Burjuva devletin yasama-yürütme-yargı gücünün başkanlık sistemi denilen faşist modele göre yeniden örgütlendiğinin gözümüze sokula sokula gösterildiği, “kabul edin” denildiği bu günlerde, yasama gücü olarak bilinen Meclis’in bu haline bile tahammül gösterilmeyeceğinin altı bir kez daha çiziliyor. HDP milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekeler ve özelde de HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ya ilişkin tutum bunun son örneği oldu.
Burjuva devletlerde kitlelerle devlet arasındaki en önemli yanılsama köprüsü olan Meclis’in o bilindik “yasa yapıcı” rolünün ortadan kaldırıldığı gerçeği yeni değil elbette. Devir artık kararnameler devri. Tek bir adamın ağzından çıkan kararlar dönemi. Yasa yapılacaksa da Meclis’in kenar süsü olarak kullanıldığı devir. Bu, bu kadar açıkken, TV’ler tarafından sansürlenen, ambargo konulan kürsü konuşmaları ya da milletvekillerinin çeşitli açıklamaları, katıldıkları bazı etkinlikler bile rahatsız edici bulunabiliyor.
“Meclis’in bu hali içinde kalmayı kabul ediyorsanız o koltuklarda oturabilirsiniz” deniyor. Yani faşist rejimin yapıp ettiklerine kafa sallayarak destek verin vermiyorsanız da susun denilmekte… Yetkisi ve misyonu daraltılıp, o asma yaprağı rolü bile önemsenmeyen Meclis’in bu halini kabul etmeyen, o kürsü ve misyonu tüm dayatmalara rağmen çeşitli gerçekleri dile getirme yönünde kullanan HDP milletvekilleri tam da bu nedenle, faşist rejimin tahkimatı sürecinin özel hedefleri haline getiriliyor.
O kadar ki önüne gelen dosyalar hakkında yıllarca sonuca ulaşamayan Yargıtay’a tarihinin en hızlı kararları çıkarttırılıyor. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurular hiçe sayılıyor, tedbir kararı gibi prosedürler hiç yerine konuluyor. Bugün Meclis’te hakkındaki kararın okunması beklenen HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerli hakkındaki “yargılama” süreci bu gerçeğin çarpıcı bir özetidir:
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Gergerlioğlu’nun sosyal medyadan yaptığı bir haber paylaşımı nedeniyle “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasını öngören yerel mahkeme kararını 19 Şubat’ta onayladı. Yargıtay’ın onama kararı, 11 Mart’ta Meclis’e ulaştı.
Kararla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan Gergerlioğlu, aynı zamanda da “tedbir” kararı alınması talebinde bulunmuştu. Gergerlioğlu’nun bireysel başvurusuyla ilgili süreç devam ederken, tedbir kararı reddedildi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise Gergerlioğlu hakkındaki bireysel başvurusu sonucunu beklemeyeceklerini önceden açıklamıştı zaten.
Bu aleni ihlallerle gerçekleşen süreç Gergerlioğlu hakkındaki kararın bugün Meclis kürsüsünden okunmasıyla nihayete erdirilecek.
Çıplak arama gerçeğini, kaybetme-kaçırma politikalarını, işkenceyi, KHK’larla yapılan ihraçları ve yaşanan trajedileri dile getirmesiyle hedefe haline gelen Gergerlioğlu hakkındaki karar okunduğunda milletvekilliği düşmüş olacak.
“İsterse zorla çıkarsınlar Meclis’i terk etmeyeceğim”
Bugüne kadar rejimin çizdiği sınırlara biat etmeyeceğini defalarca göstermiş olan Gergerlioğlu bu tutum karşısında da Meclis’i terk etmeyeceğini, direnme kararı aldığını açıkladı.
Çantasını hazırlayıp Meclis’e geldiğini ve hakkındaki karar okunsa da bu kararı “tanımayacağını” söyleyen Gergerlioğlu, kararın, “millet iradesini çiğnemek” anlamına geldiğini belirterek, alacağı tutumu BBC’ye şöyle anlattı:
Tüm hukukçular bu karara isyan ediyor, bir tane bile doğru bir karardır diyen hukukçuya rastlamadım. Ben bu kararın yargı tarafından çiğnenerek alındığını ve TBMM Başkanlığı’nın da yargının anayasayı çiğneyen kararın bir manivelası olduğunu düşünüyorum. Bu karar okunursa, ben kararı tanımayacağım, Genel Kurul’da oturmaya devam edeceğim. İsterlerse beni zorla çıkarsınlar ama buradan da grup toplantı salonunda devam edeceğim, kaç gün olur bilemiyorum. Ama milletin kalbinde, bağrında bekleyeceğim. Burası TBMM, milletin temsiliyetinin esas olduğu bir yer ben de milletin iradesini temsil ediyorum, çok açık bir haksızlıkla bu gasp edilmeye çalışılıyor. Ben milletin Meclisi’nde milleti koruyacağım.
Kendisinin direnmeye ve kendisine yapılan haksızlığı anlatmaya her platformda devam edeceğini belirten Gergerlioğlu, “Ben restimi çektim, burada saatlerce, günlerce beklerim. Bedeli onlara (iktidar) ağır olur” görüşünü dile getirdi.
Gergerlioğlu, Twitter hesabından da “Meclis’e darbe, sadece bomba atmakla olmuyor. 90 bin kişinin oyunu almış bir milletvekilini Meclis dışına itmeye çalışmak, bu Meclis’e bir darbedir. Ben de bu darbeye karşı direneceğim” paylaşımında bulundu.
HDP milletvekilleri de destek verecek
İçtüzük gereği, çalışma saatleri içinde milletvekilleri ile stenograf, kavas gibi özel görevliler dışında kimse Genel Kurul’a giremiyor.
Milletvekilliği düştükten sonra Gergerlioğlu dışarı çıkmadığı sürece de Genel Kurul’un çalışmasının mümkün olamayacağı ifade ediliyor.
Gergerlioğlu ve HDP milletvekillerinin kararın okunmasından sonra bir süre Genel Kurul’da oturma eylemi yapacağı, daha sonra Meclis’teki HDP grup toplantı salonunda eylemlerine devam edeceği öğrenildi.
Gergerlioğlu direnme kararını anlatırken, “1994’teki görüntüleri yapsınlar. Kendileri bilir. 1994 görüntüleri olur” görüşünü dile getirdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!