Emine Erdoğan’ın duyurduğu Sıfır Atık Projesi ve geçen sene kurulan Türkiye Çevre Ajansı, katı atığın bile belirli sermaye grupları ve onların etrafında kümelenmiş şirketler ağı üzerinden merkezileştirilmiş bir kâr alanı haline getirilmesinin somut ifadesiydi. Bu yöndeki adımlar hızlandırılmış, atık kağıt toplayarak yaşayabilen emekçiler ilk hedef haline getirilerek, polis ve zabıtalar eliyle saldırının hedefi haline getirilmişti. Geçen yaz İstanbul Valiliği’nin 23 Ağustos’ta kağıt toplayıcılığının yasaklanmasına yönelik aldığı karar sonrasında, atık depolarına baskınlar düzenlenmiş, işçiler gözaltına alınmış ve sokakta atık toplamaları çekçeklerine el konularak engellenmişti.
Çöplerden atık toplayarak geçimini sağlamak dışında bir seçeneği olmayan yaklaşık 500 bin emekçinin bir anda açlıkla burun buruna bırakılması ve çöpün rantının bile sermayeye peşkeş çekilmesinin ardından başlayan tartışmalar, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın konuya ilişkin yönetmelik hazırlayacağı açıklamalarıyla sürmüştü.
Milliyet’ten Mithat Yurdakul’un haberine göre Bakanlığın yakında son halini alacak çalışması kapsamında, atık toplayıcılara kimlik ve üniforma verilecek. Atık toplayıcıları ilçe belediyelerine bağlı çalışacak, ancak belediyelerden herhangi bir ücret almayacak. Topladıkları atıklarla geçimini sürdürmeye çalışacak.
Kanunen kağıt toplayıcılığı diye bir sektör yok. Topladıkları atıklar firmalar tarafından belgelendiriliyor ancak toplayıcıların yasal statüleri, dolayısıyla herhangi bir güvenceleri yok.
Bakanlığın hazırladığı mevzuatla sözümona yasal statü kazanmış oluyorlar. Fakat bu sefer de ücretli işçi olmadıkları gibi, belirlenen kontenjan ve alanlarda çöp toplamaları dayatılıyor. Yüz binlerce emekçinin geçim alanı olan katı atık toplayıcılığının belediyelerin belirlediği alanlarda ve belirli bir kontenjanla yapılması geride kalan binlerce emekçinin tamamen yasadışı hale getirilmesi, birbirlerinin karşılarına çıkarılmaları dışında bir anlam taşımıyor.
Katı atık işçileri de düzenlemenin bu niteliğine karşı çıkıyor zaten.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!