Pandemi süreci boyunca yüz yüze eğitime ara verildi. Bu aranın pandemi koşullarında da yüz yüze eğitime geçişin koşullarının yaratılması için kullanılması gerekirdi. Fakat böyle olmadığını okullardan gelen haberlerden, eğitim emekçilerinin ve ailelerin yaptığı açıklamalardan ve bizzat gerek toplu taşıma araçlarında gerekse okul giriş çıkışlarındaki manzaradan anlıyoruz.
Zaten devlet okullarının -imam hatipler hariç- oldukça bakımsız olduğu, bazılarında temizlik görevlilerinin bile bulunmadığı, bulunabilmesi için velilerin adeta haraca bağlandığı, sınıfların tıklım tıklım dolduğu koşullar sözkonusuyken şimdi bu koşullarda hiçbir değişiklik yapılmadan yüz yüze eğitime başlandı.
Bu koşullarda okullarda koronanın hızla yayıldığı haberlere de yansıyor. Bilecik’teki Refik Arslan Öztürk Fen Lisesi’nde yatılı okuyan 3 öğrencinin koronavirüse yakalanması ve 31 öğrencinin karantinaya alınması sadece bir örnek.
Öğrenci Veli Derneği’nin (Veli-Der), yüz yüze eğitimin birinci haftasıyla ilgili hazırladığı rapor bu açıdan oldukça çarpıcı. Veliler birçok okulda temizlik ve güvenlik görevlisinin bulunmadığını, öğretmen açığının olduğunu, vaka haberlerinin gelmeye başladığını belirtti.
Bu koşullarda yüz yüze eğitim sürdürülebilir değil
Veli-Der; aşı, hijyen, havalandırma, fiziki mesafe gibi önlemlerinin alınmadığı koşullarda yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olamayacağı konusunda uyardı:
“Okullardan art arda vaka, karantina haberleri geliyor. Yüz yüze eğitimin ilk haftası olmasına rağmen alınmayan önlemler nedeniyle okullarda salgın yayılımı artıyor. Gerekli önlemlerin alınmaması durumunda önümüzdeki günlerde okullarda salgının daha da artacağı somut bir gerçeklik…”
‘Yeterli temizlik görevlisi yok’
Veli-Der, yeterli öğretmen ataması yapılmadan, yeterli temizlik personeli görevlendirilmeden, ek derslik sağlanmadan, okulların açılmasının öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin sağlığını riske attığını belirtti.
“İŞKUR—MEB protokolü çerçevesinde TYP (Toplum Yararına Program) kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı’nda ve farklı kurumlarda istihdam edilecek temizlik, güvenlik görevlilerinin görevlendirilmeleri her yıl ekim ayı içerisinde başlıyor ve haziran ayında işten çıkarılıyorlar. Takvim yüz yüze eğitimden önce başlatılmadığı için okulların büyük çoğunluğunda yeterli temizlik görevlisi hâlâ yok. Görevlendirilecek temizlik, güvenlik görevlileri farklı kurumlarda da görevlendirildiği için ihtiyacı karşılamaktan oldukça uzak sayıda görevlendirmeler yapılıyor.”
Türkiye’nin farklı kentlerinde şubeleri bulunan Veli-Der, okullarda ortaya çıkan temizlik personeli eksikliğinin kaydını tutuyor. Dernek bu durumu bir örnek üzerinden şöyle anlatıyor: “Keşan’ da 56 tane okul var. Sadece 35 okulda TYP’li personel görevlendirilmesi planlanıyor. 21 okulda temizlik, güvenlik görevlisi sorunu devam edecek. Bu tablo ülkemiz genelinde geçerli…”
15 öğretmen ataması ihtiyacı karşılamaktan uzak
Milli Eğitim Bakanlığı 15 bin öğretmen atamasının gerçekleştirileceğini açıkladı. Bu rakamın ihtiyacı karşılamakta uzak olduğunu belirten Veli-Der, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“MEB’ in verileri ile dahi en az 170 bin öğretmen ataması ihtiyacı var. Açıklanan öğretmen atama takvimi ile de görüyoruz ki; öğretmenlerin ataması şubat ayında gerçekleşecek. 2022’de göreve başlayacak öğretmenler hemen göreve başlatılacakmış gibi yaratılmaya çalışılan bir algıyla karşı karşıyayız. Çocuklarımızın öğretmenlerin hemen şimdi ihtiyacı var. Söz konusu olan çocuklarımızın eğitim hakkı, çocuklarımızın, biz velilerin, eğitim emekçilerinin sağlık hakkıdır. Yaratılmaya çalışılan bu algıyı reddediyoruz. 15 bin öğretmen bir an önce göreve başlatılmalı, yeterli öğretmen ataması acilen yapılmalıdır”
Yoksul mahallelerinde çocukların örgün eğitimden kopuşu hızlanıyor
Derneğin açıklaması şöyle devam etti:
“Yüz yüze eğitimin başlaması ile birlikte okullardan gelen bilgiler ve açıklanan raporlarla okul terkinin ciddi bir risk olduğunu görüyoruz. Yoksul mahallelerin olduğu okullarda, meslek liselerinde, dezavantajlı kesimlerin olduğu her yerde çocuklarımızın örgün eğitimden kopuşu hızlanıyor. MEB; bir an önce okul terki ile ilgili verileri açıklamalı, yoksul ailelerin çocukları için acilen maddi destek sağlanmalıdır. Telafi programı için yeterli bütçe ayrılmalı, hazırlıklar yapılmalı, örgün eğitimden kopuşla ilgili önlemler bir an önce alınmalıdır.”
Kalabalık okullar-sınıflar sorunu devam ediyor
“Kalabalık okullar, sınıflar sorunu devam ediyor. MEB hiçbir önlem almadan tam zamanlı tüm kademelerde yüz yüze eğitimi başlattı. Yoksul mahallelerde bulunan okullar başta olmak üzere salgında yüz yüze eğitim 40-50-60 kişilik sınıflarda fiziki mesafe sağlanması mümkün olmadan devam ettiriliyor. Bu koşullar devam ederse önümüzdeki haftalarda salgın yayılımı okullarda daha da artacak. MEB; ülke genelinde bağlayıcı kararlar almalıdır. 13 Eylül Pazartesi gününden önce mutlaka ders süreleri azaltılmalı, sınıflar seyreltilmeli, okulda bulunan süre azaltılmalıdır.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!