmek İsteniyor



Rojava’ya dayanışma ziyaretinde bulunan DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, “Ateşkese rağmen Kobanê, DAİŞ artığı cihatçı çeteler tarafından kuşatma altında tutuluyor. Çocuklar soğuktan ölüyor, Kobanê Gazze’leştirilmek isteniyor” dedi


Zeynep Kuray

Türkiye’deki iktidarın desteklediği HTŞ’li Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı paramiliter cihatçı çetelerin ateşkese rağmen Rojava’ya yönelik saldırıları devam ediyor. Elektrik, su ve yakıt krizinin sürdüğü, sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği kuşatma altındaki Kobanê’de altı çocuk soğuktan, çok sayıda çocuk ise çetelerin saldırıları nedeniyle yaşamını yitirdi. Yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Rojava için Kürdistan’ın dört parçasında seferberlik ilan edilirken, Rojava’ya dayanışma ziyareti gerçekleştiren heyette yer alan DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, ANF’ye konuştu.

‘ZİYARETİMİZ VE YAPILAN DAYANIŞMA EYLEMLERİ BÜYÜK MORAL OLDU’

Kezban Konukçu, saldırıların sürdüğü Rojava’ya yaptıkları dayanışma ziyaretinin herkese büyük bir moral kaynağı olduğunu söyledi. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kezban Konukçu, saldırılara rağmen Rojava’daki insanların, özellikle de kadınların devrimin kazanımlarını koruma konusunda son derece kararlı olduklarını vurguladı.

Kezban Konukçu, Rojava’dakilerin Türkiye’de yapılan dayanışma eylemlerini önemsediklerini ve bu eylemlerin kendilerine büyük moral verdiğini ifade ederek, “Rojava’da elde edilen kazanımların tüm halklar ve kadınlar için anlam taşıdığını belirttiler. Bu nedenle dayanışmanın devam etmesi gerektiğinin altını çizdiler” dedi.

‘18 OCAK ANLAŞMASINI TÜRKİYE BOZDU’

Kobanê’nin kuşatma altında olması nedeniyle bölgeye giremediklerine dikkat çeken Kezban Konukçu, şöyle devam etti:

Orada gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, Suriye geçici hükümetiyle yapılan 18 Ocak anlaşmasının Türkiye tarafından bozulduğunu ifade ettiler. Kürtlerin, yerel yönetimler konusunda kendi bölgelerinde elde ettikleri kazanımlarını korumasını ve kendi özerk yapılarını koruyarak Suriye ordusuna tümen halinde katılmasını öngören anlaşmaya imza atılacakken, Türkiye’nin bu anlaşmayı bozduğunu söylediler. Keza, Paris’te İsrail ile Suriye Geçici Hükümeti arasında yapılan görüşmenin de anlaşmayı bozmaya dönük olduğunu belirttiler.

‘KÜRTLER İÇİN ÖNEMLİ OLAN DEVRİMİN KAZANIMLARINI KORUYABİLMEK’

Kürt partileri ve kadın örgütleri açısından en önemli noktanın devrimin kazanımlarını koruyabilmek olduğunu kaydeden Kezban Konukçu, “Oradaki Kürt partileri içerisinde PYD yanlıları da var, KDP, YNK yanlıları da. Onlar için önemli olan, kadın özgürlükçü, eşit bir yönetimi ve devrimin kazanımlarını koruyabilmek. Bu konuda kesinlikle geri adım atmayacaklarını vurguluyorlar” dedi.

‘TÜRKLER-KÜRTLER KARDEŞTİR DİYORLARSA, KARDEŞLİĞİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRSİNLER’

Türkiye’de bir yandan ‘süreç’ yürütülürken, diğer yandan Kürt halkının en önemli kazanımlarından biri olan Rojava’ya yönelik saldırıların büyük bir çelişki barındırdığını vurgulayan Kezban Konukçu, şöyle tepki gösterdi:

