Tekirdağ-Çorlu’da sokakta birkaç genci kovalayan polisler, merak edip bahçe kapısından bakan aileye ‘Şerefsizler içeri girin’ diye bağırdı. Ailenin çocuklarından biri ‘nasıl şerefsiz dersin?’ deyince polis önce tehdit etmeye, ardından da bahçeye dalmaya, aileyi coplarla dövmeye başladı. Takviye ekiplerin de gelmesiyle aileyi adeta linç eden polislerin bugün sokaklarda verdikleri ders bununla sınırlı kalmadı.
Adeta “yeni normalimiz bu…” dercesine ardı ardına başka görüntüler düştü sosyal medyaya.
Bu görüntülerden biri Kadıköy’den. Polis tarafından durdurulan motokurye hakarete, küfre maruz kalıp, tartaklanıyor. Motorunun bağlanmasıyla tehdit ediliyor.
Diğeri de Zeytinburnu’ndan. Sokağa çıkan iki çocuk altı-yedi polisin saldırısına uğruyor!
Zeytinburnu’nda iki çocuk linç edildi!
Zeytinburnu’ndan yansıyan görüntülerde sokağa çıkma yasağına uymayan iki çocuk 7-8 polis tarafından dövülüyor, kafaları yere vurulup devletin otoritesini nasıl tanımazlar dercesine o otorite en pervasız biçimiyle konuşturuluyordu.
Polisler iyice çığrından çıktı! Zeytinburnu'nda yakaladıkları çocukların başını yere vurup, ters kelepçe taktılar….
KADIKÖY VE ÇORLU'DAN SONRA BİR POLİS ŞİDDETİ GÖRÜNTÜSÜ DE ZEYTİNBURNU'NDAN GELDİhttps://t.co/Ssj3mCVtd1 pic.twitter.com/VrVnYyzJpa
— Gerçek Gündem (@gercekgundem) May 25, 2020
“Ben ona karar verdiğim için doğru”
Kadıköy’de durdurulan motokurye devletin sokaktaki bekçisi polis tarafından hakarete uğruyor, tehdit ediliyor, tartaklanıyor. Motokuryenin “senin bana vurman doğru mu” demesine küfürle yanıt veren polis, “ben ona karar verdiğim için doğru” diyerek bir gerçeğin de altını çizmiş oluyor: Devletin mutlak otoritesi ne derse onu kabul etmek, uymak zorundasınız!
Bir polis şiddeti de Kadıköy’den… Ekmeği peşindeki bir kurye, 3 polisin şiddetine uğruyor. Darp ediliyor, küfür yiyor. Polis, “Ben kanunum” diyor. “Bu hakkı kimden alıyorsunuz?” Sorusunu sormak bile abes! pic.twitter.com/qTxF74AHUd
— Erk Acarer (@eacarer) May 25, 2020
Sokağa çıkma yasağı da asıl olarak bu gerçeğin altının çizilmesi, halka bir kez daha hissettirilmesi, mutlak otoritenin kayıtsız-şartsız kabul edilip, boyun eğmeye rıza gösterilmesi içindir.
“Mukavemet” sihirli kelime…
Sevda Noyan’ın ekranlardan övünerek silahlandığını, ölüm listeleri hazırladığını açıklayıp, herkese de böyle yapması çağrısı yapmasına ses etmeyen AKP’li devlet ve onun eteklerine yapışmış sülükler polisin sokaklarda terör estirmesini “mukavemet ettiler” diyerek savundu.
“Onlar gariban değil, tehlikeli tipler, polise mukavemette bulundular”

AKP Tekirdağ İl Başkanı Mestan Özcan gibileri Tekirdağ’daki aile üyelerinden birinin üzerinden bıçak çıkmasından yola çıkarak, “onlar gariban değil, tehlikeli tipler, polise mukavemette bulundular” diyebildi mesela. Tekirdağ Valisi’nin de bir taraftan polisin “orantısız güç kullandığını” söyleyip, görevlerinden el çektirildiklerini, soruşturma başlatıldığını açıklarken diğer taraftan bu “mukavemet” ve bıçak mavalını okumasında olduğu gibi.
Aynı polislerin polis şiddetini kaydeden ailenin camlarını, kapısını kırarak içeri girmeleri ve görüntüleri zorla sildirtmeye çalışmalarındaki eşkıyalığaysa söz yok. Linçe olmadığı gibi…
Çünkü bundan sonrasının normali bu! Korana bahanesiyle ilan edilen yasaklar da giderek bunun tatbikatına dönüşüyor!
Korona, hastalık, bulaşın kontrol edilmesi vs. bunların hepsi fasa fisodur!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!