300’e yakın kurum, kuruluş ve kişinin imzasıyla varlığını açıklayan Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu, çeşitli biçimlerde faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.
Sağlık emekçileri başta olmak üzere tüm çalışanlar için akşam saat 20:20’de ışık kapatma-ses çıkarma eylemlerine çağrılarını sürdürüyor. Bu çağrı emekçilerin yoğunluklu yaşadığı mahallelerde belli düzeylerde karşılığını buluyor.
İşten atmanın sözümona 3 aylığına yasaklandığı, yerine patronların esnek üretim hayallerine de kan taşıyan, işçiyi üç beş kuruşa rıza göstererek sonrası belli olmayacak şekilde ücretsiz izne çıkarmayı koyan düzenlemeye dair sosyal medya üzerinden “kabul edilemez, zorunlu olan işkolları dışında tüm üretim durmalı, işçiler ücretli izne çıkarılmalı” diyen platform aynı zamanda “YAŞAMAK VE YAŞATMAK İÇİN GENEL GREV” başlığıyla yayınladığı bildiride genel grevin bu tutumlar karşısında meşru ve zorunlu olduğunu vurguladı.
Platformun bildirisi şöyle:
YAŞAMAK VE YAŞATMAK İÇİN
GENEL GREV
Kovid-19 salgını her geçen gün yayılıyor. İşyerlerinde, çalışma alanlarında görülen vakalar artmaya başladı fakat ne üretime ara veriliyor ne de herhangi bir tedbir alınıyor. Yani biz işçilerin, emeğiyle geçinenlerin sağlığı, canı yok sayılıyor. Öte yandan birçok arkadaşımız işten çıkarılıyor, senelik izinlerini kullanmaya ya da ücretsiz izine ayrılmaya zorlanıyor. Bizden açlık ile ölüm arasında bir seçim yapmamız bekleniyor. Evde kal çağrılarının biz emeği ile yaşayanlar bakımından karşılığı ölümlerden ölüm beğenmek oluyor.
Oysa toplumsal yaşamın sürdürülmesi; gıda, temizlik, enerji, iletişim-ulaşım gibi birçok yaşamsal ihtiyacın karşılanması için çalışanların yaşamlarını güvenceye alacak bir düzenleme olmadığı durumda sadece salgın nedeniyle yaşanacak can kayıplarının büyümesi değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın kendisi de büyük bir yıkım riski ile karşı karşıya olacaktır. İnsanlığın ve insanlarımızın bugününü olduğu kadar geleceğini de güvence altına almanın tek yolu üretim ve dağıtımın emeğiyle geçinenleri merkezine alan bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesidir.
Ne var ki siyasi iktidar emeğiyle geçinenleri değil sermayeyi kurtarmaya odaklı politikalarda ısrar ediyor. Emek örgütleri ve dostlarından gelen çağrılar duymazdan geliniyor. Bizler çalıştığımız fabrikalarda virüsün gelip bize de bulaşmasını beklemek istemiyoruz. Çeşitli sektörlerde çalışan arkadaşlarımızdan her gün işten çıkarılma, ücretsiz izne zorlanma ya da çıkan pozitif vakalara rağmen “acil işler var” denilerek çalışmaya devam yönünde baskıların yaygınlaştığı yönünde haberler alıyoruz.
Bu yüzden Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu olarak acil çağrımızdır;
-Toplumsal yaşamın sürdürülmesi için zorunlu olan sektörlerde üretimin, sermayenin karlarını değil çalışanların yaşamını güvenceye alacak biçimde düzenlenmesini ve bu sürecin ilgili sendika ve meslek örgütlerinin denetiminde yürütülmesini;
-Zorunlu olmayan tüm sektörlerde üretime ara verilmesini ve tüm çalışanların ücretli izne tabi tutulmasını;
-İşten çıkarmaların keyfiliğe ve yoruma yer bırakmayacak biçimde yasaklanmasını;
-İşsiz, ev emekçisi, emekli vd. dezavantajlı kesimlerin tüm yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanmasını;
– Kredi, vergi, fatura vb borçların askıya alınmasını istiyoruz.
Aksi halde yaşamak için genel grev dahil her türlü araca başvurmak zorunlu hale gelecektir.
Toplumsal varlığımızın ve geleceğimizin yaralanması tehdidiyle karşı karşıya bulunduğumuz şu koşullarda genel grev sadece yasalarla tanınan bir hak değil aynı zamanda sorumluluktur. Hiçbir işçi sağlığını tehdit eden bir işi yapmak zorunda değildir. Gebze’de bulunan Sarkuysan metal işletmesinde bulunan arkadaşlarımız yasayla tanınan ‘işten kaçınma’ hakkını kullanarak ücretli izni kazanmıştır. Akwell ve Akar Tekstil’deki arkadaşlarımızda aynı hattan ilerleyerek yol alabilmiştir. Dünya genelinde de benzer deneyimler mevcuttur. İtalya’da bölgesel olarak grevler, Güney Kore’de işçiler sendikalarıyla birlikte yaptığı işyeri bazlı yeni TİS’ler üzerinden bu yol açmıştır. Kısacası daha büyük can kayıpları ve toplumsal yıkım yaşanmadan, bugünümüz ve geleceğimiz için yaşamak için genel grevi düşünme zamanı gelmiştir.
Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu olarak işçi arkadaşlarımıza çağrımızdır!
Çalışma alanlarınızda yaşadığınız tüm sorunlar ile ilgili bizimle iletişime geçin.
Yasal olarak güvence altına alınan ‘işten kaçınma’ hakkını kullanmak için tereddüt etmeyelim.
Yaşam için greve hazırlanalım.
Sesimizi birlikte ve daha gür çıkaralım.
Bizi ne açlıkla ne de ölümle sınamalarına izin vermeyelim.
Unutmayalım gücümüz yaşamı üreten ellerinizden ve birliğimizden gelir.
Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!