Sonuçta Türkler ve Kürtler kardeştir deniyorsa, bu kardeşliğin gereğini yerine getirsinler. Burada karşı çıkılması gereken zihniyet DAİŞ zihniyetidir ve bu iktidarın hangi zihniyeti desteklediğini iyi görmemiz lazım. AKP’nin Meclis Grup Başkanı bile ‘petrolün yüzde 95’ine Kürtler çökmüş’ diyor. Orada onlar yaşıyorsa, tabii ki oradaki geliri de alacaklar. Merkezi hükümetle federatif bir iş kurarlar, kendileri karar verir; ama ‘çökmüşler’ ne demek? Sanki dışarıdan gelmişler de kendi toprağı olmayan bir yere çökmüşler gibi göstermek ne demek? Bu argümanlarla kimseyi kandıramazlar. Kendileri sürekli ‘vatan millet Sakarya’ diyorlar. Orası da onların vatanı. Oradaki petrol AKP’yi neden ilgilendiriyor? Neden karışıyorlar? Demek ki başka niyetleri var ve bu niyetlerini de ifşa etmiş oluyorlar.

‘EN SEKÜLER YAPI KÜRT HAREKETİNİN KURDUĞU YAPIDIR’

Burada tarafların belli olduğunu; bir tarafta kendi kazanımlarını koruyan Kürt halkı varken, diğer tarafta bu kazanımları yok etmeye çalışan cihatçı çetelerin bulunduğunu vurgulayan Kezban Konukçu, şunları kaydetti:

“Bu ülkede kendini seküler olarak tanımlayan bir kesim, bu konuda gerçekten ikiyüzlü davranıyor. Çünkü aslında onları tetikleyen motivasyon, ideolojik olarak seküler olmaları değil şovenist olmaları. Kürtlerin hakları söz konusu olunca hemen ‘amalar’, ‘fakatlar’ diziliyor. Amerika’yla şöyle ilişki, İsrail’le böyle ilişki gibi gerekçeler öne sürüyorlar. Oysa Kürtler, oradaki kazanımlarını garanti altına almak için belli görüşmeler yapıyorlar.

Kobanê’yi unutmayalım. ‘Kobanê düştü, düşecek’ diye bağırdıklarında biz, buradaki halk olarak, emekçiler olarak tabii ki Kobanê’ye destek olduk. Ama son kertede Kobanê’de insanlar katlediliyordu ve koalisyon güçleri gelip orada destek verdi. Konforlu alanında otururken siyaset yapmak kolay. Konfor alanlarından çıkıp gerçekten sahaya indiklerinde neyin ne olduğunu açıkça görecekler.

Suriye Geçici Hükümeti adı altında ele geçirdikleri yerlere DAİŞ bayrağı astıklarını görmüyorlar mı? Onlar için DAİŞ bir tehdit oluşturmuyor mu? Ne çabuk unuttular Amed, Suruç ve Ankara katliamlarını. En son Yalova’da polisler öldürüldü, bunu görmüyorlar mı? Bu çetelerin kadınlara tecavüz edip katlettiklerini, saçlarını kesip övündüklertini görmüyorlar mı? Görüyorlar ama herkes kendi konfor alanını korumaya çalışıyor ve şovenizmi de arka planda kullanıyor.

Kendilerine seküler diyorlar ama bununla alakaları yok. Eğer söz konusu olan sekülarizm ise, en seküler yapı Kürt hareketinin kurduğu yapıdır.

‘ROJAVA DEVRİMİNİN KAZANIMLARINA SAHİP ÇIKMALIYIZ’

Rojava’ya gittiğimizde PYD dışındaki Kürt partileriyle de görüştük. O görüşmelerde tek bir kadın yoktu; hepsi orta yaşın üstünde erkeklerdi. Ama PYD ile yaptığımız görüşmede kadınlar, gençler ve eşit temsiliyet vardı. İşte Ortadoğu’da başka bir rüzgar oluşturan, çölde bahar gibi yeşeren bu eşitlikçi ve kadın özgürlükçü yapıdır. Bunun önemini iyi kavramak gerekiyor.

Rojava’yı savunmak; insanlığı, kadınların özgürlüğünü, eşitliği savunmaktır. Bakın, şu anda ateşkese rağmen Kobanê, DAİŞ artığı cihatçı çeteler tarafından kuşatma altında tutuluyor. Çocuklar soğuktan ölüyor, Kobanê Gazze’leştirilmek isteniyor. Ama oradaki halk, bunun böyle olmaması için elinden geleni yapıyor. Bizlerin de orada direnen Kürt halkına, eşitlik içinde yaşayan kadın özgürlükçü yapıya ve Rojava Devrimi’nin kazanımlarına sahip çıkmamız gerekiyor.”

ANF