Pazartesi, 28 Eylül 2026

Devlet eliyle organize edilen göçmen trajedisi devam ediyor!



AB’nin İdlip politikasına destek vermesi için şantaj unsuru olarak kullanılan ve bizzat devlet eliyle organize edilerek sınırlara yollanan göçmenlerin trajedisi devam ediyor


Suriye’de yayılmacı ve işgalci bir siyaset izleyen ve bunu da “beka sorununa” iliştiren, içerde yangına dönüşen ekonomik-sosyal krizin ateşini bu politikalarla söndürmeyi temel strateji haline getiren rejimin, AB devletleri üzerinde basınç oluşturmak için koz olarak kullandığı göçmenlerin sınırlardaki trajedisi devam ediyor.

Sınır kapılarını açan ve göçmenleri bizzat devlet kurumları eliyle örgütleyip, insan kaçakçılarıyla aleni işbirliği yapacak kadar düşkünleşerek organize edilen göçmen trajedisi, Yunanistan sınırında gaz bombaları ve polis şiddetiyle karşılanmıştı.

Cezaevindekilerin bile serbest bırakılarak sınıra yönlendirildikleri bu kirli politikanın sınır devletleri tarafından göçmenlere şiddet olarak dönmesi devam ediyor.

Yunanistan’la kara sınırının olduğu Karaağaç Mahallesi’ndeki Pazarkule Sınır Kapısı önünde toplanan mülteciler, geceyi yaktıkları ateşin etrafında ısınmaya çalışarak geçirdi. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu mülteciler sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bir kez daha sınır hattına yöneldi ve bir kez daha Yunan asker ve polisinin saldırısına uğradı.

Birçok göçmenin de şişme botlar ve insan kaçakçıları eliyle Meriç Nehri üzerinden geçmeye çalıştığı bizzat havuz medyasının ballandıra ballandıra anlatacak kadar düşkünleştiği görüntülere yansımıştı.