Emekçileri dolaylı ve dolaysız vergi sağanağıyla adeta boğan AKP’li devlet, hazırlanan 2020 bütçesindeki tüm kara delikleri yeni konulacak ya da arttırılacak vergilerle doldurmakta kararlı.
Sadece son bir ayda elektrikten doğalgaza ve tüm temel harcama kalemlerine kadar aklımıza gelebilecek her şeye vergi üzerine vergi bindiren, işçi ve emekçilerin gelirlerinden yapılan temel kesinti kalemlerini oransal olduğu kadar eklenen yeni kalemlerle de adeta yağmalayan devlet, şimdi yeni bir vergi paketi hazırladı.
Meclis’e de getirilen bu pakette sözümona lüks tüketim kalemlerindeki vergilerin arttırılmasıyla işçi ve emekçilerin gelirlerinden daha büyük miktarların gasbedilmesi perdelenmeye çalışılıyor.
Krizin ve bu krizi daha da derinleştiren savaşın faturasını işçi ve emekçilere ödetmekte sınır tanımayan AKP’li devletin “vergide adalet sağlanacak” diyerek Meclis’e getirdiği bu yeni pakette asıl vergi kalemlerini işçi ve emekçilerin dolaylı vergi yani yeni zamlarla nefes hale getirilmesi ve gelir vergisinin daha da yayılması oluşturuyor.
“Lüks konutlarda emlak vergisini artırıyoruz”, “taşınmaz mallarda değer artışı için rant vergisi getiriyoruz” denilerek zenginlik ve lüks tüketimi vergilendirecekleri yanılsaması yaratılsa da hemen ardından şirketlerin ödeyeceği kurumlar vergisinin oransal olarak düşürüleceğinin ve bunun daha sonra da düşürülmesini sağlama almak için Cumhurbaşkanına yetki verileceğinin belirtilmesi bile riyakarlıklarının boyutunu göstermeye yetiyor.
Şirketlerin vergilerinin düşürülmesini pakete koyan bu zihniyet, asgari ücretle çalışan işçiler dahil olmak üzere, ücretli çalışan işçiler ve kamu emekçilerini her defasında biraz daha arttırılan gelir vergisiyle adeta soymaktadırlar.
İşçi ve emekçilere yüzde 3-4 aralığındaki ücret zammını çok görenler, aklımıza gelebileek tüm temel tüketim kalemlerine ardı ardına zam bindirenler bir kez daha zaten canlarına okudukları emekçilere yüklenecek ve adeta gırtlaklarına basarak yeni soygunlara girişeceklerdir.
Tüm bunlar olurken Erdoğan’ın resmi ve örtülü ödenekten kullandığı paranın kaydı bile tutulamıyor, “itibardan tasarruf olmaz” denilerek debdebe için milyonlar-milyarlar aktarılıyor, patronlar için sayısız teşvik düzenlemesi yapılırken, işçilerden kesilerek oluşturulan tüm fonlar da onların hizmetine sunularak yağmaya açılıyor.
Ceplerdeki deliği büyütecek yeni vergi yağmasına, savaş için harcanan milyarlara, itibardan tasarruf olmaz denilerek saçılan paralara ve tüm bir soygun ve yağma düzenine dur diyecek bir toplumsal hareket gerçekleşmediği sürece işçi ve emekçilerin sofrasına koyacakları bir tas çorba bile bulamayacakları günler yakındır!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!