AKP-MHP-Ergenekon faşist ittifakı bir geceyarısı çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle İstanbul Sözleşmesi’nden de çekildi. Kadınlara nispi can güvenliği sağlayan, katillerin-şiddet uygulayanların cezalandırılması ve kadının-çocuğun-göçmenin-LGBT+’ların korunmasına ilişkin maddeler içeren ve fakat bugüne kadar zaten uygulanmamış olan İstanbul Sözleşmesi’nin varlığı bile bu gerici-faşist güçleri rahatsız ediyordu.
Erkek egemenliğin yani düzenin temellerinden birinin sarsılmasının durdurulması temel dürtüsüyle seçim ittifakları ve kapalı kapılar arkasında yapılan kirli pazarlıkların birleştiği noktada milyonlarca kadına “ben faşist bir iktidarım, istediğim şeyi istediğim biçimde kaldırırım, ayağınızı denk alın” mesajı da salınarak yapıldı bu.
Bu sözleşmeden bir geceyarısı tek bir imzayla korkakça çekilenler, kadın katillerinin, tacizci ve tecavüzcülerin, istismarcıların sırtını sıvazlayarak, kendileri de nasıl bir tıynette olduklarını gösterdiler.
Başkanlık sistemi-rejimi denilen faşist tahkimatın önündeki en can sıkıcı barikatlardan biri olan kadın hareketiyle baş edemeyenler, faşist zorbalığın en korkakça biçimiyle yaptılar bunu. Hem de iç hukukun üstünde tutulan bu uluslararası yasayı Anayasa’nın 90. maddesi gereği Meclis’ten onay almadan feshedemeyecekleri apaçık ortadayken yaptılar.
Sayısı giderek tırmanan kadın cinayetlerinin bundan sonra nasıl bir nitelik kazanacağını kestirmekse zor değil. Fakat başeğdiremedikleri kadın hareketinin buna pabuç bırakmayacağını öngörmek de öyle!
Rejimin karakterini, mevcut yasaların hiçbir ehemmiyetinin olmadığını, istediklerini istedikleri anda tek bir imzayla feshedebileceklerini ya da HDP’nin kapatılma davasında olduğu gibi kapatabileceklerini altını çizerek gösterme gayretlerini hissettirerek!
Fakat bu tutumlarının güçlülüğün değil, zayıflığın ifadesi olduğunu onlar da en az bizim kadar biliyorlar. Kadın hareketinin barikatını aşamamış olmanın çaresizliğiyle zorbalığa başvurduklarını biliyorlar! Bu zorbalıklarının kendi sonlarını daha da yakınlaştıracağını bildikleri gibi…
Kadınlar bugünden başlayarak tüm sokaklarda, meydanlarda bu gerçeği bir kez daha gözlerine sokacaktır!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!