Pazar, 26 Temmuz 2026

AKP Erbaş’ın nefret saçan açıklamalarından da “mağduriyet” çıkardı!



Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın nefret söylemlerini eleştiren Ankara Barosu’nu hedefe çakan AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarından sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Baro hakkında soruşturma başlattı


Bütçesi 6 bakanlığın bütçesinden fazla olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rejim için taşıdığı kritik önem, başkanı Ali Erbaş’ın Ramazan’ın ilk hutbesinde salgın hastalıkları nikahsız evliliklere ve LGTİ+’lere bağlayıp, “Allah’ın hikmeti” olarak tanımlamasına dönük tepkilere verilen yanıttan da anlaşılıyor.

Tepkiler karşısında Twitter’da Erbaş’ı destekleyen ve bu kurumun vaaz ettiği şer’i kuralları, altını çizerek propaganda eden kampanyadan sonra bir de resmi açıklamalar yapılarak Erbaş’ın ve temsil ettiği kurumun nasıl bir anlam taşıdığı bir kez daha hatırlatıldı.

O resmi açıklamalarda, sistemin en önemli ideolojik hegemonya aracının nefret saçan söylemleri “ifade özgürlüğü” kapsamına alınıp, bu söylemleri eleştirenler faşistlikle suçlandı. Her saldırganlığından kendisine bir mağduriyet çıkararak, hegemonya tesisinin harcı kılan AKP’li “uzmanlar” bunu yapabilirdi ancak ve yaptılar.

Nefret söylemi değil, onu eleştirmek faşistlikmiş!

Yaptıkları gibi savcı ve hakimleri göreve çağırarak Erbaş’ın açıklamalarını protesto eden Ankara Barosu hakkında soruşturma da başlattılar.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in, Ali Erbaş’ın söylediklerini “inandığı değer sistemine göre konuşmak en doğal hakkı” diye savunarak “Ankara Barosu’nun yaptığı faşist açıklama tam bir terbiyesizliktir. Faşizmin en küstah ve terbiyesiz hallerinden birinin bir baro adına yapılan açıklamada görülmesi ibretliktir” dedikten sonra “Ankara Barosu’ndan kafasını uzatan faşist zihniyet, Sayın Prof. Dr. Ali Erbaş’ı en temel haktan mahrum etmeye çalışan küstahça bir saldırganlık sergilemektedir… Hukukçularımızı ve tüm demokratları kimin neyi konuşacağına dair saldırgan açıklamalarda bulunan Ankara Barosu’nu kınamaya davet ediyoruz” sözleriyle alenen hedef göstermesinin ardından o savcılar mesajı alıp, işe koyuldular. TBMM Başkanı Mustafa Şentop da başka bir makamdan aynı işareti vererek mağduriyet edebiyatını solo olmaktan çıkardı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Erbaş’a değil, Baro’ya soruşturma başlattı!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Erbaş’ı eleştirdiği için Ankara Barosu hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama” suçlamasıyla re’sen soruşturma başlattı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, “Ankara Barosu’nun 26 Mart 2020 tarihli ve ‘Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiği konuşmasıyla ilgili basın açıklaması’ başlıklı açıklaması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığımızca, Ankara Barosu hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216/3 maddesi kapsamında, ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama’ suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır” denildi.

Ankara Barosu’ndan dine hakaretle itham ederek hedef gösterenlere yanıt

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklama yapan Ankara Barosu, “Ankara Barosu tarihinde hiçbir zaman dini değerleri aşağılamadığı gibi, görevi gereği Anayasa ile güvence altına alınan din ve vicdan hürriyetinin her zaman savunucusu olmuştur” ifadesini kullandı.

Açıklamada, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın konuşmasındaki ifadelere ilişkin yapılan değerlendirmenin, Avukatlık Kanunu’nun barolara yüklediği insan haklarını koruma görevi ile laik ve sosyal hukuk devletinde yaşamanın gereği olduğu belirtildi.

Yapılan açıklamada, bir cümlenin alınarak sosyal medyada organize bir şekilde çarpıtıldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

Bu çerçevede, anılan yazı içeriğindeki ‘çağlar öncesine ait’ söylemi, İslam temelinde dini değerleri değil coğrafyadan ve tüm dinlerden bağımsız olarak dünya tarihinde çağlar boyunca yaşanan trajedilere vücut veren ayrımcı ve ötekileştirici zihniyeti ifade etmektedir. Uluslararası ve ulusal düzenlemelerle yasal güvence altına alınmış bulunan en temel insan haklarını savunmaya dönük ve hiçbir suç unsuru içermeyen bu açıklamamız nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkımızda soruşturma başlatıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Ankara Barosu tarihinde hiçbir zaman dini değerleri aşağılamadığı gibi, görevi gereği Anayasa ile güvence altına alınan din ve vicdan hürriyetinin her zaman savunucusu olmuştur.