DİSK Basın-İş’in çağrısıyla gazeteci ve DİSK Basın-İş Sendikası Disiplin Kurulu Üyesi Derya Okatan’ın savcılık ifadesi bile alınmadan tutuklanmasını protesto etmek için Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. “Derya Okatan’a özgürlük!” şiarıyla gerçekleştirilen basın açıklamasına Alınteri Gazetesi adına katılarak dayanışmada bulunduk.
“Gazeteci Derya Okatan derhal serbest bırakılmalıdır! Şaibeli dijital materyaller tutuklama gerekçesi yapılamaz! Gazetecilik suç değildir!” başlığıyla yapılan açıklamada Okatan’ın savcılık ifadesi bile alınmadan tutuklanması kararının yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik müdahale değil; halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğine yönelmiş ağır bir saldırı olduğu kaydedildi.
20 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan Derya Okatan’ın mesleki faaliyetleri nedeniyle defalarca soruşturmalara maruz bırakıldığı, gözaltına alınıp dijital materyallerine el konulduğu hatırlatılan açıklamada son tutuklanmadaki garabet şöyle teşhir edildi:
Yıllar öncesine ait olduğu belirtilen belgeler gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. Ancak tutuklamaya dayanak yapılan harici diskin 2019 yılında başka bir soruşturma kapsamında imajı alınarak incelendiği, Derya Okatan’ın o tarihten sonra bu harici diski kullanmadığını söylediği ve suçlamaya konu dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin 2010’u gösterdiği belirtilmektedir. Derya Okatan ayrıca söz konusu belgeleri ilk kez ifade sırasında gördüğünü söylemektedir.
Bu durumda yapılması gereken, bir gazeteciyi tutuklamak değil; önce bu belgelerin harici diske ne zaman, nasıl ve kim tarafından aktarıldığını ortaya çıkarmaktır. 2019 yılında alınmış adli imaj ile mevcut harici disk karşılaştırılmadan, belgelerin sonradan eklenip eklenmediği araştırılmadan, Derya Okatan’ın bu dosyaları bilerek temin ettiğini, açtığını ya da kullandığını gösteren teknik bir bulgu ortaya konulmadan tutuklama kararı verilmesi kabul edilemez. Şaibesi giderilmemiş dijital materyaller, bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının dayanağı haline getirilemez.
Savcılığın, gazetecinin ifadesini almadan tutuklama talep etmesi; mahkemenin ise savunmanın işaret ettiği yukarıda belirtilen temel soru işaretlerini ve tutuklamanın ölçülülüğünü yeterince değerlendirmeden bu talebi kabul etmesinin hukuk güvenceleri açısından ciddi kaygılar yarattığının altı çizildi.
‘Asıl mesele gazetecilik faaliyetlerinin yargısal baskı altına alınmasıdır’
Açıklamada Okatan’ın bu şekilde tutuklanmasındaki asıl meselenin bir harici diskte bulunduğu ileri sürülen belgeler olmadığı; asıl meselenin gazetecilerin haber kaynaklarıyla, arşivleriyle, mesleki çalışmalarıyla ve kamuoyunun bilmesini sağladıkları gerçeklerle birlikte yargısal baskının hedefi haline getirilmesi olduğu vurgulandı Gazetecinin görevinin iktidarların, devlet kurumlarının veya sermaye çevrelerinin görünmez kılmak istediği gerçekleri açığa çıkarmak; toplumu ilgilendiren bilgileri araştırmak, belgelemek ve kamuoyuna ulaştırmak olduğu hatırlatıldı. “Bu faaliyeti suç şüphesi olarak sunmak, gazeteciliğin kendisini kriminalize etme girişimidir” denildi.
Bağımsız bilirkişi incelemesi ve Okatan’ın serbest bırakılması talep edildi
Derya Okatan’ın tutuklanmasının gazetecilik mesleğine yönelen baskı politikalarından bağımsız değerlendirilemeyeceği ifade edilen açıklama, Okatan’ın derhal serbest bırakılması gerektiği belirtilerek şöyle devam etti:
Derya Okatan’ın derhal serbest bırakılmasını, hakkındaki suçlamaların hukukun evrensel ilkeleri ve basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesini; söz konusu belgelerin harici diske ne zaman ve nasıl aktarıldığının 2019 yılında alınmış adli imajla karşılaştırılarak bağımsız bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz.
Açıklama Okatan’ın serbest bırakılması talebi ve dayanışmanın büyütülmesi çağrısıyla sonlandı.
Derya Okatan’ın mesajı okundu
Açıklamada Derya Okatan’ın Bakırköy Kadın Hapishanesi’nden gönderdiği mesaj okundu. Okatan mesajında tutuklanmasının şahsıyla ilgili olmadığını, gazetecilik mesleğiyle ilgili bir saldırı olduğunu vurgulayan Okatan’ın mesajı şöyle:
Bakırköy Cezaevi’ndeki tutukluluğumun birinci haftasına giriyorum bugün. Gazeteci meslektaşlarımın, sendikam DİSK Basın-İş’in ve arkadaşlarımın destek ve dayanışmaları bana ulaştı. Desteğiniz için herkese çok teşekkür ediyorum.
Benim tutuklanmam şahsımla ilgili bir durum değildir. Gazetecilik mesleğine dönük bir saldırıdır. Bir yanda gazeteciler tutuklanıyor, bir yanda bağımsız gazetecilik yapan T24 gibi internet siteleri kapatılıyor, gazetelerin sosyal medya hesapları engelleniyor. Basın özgürlüğü ayaklar altına alınıyor, halkın haber alma hakkı engelleniyor.
Basın bu kadar ağır saldırı altındayken biz gazetecilere düşen örgütlü mücadeleye sarılmaktır. Mesleğinin onuru için direnen tüm meslektaşlarımın bu direnişi birlikte yürütmesi halinde gazeteciliğin, basın özgürlüğünün kazanacağına inanıyorum.
Dayanışma gösteren başta sendikam DİSK Basın-İş’e ve herkese tekrar teşekkür ediyor, selamlarımı iletiyorum.
Okatan’ın mesajının okunmasının ardından açıklamaya katılan Haber-Sen adına kısa bir dayanışma konuşması yapıldı. Açıklamaya DEM Parti Ankara İl Eşbaşkanı ve yönetimi de katıldı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!