Şiddet, faşist iktidarlar eliyle bir varoluş ve egemenlik aracı olarak toplumun her anına ve alanına sistematik bir şekilde sızdırıldı/yerleştirildi. Sistemin toplumda yarattığı şiddet, her olayda biteviye ürettiği dil üzerinden birbirini doğurarak büyür. Öyle bir nokta gelir ki şiddet mi dili besliyor dil mi şiddete altlık oluyor karıştırırsınız
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: Jin Dergi
1 Eylül: Barış İçin Savaşmaktan Başka Yolumuz Yok!
Sömürünün, sınırların ve sınıfların olmadığı, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik dünyasının peşinde koşanlar ne herkesle barışa evet derler ne de bedeli ve sonuçlarını umursamadıkları soyut bir barış hayali peşinde koşarlar
Devamını Oku »Kadınlara Baş Eğdiremezsiniz!
Özel savaş politikalarının Kürt halkının 40 yıldır sürdürdüğü ölümüne mücadelenin önünü kesmek için devreye sokulması yeni değil fakat özellikle son yıllarda gemi azıya almış bir tarzda sürdürülüyor. Doğanın tahrip edilmesi, ormanların yakılması, Kürdistan'ın maden ve enerji şirketlerinin yağmasına açılması da bu özel politikanın bir parçası...
Devamını Oku »İki Dünya, İki Dil ve Direnişin Estetiği
Kavramlara yüklediğimiz anlam sınıfsal bakış açılarının dile gelişidir daima. Her sınıf kendi jargonuyla konuşur; her sınıf kavramların içeriğini algıları, yoksunlukları, açmazları, özlemleri ve bunların nedenleriyle doldurur.
Devamını Oku »’90’lardan Günümüze Hizbullah
1993'te kurulan TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu’na ifade veren Batman Emniyet Müdürü Öztürk Şimşek “ne yazık ki, Hizbullah örgütü mensupları bir dönem askerlerden yardım gördüler. Buradaki bazı askeri birliklerde silahlı eğitim yaptılar, lojistik destek gördüler” diyecekti (abç). Emekli Koramiral Atilla Kıyat “1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler devlet politikasıydı” dedi. Daha fazla kaçınamayacakları -nedendir bilinmez- malumu ilan etti
Devamını Oku »Hayatın Akışını ve Değişimi Durduramazsınız!
Geleneklerin basıncını, mahalle baskısını aşıp karakola ulaşabilenlerin “beyindir yapar” tembihleriyle ev adlı işkencehanelere geri gönderilen, ömür boyu tecavüz ve aşağılanmayı reddederek buna bir son verme cesaretini gösteren, ölüm dahil her şeyi göze alarak boyun eğmeyen ve geleceğini kendi elleriyle kuracağı özgürlükte arayan kadınların ısrarı sürdükçe yasalar için uğraşılır, yasalar yapılır, yasalar değişir ama o yönelim değişmeden kaldıkça o yollar mücadeleyle yürünür. Ama SADECE yasalara bel bağlanmaz, bunu en çok kadınlar bilir
Devamını Oku »Aile Çimentosu Sağlamlaştırılmaya Çalışılıyor
22 yıllık AKP iktidarı döneminde kindar ve dindar nesillerin üretiminin garantisinin ailede -ve eğitimde- görüldüğünün göstergesi “rapor” ya da “taslak” adı altında hazırlanan saldırı adımları oldu. “Ailenin bütünlüğünü olumsuz etkileyen unsurlar”, “boşanma olaylarının araştırılması” diyerek ve herbirini bir komisyona havale ederek- kadınlar ve çocuklar için kazanılmış, yasaya da giren hakların geri alınmaya çalışıldığını gördük. Ailenin güçlendirilmesi dedikleri, kadınların aileye daha sıkı bağlarla zincirlenmesidir
Devamını Oku »Sonuna Kadar Gitme Zorunluluğu
Öz savunma her şeyden önce bir bilinçtir. Karşı karşıya olunan saldırının kaynağını doğru tanımlama, onu tepeden tırnağa kavrama bilincidir. Sadece bedeni değil ruhu, kişiliği ve geleceği savunma eylemidir; hayatın her alanında savaşan Kürt halkının direniş ve hesap sorma geleneğinin sürdürülmesidir
Devamını Oku »“Kadınların Katilleri Sizlersiniz!”
Kadın cinayetleri politiktir ve erkek egemen devletin kadın düşmanı politika ve uygulamalarından beslenir. Kadın cinayetlerinin önünü belki bütünüyle alamayacağız, fakat kendimize ve özsavunmanın meşruluğuna inanmak yolun yarısıdır
Devamını Oku »Hayatı İster Onlar
Kadın işçiler patronların köleleştirme baskısına boyun eğmemek, erkek şiddetini alt etmek için örgütleniyor, direnişe geçiyor, kimi zaman grevleri sadece onlar yürütüyorlar. Çünkü onlar artık kendilerinden çalınan hayatın ilerleyen sahnelerini kenardan izlemek istemiyorlar. Varlıklarıyla anlam kazandırdıkları hayatın kendisini istiyorlar
Devamını Oku »
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!