Bursa Nilüfer OSB’de kurulu Zorlu Holding’e bağlı Korteks Mensucat Fabrikası’nda, TEKSİF (Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası) ile patron arasında yürütülen 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanmıştı.
Patronun sunduğu düşük zam teklifine (ilk 6 ay yüzde 13) karşı yemekhanede kaşık vurma, iş yavaşlatma ve yürüyüş gibi kademeli eylemler yapan işçiler, uzlaşma sağlanamaması üzerine 6 Temmuz 2026 sabahı fabrikaya grev pankartını asarak üretimi durdurdu. Grevin başlamasından yalnızca birkaç gün sonra, TEKSİF Genel Başkanı Nazmi Irgat ile patron arasında yapılan görüşmenin ardından TİS’in imzalandığı ve grevin sona erdiği açıklandı.
Grevin işçilere sorulmadan sözleşme imzalanarak sonlandırılması fabrikadaki işçilerin büyük tepki ve öfkesiyle karşılandı. İşçiler kendilerine danışılmadan ve talepleri karşılanmadan (ilk altı ay yüzde 25 istenmişti) bu anlaşmanın yapıldığını belirterek imzalanan metni “satış sözleşmesi” olarak nitelendirdi ve sendika yönetimini istifaya çağırdı.

Sözleşmeyi işçilerin görüşleri alınmadan el çabukluğuyla imzalayan TEKSİF Genel Başkanı Nazmi Irgat ve TİS yetkilisi Sabahattin Çetin’dir. İşçilerin büyük bir çoğunluğu neredeyse 20 yıllık sendika ağalığı sultasına son vermek, 28-29-30 Ağustos’ta yapılacak olan 22. Olağan Genel Kurul’a tabandan belirledikleri kendi temsilcileriyle girmek istiyorlar.
İşçiler yayınladıkları bildiride 20 yıldır o koltukta oturan Genel Başkanı ve mevcut bürokratik yönetimi şu sözlerle eleştiriyor:
Nazmi Irgat senelerdir o koltukta ve yönetim zamanla bir bürokrasiye dönüştü. Korteks’teki son sözleşmede patronla konuşuldu ama biz işçilerle konuşulmadı. Fikrimiz sorulmadan, onayımız alınmadan sözleşme imzalandı.
Direnişten, sahada verilen mücadeleden koptuğu açıkça belli olan Nazmi Irgat’ın grev alanına dahi uğramadığından dem vurulan bildiride Genel Kurul’da Ersin Çelik ve ekibi değişimin gerekliliğini şu noktalara parmak basarak vurguluyor:
-
- Masa Başı Değil, Fabrikaya Özgü Sözleşme: Ersin Başkan “Ben yaptım oldu” demiyor. Her fabrikanın kendine has özelliğine göre sözleşme yapılması gerektiğini savunuyor.
- Genç ve Dinamik Kadro: Koltukta yıllardır oturup kastlaşan değil sınıfın mücadelesini ön plana çıkaran, daha genç ve iletişime açık bir sendika anlayışı getiriyorlar.
- Kardeş Sendikalarla Güç Birliği: Bürokrasiden kurtulmuş, Türk-İş bünyesindeki diğer kardeş sendikalarla omuz omuza verecek dinamik bir yapı hedefleniyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!