Erdal Eren, 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrası yaşı büyütülerek asıldı. Eren’in doğum tarihi 25 Eylül 1964, asılma tarihi 13 Aralık 1980!.. Daha 17 yaşına bile girmemişti. Astılar onu.
Astılar çünkü faşist rejime karşı mücadele eden bir kuşak yetişmesin istediler. Çocuk yaşta astılar onu çünkü genç yüreklerinde kavga büyümesin istediler. Ezilmiş, sindirilmiş bir kuşak gelişsin istediler.
Onların mücadelesini hafızalardan silmek için ellerinden geleni yaptılar. Öyleki, Erdal Eren’in okuduğu Kadıköy Ortaokulu’nun ismi daha sonra Kenan Evren Lisesi olarak değiştirildi.
Erdal Eren’in boynuna 16 yaşında ip geçiren zihniyet, bugün anne karnındaki bebeği katlediyor.
Erdal Eren’in mücadelesini bugüne taşıyanlar, tüm yasa ve kurumlarıyla faşist rejimin ortadan kaldırılması mücadelesini devam ettiriyorlar. Erdal Eren’i kavgamızda yaşatacağız!..
O 13 Aralık’ta sabaha karşı idam edildi. İdam edilmeden birkaç saat önce hücresinde yazdığı “veda mektubu”nu iç çamaşırında taşıyarak avukatına ulaşmasını sağladı:
Sevgili annem, babam ve kardeşlerim;
Düşüncelerimi bu mektupta anlatmaya çalışacağım.
Şu anda ne durumda olacağınızı tahmin ediyorum.
Ama çok açıklıkla söylüyorum ki benim moralim çok iyi ve ölümden de korkum yok.
Çok büyük bir ihtimalle bu işin ölümle sonuçlanacağını çok iyi biliyorum. Buna rağmen korkuya, yılgınlığa, karamsarlığa kapılmıyorum ve devrimci olduğum, mücadeleye katıldığım için onur duyuyorum.
Böyle düşünmem, böyle davranmam, halka ve devrime olan inancımdan gelmektedir.
Ölümden korkmadığımı söylemem, yaşamak istemediğim, yaşamaktan bıktığım şeklinde anlaşılmamalı.
Elbette ki hayatta olmayı ve mücadeleyi arzularım.
Ancak karşıma ölüm çıkmışsa, bundan korkmamam, cesaretle karşılamam gerekir.
Anne, baba ve evlat arasında sevgi çok güçlüdür. Kolay kolay kaybolmaz. Ve evlat acısının, sizin için ne derece etkili olacağını biliyorum.
Şunu bilmenizi ve kabul etmenizi isterim ki, sizin binlerce evladınız var. Bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek ama yok olmayacaklar.
Mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar. Sizlerden istediğim, bunu böyle bilmeniz, daha iyi kavramaya çaba göstermenizdir.
Zavallı ve çaresiz biriymişim gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar.
Bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız, beni o kadar mutlu edersiniz.
Hepinize özgür ve mutlu bir yaşam dilerim.
Devrimci selamlar
Oğlunuz ERDAL
13.12.1980 ANKARA
Gece 02:55
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!