Süleyman Soylu’nun “6284 kanun kapsamındaki kadın cinayetlerinde 2019’da maalesef 336, 2020 yılında ise 266 kadın hayatını kaybetti. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde verilen mücadelemizle geçen yıla oranla yüzde 21 düştü. Hedefimiz tek bir kadının bu cinayetlere kurban gitmemesi. Hep birlikte mücadeleye devam” diyerek kadın cinayetleri konusunda duyarlılık kastığı, fakat bunu yaparken bile sorunun ulaştığı vahamet boyutlarını perdeleme refleksiyle hareket edip, aslında yeni cinayetlere davetiye çıkardığı Türkiye’de 2021, ardı ardına gerçekleşen kadın cinayetleriyle açıldı.
Sadece son 24 saatte dört kadın daha öldürüldü.
Kırşehir’de 20 yaşındaki Vildan İnce önce bıçaklandı, ardından silahla vurularak öldürüldü. Muğla’da 25 yaşındaki Kristina Novytska, evinde elleri kelepçeli başına poşet geçirilmiş halde ölü bulundu. Antep’te 24 yaşındaki Özlem Karakaş, 6 aylık bebeğinin yanında karnından vurulmuş halde bulundu. İsparta’da 13 gündür kayıp olarak aranan Gülsüm Doğan’ın (31) cansız bedeni Burdur’un Ağlasun ilçesindeki dağlık alanda bulundu.
Kadın düşmanlığının körüklendiği, Malatya’da olduğu gibi çocuklara yapılan toplu istismarın faillerini cezalandırmak yerine sosyal medyadan tepki gösterenlerin suçlanıp, “tecavüz yok” denilerek üstünün kapatıldığı, gözaltına alınan istismarcıların hepsinin serbest bırakıldığı bu koşullarda cinayetlerin ardı arkasının gelmeyeceği aşikar. Tıpkı kadın mücadelesinin bitmeyeceği gibi…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!