Salgında olduğu gibi depremde de işçinin canı umurlarında değil!



İzmir depremi de kapitalistler için işçinin canının bir değerinin olmadığını bir kez daha gösterdi


Salgında da afette de kar ve rant hırsıyla kurulan kentlerin bir depremle yıkımı esnasında da işçilerin canlarının bir değeri yok. Maliyet kalemleri içinde bir kalemdir onlar. Ne olursa olsun karın tokluğuna mahkûm edildikleri o maliyetlerinin karşılığını yaratmak zorundadırlar. O maliyet, harcadıkları emeğin bilmem kaçta kaçına denk düşüyor olsa da…

Salgında bunu tüm çıplaklığıyla gördük. Ücretli kölelerin bir kısmı ne yer ne içer diye düşünülmeden kapının önüne konuldu. “Öleyim ama işsiz kalmayayım” cümlelerini sık sık duyduk. Bir kısmıysa ölür mü kalır mı diye düşünülmeden hem de hiçbir önlem alınmadan üretime sürüldü; hastalandı, öldü, hastalık fabrikalara, şantiyelere, atölyelere, işçi ailelerine, mahallelerine taşındı.

İzmir depremi de kapitalist sömürünün bu temel yasasının son sağlaması oldu.

Sosyal medyada fotoğraflarla görüntülenen fabrikalardan biri Çiğli OSB’de bulunan Vansan fabrikasıydı. Deprem sırasında dalgıç motorlarının devrildiği görülüyordu o fotoğraflarda. Ağırlıkları 250-400 kg arasında değişen motorların devrildiği sırada işçilerin çay molasında olması olası ölüm ya da yaralanmaları engellemişti. Tablonun vahameti karşısında patronlar paydos etmek zorunda kalıp, işçileri evlerine göndermişti. Akar Tekstil’de de öyleydi tablo.

Ancak PETKİM, TÜPRAŞ, İzmir Demir Çelik, HABAŞ, ZF Lemförder, CMS, Nemak ve Volt Motor gibi fabrikalarda artçılar devam ediyor olmasına rağmen üretim sürdü, işçiler evlerine gönderilmedi.

Evrensel’deki habere göre ZF Lemförder, CMS ve Nemak’ta işçilerin deprem sırasında dışarı çıktığı ancak ardından üretime devam edildiği aktarıldı. Bu fabrikalarda isteyen işçilere izin verildiği belirtildi. Volt Motor’da ise üretimin sürdüğü ve işçilere bugün ve yarın için izin verilmediği aktarıldı.

İşçilerin vardiya değişimi sırasında depreme yakalandığı Totomak fabrikasında da saat 20.00’ye kadar üretim devam etti.

Ekşi Sözlük’e yazan bir Trendyol işçisi, deprem sonrası evlerinde hasarlar olduğunu bildirmelerine rağmen “Evinde bilgisayarı düşenler, duvarlarında kolonlarında sıkıntı olanlar durumlarını bildirdiler ama trendyol tarafı bunu umursamadı. Yarın bizden sabah 9 akşam 18 arası çalışmamızı istiyor.” Diyerek tepki gösterdi.

Yine Menderes ilçesindeki A-101 işçileri de deprem sonrasında 170 artçı olmasına rağmen saat 22.00’ye kadar çalıştırılmaya devam edildi. İşçiler, hasarlı bina olmasına rağmen bugün için işe çağrıldı.

PTT, depremde hasarlı hale gelen binalar da dahil işçileri, düzenleme yapmak için işe çağırdı. PTT-Sen ise ‘postalar işçilerden daha mı değerli’ diyerek tepki gösterdi.