Camilerde, Kur’an kurslarında gerçekleşen çocuk istismarlarına ya da kız çocuklarının nikah adı altında istismar edilmesinin resmileştirilmesi çabalarına ses etmeyenler, bu alçaklığı yapanın kimliği mülteci-göçmen olunca olayı hızla ırkçı-şoven bir kampanyaya dönüştürüyorlar.
Çok uzağa gitmeye gerek yok, daha dün istismarcı müftüye plaketli-yemekli uğurlama yapılmışken seyredenler dün akşam İstanbul Esenyurt’ta yabancı uyruklu bir şahsın çocuğa istismarda bulunduğu iddialarına karşı sosyal medyada kapsamlı bir mülteci düşmanlığı kampanyası başlattılar.
Bu kampanyanın temel motivasyonu Esenyurt’ta bir camide çocuğun bir kişi tarafından taciz edildiği iddiasının ötesinde bu kişinin yabancı uyruklu olmasıydı. Mahalleli affedilmez bir suç olan istismarı yapanın kimliğini bilerek mi sokağa döküldü bilinmez ama sosyal medyadaki ırkçı-şoven histerinin esas kaynağı bu oldu. Sotede bekleyen ırkçı güruhlar mal bulmuş mağribi gibi olayın üstüne atlayarak olayı hızla “sınır namustur”, “tacizciyi değil sınırlarımızı koruyun” üst başlığına bağladılar.
İstismarcı kişi polis koridorunda çıkarılırken binlerce kadının cinayetlerden korumaması, yaygınlaşan çocuk istismarının önlenmesine ilişkin düzenlemelerin yapılmamasına tepki göstermeyenler, bu şahsın korunmasına uyruğu nedeniyle saldırgan söylemlerle tepki gösterdiler.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!