“Pandemide sorumluluğu halka, cezayı da sağlıkçıya kesemezsiniz”



Sağlık emekçileri birçok ilde yaptıkları basın açıklamasıyla Bakanlığın son genelgesini protesto edip, “Pandemide sorumluluğu halka, cezayı da sağlıkçıya kesemezsiniz” diye belirtti


Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, İbni Sina Hastanesi önünde basın açıklaması yaparak, Sağlık Bakanlığı’nın 27 Ekim’de yayınladığı genelgeyle sağlık emekçilerinin emeklilik, izin, istifa ve dinlenme haklarını gasbetmesini protesto etti.

Emekçiler ayrıca İstanbul başta olmak üzere pek çok kentte de aynı içerikte açıklamalar yaparak, tepki ve taleplerini dile getirdi.

“Pandemide sorumluluğu halka, cezayı da sağlıkçıya kesemezsiniz” başlığıyla yapılan açıklamada Bakanlığın maliyet hesaplarıyla yeni atamalar yapmadığı gibi, çalışanların iş yükünü arttırdığını, aşırı çalışmaktan tükenme sendromu yaşayan emekçilerin sesine kulak tıkadığını, bu da yetmiyormuş gibi genelgelerle getirdiği yasaklar üzerinden haklarını gasbettiği belirtildi.

Sağlık emekçileriyle ilgili son yayınlanan genelge ile emeklilik, istifa ve izin hakkımızın ortadan kaldırılmasını, tayinler durdurulurken sürgünlerin önünün açılmasını kabul etmiyoruz. Dinlenme ve görevden çekilme hakkımız aynı zamanda yaşam hakkımızdır, yaşatmak için yaşamak istiyoruz, yaşam hakkımıza sahip çıkıyoruz” diye belirtilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi COVID-19 hastalığında da çalışanlar arasında en yüksek enfeksiyon riski olan meslek grubu sağlık çalışanlarıdır. Tüm dünyadaki insanlar salgının kontrol altına alınabilmesi için mümkün olduğunca evlerinde kalmaya çalışırlarken sağlık çalışanları ise artan iş yükünün doğal bir sonucu olarak her zamankinden daha fazla çalışmak zorunda bırakıldılar” denildi.

Açıklamada, hükümetin bütün uyarılara kulaklarını tıkadığına dikkat çekilerek, şu açıklamada bulunuldu:

 

Sağlık emekçilerinin bütün uyarılarına kulak tıkayan hükümet sürecin başından beri alınması gereken hiçbir toplumsal önlemi almamış durumdadır. Sağlık alanında örgütlü emek ve meslek örgütleri defalarca sonbahar aylarıyla birlikte gribin de eklenmesiyle sağlık krizinin derinleşeceği uyarısında bulunmuştur. Ne toplumsal alanda ne de sağlık alanında önlem almayan hükümet salı günü yayınladığı genelgeyle pandemiyle mücadelede sağlık emekçilerinin haklarını gasp etmiştir.

Sağlık emekçileri uzun süredir tükendiklerini ifade etmektedir. Sağlık Bakanlığı bu konuda herhangi bir adım atmazken yayınladığı genelge ile sağlık emekçilerinin mağduriyetlerini daha da arttırmış durumdadır.

Bütün bu düzenlemeler yapılırken sağlık emekçisinin en temel insan hakkı olan yaşama hakkı ve dinlenme hakkı yok sayılmaktadır. Sağlık hizmetlerinde uygulanan yanlış politikalar sonucunda artan maliyet baskısı sonucu iktidar, sağlık hizmetlerinin yetersiz sayıdaki sağlık emekçisiyle yürütülmesini, tercih etmiştir.

Sağlık Bakanlığı’na çağrımızdır;

Atama bekleyen binlerce sağlık emekçisinin derhal kadrolu, güvenceli ataması yapılmalıdır

Haksız, hukuksuz şekilde işlerinden edilmiş olan KHK’li sağlık emekçileri işlerine döndürülmelidir.

Güvenlik soruşturması sebebiyle işe başlatılmayan sağlık emekçileri bir an önce işlerine başlatılmalıdır.

Pandemi yönetiminde sağlık alanındaki emek ve meslek örgütleri karar alma süreçlerine dahil edilmelidir.

Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığı kapsamına alınmalıdır.

Sağlıkta şiddet önlenmelidir

Bütün sağlık emekçilerinin yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe esas temel ücret, 3600 ek gösterge, fiili hizmet süresi zammı gibi beklentileri karşılanmalıdır.

Kronik hastalığı olan ve 65 yaş üstü tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine idari izin verilmelidir.

Sağlık emekçileriyle ilgili son yayınlanan genelge ile emeklilik, istifa ve izin hakkımızın ortadan kaldırılmasını, tayinler durdurulurken sürgünlerin önünün açılmasını kabul etmiyoruz. Dinlenme ve görevden çekilme hakkımız aynı zamanda yaşam hakkımızdır, yaşatmak için yaşamak istiyoruz, yaşam hakkımıza sahip çıkıyoruz.