Erzurum’un Karayazı ilçesindeki Karşıyaka İlkokulu’nda görevli olduğu belirtilen B.G.E, N.U, H., B.K isimli öğretmenlerin, ‘Hoş geldiniz’ yazan kent girişindeki tabelanın Kürtçe bölümünü kapatarak ve kapatılan bölümü kastedip “Tabelanın diğer kısmında da ‘hoş geldiniz yazıyor’, ama o kısma olan hareketimiz belli” notuyla hakaret anlamına gelen el hareketiyle fotoğraf çektirmelerinin yankıları devam ediyor.
Bu paylaşımı yapan öğretmenler, milli eğitimdeki kadrolaşmanın, eğitim sistemi ve bu sistemin yarattığı öğretmen tipolojisinin yeni bir özeti oldular. Paylaşımın sosyal medyaya ve basına yansımasının ardından açılan soruşturma kapsamında verdikleri ifadeler ya da öğretmenlerden Berfu Katı’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaysa o ırkçı paylaşımlarının üzerine tüy dikecek nitelikte. En hafif ifadeyle karşısındakileri aptal yerine koymak mı dersin, samimiyetsizlik mi, her şey var bu açıklama ve ifadelerde. Ayrıca nerelerden güç aldıklarını ve yaptıkları şeyin insanlık düşmanlığı olduğu gerçeğine yabancılıklarını da ele veriyorlar.
Irkçı paylaşımlarla ilgili soruşturmaların nereye başlanacağı malum!
Tepkiler üzerine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce öğretmenlere idari, savcılık tarafından da adli soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Bu soruşturmaların sonunun da 5 Nisan 2021’de Mardin’in Nusaybin ilçesi Girmeli Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde görevli öğretmen Büşra Tarım hakkında yürütülene benzeyeceği şimdiden malum.
Tarım da sosyal medya hesabından “Artık tayinim çıkabilir mi Allah’ım. İnsanların Kürtçe konuşmasına tahammülüm kalmadı” ifadelerini kullanmış, hakkında açılan soruşturma takipsizlikle sonuçlanmış, üstüne bir de başka bir okula gönderilerek koruma altına alınmıştı. O paylaşımını “Manevi ıstırapla yaptığı” söylenerek de adeta teşvik edici bir tutum takınılmıştı.
İnsanları aptal yerine koyacak bir kibir ve pervasızlık!
Söz konusu öğretmenler, verdikleri ifadelerde, hareketin Kürtçe’ye yönelik olmadığını savundu.
Tabelanın Kürtçe bölümünü kapatarak el hareketi yapan öğretmenler, savunmalarında “Tayinlerimizin çıkma dönemine yaklaştığımızı ve bir daha Karayazı’ya dönmeyeceğimizi vurgulamak istedik” dedi.
O fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşan öğretmenin AKP’nin arka bahçesi olan Eğitim-Bir-Sen’e üye olması ve eşinin sendikanın Karayazı temsilcisi olmasıysa hiç şaşırtıcı değil.
‘Cımbızlanmış’ denilerek geçiştirilebilir mi?
Bu gelişmelerin ardından sosyal medya üzerinden açıklama yapan öğretmenlerden Berfu Katı, doğum iznine ayrılacak ve dönem sonunda birlikte tayin talebinde bulunacakları için birlikte anı fotoğrafı çektiklerini belirterek, “Bu resimler toplu olarak incelendiğinde ve değerlendirildiğinde bu durum net olarak görülür. Paylaştığımız resimler arasında sadece birisi cımbızlanarak bağlamından kopartılıp asılsız bir şekilde ırkçılıkla suçlanmamızı kabul etmiyoruz ve şiddetle reddediyoruz” dedi. Sanki cımbızlandığını söylemek o fotoğraftaki ırkçı saldırganlığı ortadan kaldıracakmış gibi!..
Oradaki ifadelerinin “Kürtçe ile ilgili olmadığını” olmadığını iddia eden Katı, şunları yazdı:
“Bu ülkede yaşayan, bu ülkenin vatandaşı olan birçok dil ve lehçe kullanan insanlar hepsi kardeştir, hepsi birdir, bunun başka bir ifadesi yoktur. Ancak bu paylaşımlardan sadece bir tanesi alınarak, provakatif eylemler ile bugüne kadar mesleğini layığıyla yapan, çocukları gönülden seven, yaşadığımız bölgedeki çevre ve esnaf tarafından sevilen ve iyi geçinen insanlar olarak, ırkçılıkla suçlanmak bizleri hedef gösterip başka amaçlar için kullanmış, nefret ve kin söylemleri yapılmıştır.
Gizli sosyal medya hesaplarımızdan paylaştığımız fotoğraflarımızı izinsiz ve suçlayıcı şekilde paylaşan, bizleri iftira ile provakatif eylemler içinde hedef göstererek ölümle tehdit eden kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!