AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korona karantinası biter bitmez yaptığı ilk açıklamalardan biri, işçi ve emekçiler için can yakıcı bir sorun haline gelen elektrik ve doğalgaz fiyatları konusunda oldu. TEDAŞ’ın 21 bölgeye ayrılarak yandaş şirketlere adeta peşkeş çekildiği ve bu şirketlerin kelimenin gerçek anlamıyla bir vampir gibi hareket ettikleri bu koşullarda Erdoğan “Muhalefetin spekülatif, elektrik ve doğalgaz konusundaki gayretlerini de boşa çıkarmak gerekiyor. Muhalefetin yaygarasını kopardığı gibi bir durum söz konusu değil. Batıda şu anda elektrik fiyatları doğalgaz fiyatları nerelerde bizde ise biz vatandaşımızı rahatlatabilmek için elimizden gelen her türlü indirimi uyguladık ve uygulamaya devam ediyoruz. Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz” diyebildi.
Geçen yılla kıyaslandığında 2-3 katı hatta daha fazlası zamlı gelen elektrik ve doğalgaz faturalarının halkın canını nasıl yaktığını yaşayıp biliyoruz. Bunun en çarpıcı ifadesi de sokaklarda dile geliyor. Erdoğan bu tablo karşısında her zamanki nobranlığıyla “abartılacak bir şey yok” diyor ve gerekli düzenlemeleri yaptığını belirterek herhangi bir iyileştirmeye gitmeyeceklerini de ilan etmiş oluyor.
Bir faturasını ödeyemediğinde bile emekçinin elektriğini kesen, hacizler çıkaran enerji şirketlerinin TEDAŞ’ın kendilerine peşkeş çekildiği yıllardan kalan milyonluk borçlarını halen ödemediği biliniyor. Bu gerçek Sayıştay raporunda 201 milyon TL olarak geçiyor. Dahası bu vampirlerin sözleşme gereği ödemesi gereken reklam ve kira gelirlerine de çöktükleri belirtiliyor.
Bunları geçtik, devletten aldığını halka 5 misli pahalıya sattıkları gerçeği ortada duruyor. Buna göre artık çeteleşmiş bu yandaş şirketler devletten 31 kuruşa aldığı elektriği halka 165, ticarethanelere 273, sanayiciye ise 175 kuruşa satıyor. Üstüne bir de herhangi bir arıza durumunda (Isparta’da olduğu gibi) yükümlülüklerini yerine getirmiyorlar ve onları da devletin olanakları seferber edilerek gideriyorlar. Bunlardan Cengiz’in trafoların maliyetlerini devlete yıktığı daha yeni haberleştirildi.
Tablo böyleyken Erdoğan’ın sanki böyle bir soygun ve o soygunun yarattığı yıkım yokmuş da burjuva muhalefet siyaset yapıyormuş ya da dünyadaki enerji krizinin buraya doğal yansıması yaşanıyormuş havası yaratarak gerçeği çarpıtan söylemleri bile başlı başına bir eylem çağrısıdır.
Enerjide ciddi bir krizin kapıda beklediği ve fakat vampirleşmiş yandaş firmaların bu krizin ederini de halka kesilmiş yüksek faturalardan çıkarmaya çalıştıkları böylesi bir dönemde yapılacak şey açık: Faturaları ödememek, sokaklara yansıyan isyanı birleştirmek ve en azından geçici de olsa enerji şirketlerine peşkeş çekilen dağıtım işinin kamulaştırılmasını talep etmek siyaset yapıyormuş
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!