Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Ankara şubelerinin oluşturduğu Açlık Grevi Yerel İzleme Koordinasyonu bugün İHD Ankara Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısında, hapishanelerde yaşanmakta olan hak ihlallerine ve İmralı Hapishanesi’nde uygulanan ağır tecrit koşullarına son verilmesi talebiyle 120 hapishanede başlayan süresiz-dönüşümlü açlık grevi direnişinin 104 günü geride bıraktığına dikkat çekerek, tutsakların taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.
Tutsakların neredeyse tüm hakları ellerinden alınmıştır
Koordinasyon hapishanelerdeki hak ihlallerini şu şekilde özetledi:
Hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri, mahpusların yaşamlarının her alanına etki etmiş ve yasal olan tüm hakları neredeyse ellerinden alınmış bir hale getirilmişlerdir. Ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenmemesi, sağlığa erişimde yaşanan engeller, iletişim haklarının kısıtlanması, radyo, gazete ve televizyonlarda yalnızca idarenin belirlediği yayınlara izin verilmesi, ailelerinden uzak hapishanelerde kalan mahpusların sevk taleplerinin kabul edilmemesi, çıplak arama ve askeri nizamda ayakta sayım dayatmaları, şiddet ve darp vakaları, spor, sohbet ve sosyal faaliyetlerin ya hepten kaldırılması ya da kısıtlanması gibi pek çok hak ihlali rutin hale getirilmiştir. Ayrıca pandemi gerekçesi ile çıkarılmış olan yeni infaz yasası ile TMK kapsamındaki mahpusların infaz koşulları daha da ağırlaştırılmıştır ve aleyhlerinde durumlar yaratılmıştır.
İmralı’daki ağır tecrit uygulaması son bulmalıdır!
İmralı’da uygulanan tecridin uluslararası yasalara aykırı olduğunu vurgulayan Koordinasyon, sözkonusu tecride karşı 2018 yılında başlayıp, 2019 yılının Mayıs ayında son bulan açlık grevine işaret ederek, şunları ifade etti:
İmralı’daki tecritin kaldırılması talebiyle 2018 yılı sonlarında başlamış ve 2019 yılı Mayıs ayı sonlarında bitirilmiş olan süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerinin etkisi ile tecrit kaldırılmış ve mahpuslar aileleri ve avukatları görüştürülmüştür. Ancak bu tecrit uygulaması kısa bir süre sonra tekrar başlatılmış ve 7 Ağustos 2019 tarihinden itibaren görüş yasakları tekrar devreye girmiş, avukatlarının ve ailelerin yapmış olduğu görüş talepli başvurular kabul edilmemiştir. Bu ağır tecrit uygulaması BM Mandela Kuralarına, CPT tavsiyelerine ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na aykırı bir uygulamadır ve ağır bir hak ihlalidir. Bu uygulamaya son verilmeli ve Bakanlık tarafından gerek aile gerekse avukat görüşleri sağlanmalıdır.
Karşılanabilir talepler karşılanmalıdır
Türkiye hapishanelerinde yaşanan hak ihlalleri nedeniyle tutsakların farklı zamanlarda farklı sürelerle açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri yapmak zorunda kaldıklarına dikkat çeken Koordinasyon, tutsakların karşılanabilir taleplerine cevap verilerek hak ihlallerine son verilmesi ve insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlanmasını istedi. “Ağır hasta mahpusların infazları ertelenmeli ve hasta mahpusların tedavileri aksatılmadan sağlanmalıdır” diye belirten Koordinasyon, şu noktaların altını çizdi:
İşkence ve kötü muamele yasağına aykırı uygulamalara son verilmelidir. Mahpusların sosyal faaliyetlerinin üzerindeki engel ve yasaklar kaldırılmalı, iletişim ve haberleşme olanakları eksiksiz olarak sağlanmalıdır. Ayrımcı uygulamalar son verilmeli, mahpuslar arasında eşitlik ilkesi gözetilmelidir. Tüm bu hakların sağlanması ve ihlallerin sonlandırılması için Adalet Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumları ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmalıdır.
Açlık grevindeki mahpusların hayatta kalmaları için açlık grevi protokollerine uygun olarak gerekliliği zaruri ve destekleyici ihtiyaçların karşılanması, düzenli olarak sağlık kontrolünden geçirilmeleri ve tıbbi bakımlarının yapılmasını talep eden Komisyon, “Bu hususta daha önceki açlık grevi sürecinde ceza infaz kurumlarına iletilmiş olan tıbbi olarak yapılacakların aktarıldığı prosedürlere mutlaka uyulmalıdır” dedi.
Koordinasyon açıklaması, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların hak ihlallerinin sonlandırılması ve tecridin kaldırılması için bir an önce adım atmaya çağrılması ve sürecin takipçisi olunacağının beyan edilmesiyle son buldu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!