13 yaşında bir çocuk. Babasının tabutunun başından ayrılmıyor. Gözyaşları sel olmuş ama kimse onu oradan koparamıyor. Yaşar Ören… Soma’da İmbat Madencilik’in ocağında göçük altında kalan 37 yaşındaki Kerim Ören’in oğlu. 2010’dan beri madenlerde çalışan, emekli olmayı düşünen bir baba. İki çocuk babası. Ve şimdi bir tabut.
Bir çocuk babasının tabutuna sarılıyor. Bu acıyı “kader” diye mi adlandıracağız? Hayır. Bu bir iş cinayeti. Bu bir katliam. Ve bu katliamın sorumlusu, kâr hırsıyla işçilerin canını hiçe sayan kapitalist sömürü düzenidir.
Soma’da 301 işçi toprağa verildi. Aradan 12 yıl geçti. Ne değişti? Madenler hâlâ sermaye tekellerinin elinde. İş güvenliği hâlâ “maliyet” olarak görülüyor. Bağımsız Maden-İş Ege 1 No’lu Şube Yöneticisi Ramazan İnce ve sendika üyeleri Halit Ersay, İsa Olcay, Kerim Ören ve Ömer Karakaya gibi işçiler hâlâ ölüyor.
Devrimci Proleter Gençlik olarak diyoruz ki bu cinayetler tesadüf değildir. Bu sistemin “doğal” sonucudur. Kâr için insan hayatını feda eden bir düzende, madenler işçiler tarafından denetlenmedikçe, işçiler örgütlenmedikçe bu tablolar tekrar edecek. Bugün Soma’da, yarın başka bir ocakta. Değişmedikçe daha kaç Yaşar babasının tabutuna sarılacak?
Yaşar’ın gözyaşları sadece bir çocuğun değil bu düzenin yarattığı tüm yıkımın sembolü. Ve o gözyaşları, örgütlü bir iradeyle birleştiğinde bu düzeni yıkacak güce sahip. “Dünyayı istiyoruz, kırıntı değil!” diyenler olarak gençliği, işçi sınıfının yanında saf tutmaya, madenlerde ölen kardeşlerimizin hesabını sormaya çağırıyoruz!
– Soma katliamının sorumluları hesap verecek!
– İş cinayetleri son bulsun!
– Gençlik işçi sınıfının yanında, mücadele örgütlü bir gelecekte!
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!