Pazartesi, 20 Temmuz 2026

Dilovası İşçi Katliamı için Ankara’da da Adalet Nöbeti



8 Kasım 2025’te gerçekleşen Dilovası Katliamı’nda yaşamını yitiren 3’ü çocuk 7 işçi için Gebze Kent Meydanı’nda 5 haftadır devam eden Adalet Nöbeti, 21 Temmuz’da görülecek 3. Duruşma öncesinde eşzamanlı olarak Ankara da dahil 14 ayrı kente taşındı.


Dilovası’nda Ravive Kozmetik Fabrikası adı altında kaçak bir biçimde işletilen parfüm atölyesindeki yangında hayatını kaybeden işçi ailelerinin Gebze’de başlattıkları Adalet Nöbeti 5. haftada devam etti. 21 Temmuz’da yapılacak 3. duruşma öncesinde gerçekleşen son nöbete 14 ayrı kentten ses verildi. Ayrıca Gayrettepe, Bolu Kartalkaya, Sakarya Hendek ve 6 Şubat depreminde yitirdiklerimiz için adalet mücadelesi veren ailelerle de bir araya gelindi.

Aydın’dan Zonguldak’a, Tekirdağ’dan Muğla’ya, Çanakkale’den Soma’ya, Bursa’ya Eskişehir’e kadar 14 ayrı kentte yapılan açıklamalarla ailelerin “adalet için dayanışmayı büyütelim” çağrısına yanıt verildi, 14 kentte eşzamanlı düzenlenen adalet nöbetlerinde sorumluların cezalandırılması, kamu görevlilerinin yargılanması talep edildi.

Ankara’da da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen “Adalet Nöbeti”nde ortak basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada “Herkes için adalet, Dilovası için adalet istiyoruz. Sorumlular yargılansın!” denildi.

Nöbete Alınteri, Umut-Sen, Adalet Peşinde Aileleri, Varto Doğa Derneği, Kırklareli Sisli Vadi Katliamı’nda yaşamlarını yitirenlerin aileleri, Adalet mücadelesi yürüten motokurye Samet Özgül’ün ailesi de destek verdi.

Nöbette “Dilovası için, deprem davaları için, Akbelen için, Gayrettepe için, İliç için, Kartalkaya için adalet”, “Tutuklama kimler için istisna, Kimler için ceza yöntemidir.”, “Daha kalabalık olabilirdik, eğer yaşasalardı” yazılı dövizler taşındı.

Yapılan ortak basın açıklamasını Umut-Sen üyesi Şevval Sarı okudu. Açıklamada şunlar dile getirildi:

İş cinayetleri ve yine aynı düzenin ürünü olan Çorlu Tren kazası, depremde kaybettiklerimiz, Kartalkaya yangını gibi ihmalle aramızdan alınanlar günümüz dünyasında insan canının herhangi bir korku duyulmadan hiçe sayılabildiği. Maliyete indirgenebildiği ve kaybettiğimiz yurttaşların kader kurbanı olarak karşımıza çıktığı bir tabloyla bizi baş başa bırakıyor. Bunun bir örneği olarak Dilovası işçi katliamı para hırsı ile kaçak olarak işletilen bir işletmede gerçekleşmiş olsa da bu koşullar kendiliğinden değil. Türkiye’de bahsettiğimiz davaların hiçbirinde etkin cezalandırmanın yapılmaması ve kamu görevlilerinin, yurttaşların canından çok patronların ve işletmelerinin gözetilmesiyle insan eliyle, devleti yönetenler tarafından yaratılmıştır.

Dilovası için adaletin sağlanmasının tüm katliamlar için adalet sağlanmasında önemli bir adım olacağının belirtildiği açıklama “Biz Dilovası nezdinde herkes için adalet istiyoruz, Ailelerin duyurdukları adalet nöbeti takviminin bu son gününde bir araya gelerek tüm kamuoyuna duyurmak isteriz ki tüm katliamlar için adalet sağlanana kadar tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacaktır. Meydanlarda buluşup adaleti aramak, bulup da getirmek üzere basın açıklamamızı burada sonlandırıyoruz” denilerek Adalet Nöbeti’ne geçildi.