Salı, 30 Haziran 2026

Türkiye İran’a Yönelik Saldırılarda Tarafsız Olabilir mi?



Türkiye’deki NATO üslerinden İncirlik’e 2’inci Patroit sistemi kuruluyor. ABD’nin Türkiye’den İran’a yönelik saldırıları için üs istediği haberleri dolaşıyor. Üstüne bir de başka ülkelerin askeri teçhizatının taşınması için Meclis’ten alınması gereken izin yetkisini Bakanlığa devreden bir Cumhurbaşkanlığı genelgesi çıkarılıyor


ABD ve Siyonist İsrail’in İran’a ve bağlantılı olarak Lübnan’a yönelik saldırganlığı devam ederken Türkiye’nin dolaylı olarak bu saldırının parçası haline geldiği ya da daha fazlasının istendiğine dair veriler çoğalıyor. Bir NATO ülkesi olan Türkiye’de daha önce Malatya’daki üsse Patriot sistemi kurulmuştu. İran’a yönelik saldırganlığın tırmandığı bu günlerde İncirlik üssüne de 2 Patroit sisteminin kurulduğu açıklandı.

ABD Türkiye’den üs talep etti

Bugün basına yansıyan bir başka haber de Washington Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Türkiye Çalışmaları Merkezi Direktörü Gönül Tol’un sosyal medya hesabından duyurduğu bilgi oldu. Tol, ABD’nin Türkiye’den hava yakıt ikmali yapan tanker uçaklarını çatışma bölgesinden uzak tutmak için konuşlandıracağı üs kullanım talebinde bulunduğunu iddia etti.

Tol, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

Bu sabah konuştuğum bir Pentagon yetkilisi, ABD’nin Türkiye’den, İran savaşını desteklemek üzere, üs kullanım hakkı talep ettiğini söyledi. Amaç, havada yakıt ikmali yapmak için kullanılan tanker uçaklarını Türk üslerinde tutarak çatışma bölgesinden uzak tutmak.

Türkiye’nin savaş boyunca takındığı gayet yerinde tutumu ve bu talebi kabul etmenin Türkiye’nin güvenliği açısından yaratacağı riskleri göz önüne aldığımızda, Ankara’nın bunu kabul edeceğini düşünmüyorum ama yine de böyle bir talebin Trump yönetiminden gelmiş olması önemli ve tabii verilecek yanıt ikili ilişkilerin seyrini de etkileyebilir.

Trump yönetimi İspanya’dan da benzer bir talepte bulunmuş, reddedilince “ticareti keseriz” tehdidinde bulunmuştu. Romanya’ya ise bunu kabul ettirmişti.

Reddedilse de…

Bu haberin ardından Dışişleri Bakanlığı haberi yalanlayararak “Üs talebi doğru değil, herhangi bir ülkeyle bir tezkere görüşmesi olmadı. Bunlar ciddiyetsiz iddialar” dedi.

MSB kaynakları ise, “Bu iddiayı ortaya atanlar bizi yanıt vererek bunun içine çekmeye çalışıyorlar” açıklamasında bulundu.

Ama ardı ardına basına düşen haberler Türkiye’nin bu savaşla şu ya da bu şekilde ilişkilendiğini gösteriyor.

İncirlik’e 2’inci Patroit sistemi

İncirlik Üssü’ne 2’inci Patroit sisteminin kurulacağını ardı ardına duyuran Milli Savunma Bakanlığı da bu gelişmeyi 13 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından düşürülen balistik mühimmatla bağladı. Açıklamada mühimmata ilişkin incelemenin sürdüğü, hava sahasının güvenliğini sağlamak için Adana’da bir Patriot sisteminin daha konuşlandırıldığı belirtildi. Bunları belirten MSB, İncirlik Üssü’nden yürütülen tüm faaliyetlerin Türkiye’nin egemenlik hakları ve millî mevzuatı doğrultusunda icra edildiğini de eklemeyi unutmadı. İnanırsan!..

Askeri malzeme taşınması yetkisi Meclis’ten alınıp Bakanlığa devredildi

ABD’nin üs talebi, İncirlik’e 2’inci Patroit sisteminin kurulacağı haberlerine Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi eşlik etti. Kararnameyle askerî amaçlarla kullanılabilecek veya insan hakları ihlali riski taşıyan eşyaların Türkiye üzerinden transit geçişi için gerekli izinler Meclis’ten alınıp Bakanlığa veriliyordu!

Şimdiye kadar başka ülkelere ait uçak, gemi vb. teçhizat, askeri bir müdahale için Türkiye’den transit bile geçecek olsa, mutlaka TBMM kararı gerekiyordu. Sistematik ve operasyonla bağlantılı bir askerî teçhizat akışı, şeklen “eşya hareketi” olarak nitelense dahi, fiilen askerî operasyonun sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sağlayabilir. Yani mesele, eşyanın hukuki sınıflandırmasından ziyade, yarattığı fiilî askerî etkidir.

Bu gelişme, günlerdir İran’a yönelik saldırılarını şiddetlendireceğini açıklayan ABD’nin operasyonlarına arka kapıdan dahil olmak anlamına gelmek dışında bir şey ifade etmiyor.

Mevcut iktidarın Gazze soykırımı karşısında gözyaşı dökerken askeri teçhizat için gerekli malzeme de dahil pek çok konuda İsrail’i beslediği gerçeği ortada dururken bunun başka bir izahı da olamaz. Savaşa karşı çıkar gibi görünüp yan yollardan, arka kapılardan savaşın parçası olmak buna denir!