Mamak’ta Gezi anmasına çağrı bildirileri



Mamak Kartaltepe semt pazarında Gezi Direnişi’nin 8. yıl anmasına çağrı yapıldı. 


“Dayanışmayı, Umudu, İsyanı Hatırla Gezi Ruhuyla Direnişe!..” başlıklı bildirilerimiz hem pazar esnafı hem de pazara alışveriş yapmaya gelen emekçiler tarafından ilgiyle karşılandı. 

Mamak Kartaltepe semt pazarında dağıtılan bildiride şunlara vurgu yapılıyordu:

Dayanışmayı, Umudu, İsyanı Hatırla Gezi Ruhuyla Direnişe!..

Kapitalizm artık ezilenler için rıza üretememektedir, vaatlerinin sonuna gelmiştir. Dünyada eylemler geleceksizliğe, kölece çalışma koşullarına, işsizliğe, insan olarak görülmemeye karşı gelişmekte ve başkaldıranların talepleri tüm dünyada ortaklaşmaktadır.

Bugün topraklarımızda ise artık devletin yaptıklarını sıralamak bir anlam ifade etmemektedir. Devletin yaptıklarına şaşırmak, “bu kadar da olur mu” demek bir anlam ifade etmemektedir. Avrupa’dan, ABD’den ya da bir yerlerden “özgürlük” beklemek, “insan hakları” için bir ümit duymak hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Bu topraklarda, Gezi Direnişi özgürlüğün ne olduğunu herkese yaşatan bir direniştir. Gezi Direnişi bilinçli bir şekilde adım adım planlanıp, örgütlenen bir direniş değildir. Fakat Gezi Direnişi öncesindeki süreci hatırlamakta fayda vardır.

Ankara’da Sakarya Meydanı’na çadır kuran Tekel işçileri, “1 Mayıs alanı Taksim’dir” diyen, 2007-2008-2009 1 Mayıs’ları ve Taksim’in kazanılmasıyla dünyada Küba’dan sonra en kalabalık yapılan 1 Mayıs’lar, Karadeniz’de HES’lere, Gerze’de termik santrallere karşı yürütülen direnişler, “Kürtaj haktır Uludere katliamdır” diyerek sokaklara çıkan kadınlar, ODTÜ’de “Başkaldırıyoruz” diyen üniversiteliler, YGS’de şifreli çıkan sorulara karşı meydanlara çıkan liseliler, Emek Sineması için sokağa çıkıp “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” diyenler, Taksim’de eylem yasaklarına karşı düzenli eylem geliştiren devrimciler… Örnekleri artırmak mümkündür, tüm bu eylemlilikler adım adım Gezi Direnişi’ni var etmiştir.

Fakat saldırılara karşı, insanca ve onurlu bir yaşam için mücadele edenler için de pek çok kanıt bulunmaktadır. Direnen Migros, PTT, Sinbo, SML, Baldur, Kayı İnşaat işçileri, hakları için mücadele eden maden işçileri, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız diyen kadınlar, LGBTİ+’lar, Boğaziçi direnişini büyüten ve yayan üniversiteliler, İkizdere’de doğasını ve yaşamını savunanlar, tüm direnen kesimler, saldırıların içinden açığa çıkardıkları özgürlük havasını içlerine çekebilmektedir. Tüm bu direnişler kendi tarihlerini, kendi hikâyelerini yazmaktadır.

Direnişleri bir adım daha ileri taşımak için mücadele edenler ise görmektedir ki aslında tüm bu direnişlerin içinde bir parça da Gezi Direnişi vardır. Ethem, Abdullah, Ahmet, Hasan Ferit, Medeni, Mehmet, Ali İsmail, Berkin bugün gelişen eylemliliklerin, direnişlerin içinde mücadeleye devam etmektedir.

Gezi Direnişi’ne katılmış, belki ortak mutfakta çalışmış, belki kütüphane kurmuş, belki talcid sıkmış, belki bir barikatı tutmuş, belki pencerelerdekilere “Gel, gel” demiş olanlar bugün pencerelerinden gelişen direnişler için ses çıkarmaktadırlar. Gezi’de “Artık herkesin bir hikâyesi var!” denilen hikâye sahipleri ona sahip çıkmalı, gelişen direnişleri öğrendikleri derslerle büyütmek için harekete geçmelidir.

Evet, bir daha Gezi olmayacak. Dünden ve bugünden öğrendiklerimizle, dünyada ayağa kalkan lanetlilerden öğrendiklerimizle, daha ilerisini, sınıfsız, sömürüsüz, özgür bir dünyayı yaratmak mümkündür

Şimdi Gezi Direnişi ruhuyla dayanışmayı, ortak mücadelemizi büyütmenin zamanıdır. Hep birlikte sokaklarda, taleplerimizle, direnişi büyütelim!

Direne Direne Kazanacağız!

Gezi Şehitleri Ölümsüzdür!

Basın Açıklaması: 31 Mayıs Pazartesi

Saat: 19.00

Yer: Tuzluçayır Meydanı

AKA-DER, ANA FATMA CEMEVİ, BDSP, BİRLEŞİK MÜCADELE GÜÇLERİ, HDK MAMAK, HDP MAMAK, KALDIRAÇ, TİP MAMAK