Geleceğin Türkiye’si için Hafıza, Hakikat ve Hesaplaşma Konferansı gerçekleştirildi.
Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), “Geleceğin Türkiye’si için Hafıza, Hakikat, Hesaplaşma” konulu konferans düzenledi. İnşaat Mühendisleri Odası Konge Kültür Merkezi’nde düzenlenen salona Cumartesi Anneleri, Çorlu Tren kazası, Soma Katliamı, Gezi Direnişi, Roboski Katliamı, Suruç ve 10 Ekim Katliamları, Tahir Elçi, Hrant Dink, Emine Şenyaşar’ın fotoğrafları asıldı.
Konferansın açılış konuşmasını Rıza Türmen yaptı:
Türmen konuşmasında, “Geçmişimiz bugündür. Geçmişi geleceğe bağlayan köprü sorumluluk köprüsüdür. Bu köprü kurulmazsa çocuklarımıza vereceğimiz gelecek, doğru bir gelecek olmayacak” dedi
10 Ekim Aileleri için Elif Özdemir: “103 canımızı katlettiler. Adalet, bu zihniyetle gelmeyecek. Göstermelik mahkemelerle, talimatlı hakimlerle savcılarla bu adalet gelmeyecek. Adalet bizim mücadelemizle, direncimizle, bir arada oluşumuzla gelecek. İyi ki bir aradayız.”
Barış Akademisyenleri için Prof. Dr. Işıl Ünal: “Bilim insanı olmak, sınırlamalara, iktidara, baskılara rağmen mücadele etmektir. Biz üstümüze düşeni yaptık.”
Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin de konferansa gönderdiği mektup okundu.
Cumartesi Anneleri adına Özgür Gündem gazetesinde iken katledilen gazeteci Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe: “Ağabeyimin davası zamanaşımına uğradı. Annem 1995 yılından beri eylemde yer alıyor. Bizler cezasızlığın ortadan kaldırılmasını istiyoruz.”
Farplas Direnişi için Nejla Dolaşık: “Kapitalist sistem faturayı emekçilere ve biz kadınlara çıkartıyor. Biz örgütlenerek üstümüze düşeni yapıyoruz. Bu düzeni değiştirmek bizim elimizde.”
Çorlu Tren Kazası için Mısra Öz: “Kazada 5 yaşındayken annesini kaybeden Kemal geçen gün teyzesine, ‘Annemi unutmaya başlıyorum. Annemi unutmam değil mi teyze?’ demiş. Biz Kemal’e annesini unutturmayacağız. Biz çocuklarımız için hesap soracağız.”
Roboski Aileleri için Ferhat Encü: “Sistematik bir yok etme politikası ile karşı karşıyayız. Bu cezasızlık politikası ülkede bir yönetim biçimi haline getirilmek isteniyor. Elbette adalet sağlanana kadar peşini bırakmayacağız, hesap soracağız.”
Cezaevindeki hasta tutsaklar adına söz alan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Alişan Şahin: Ülkede zulme uğrayan halkların hafızasının silinmesi için mücadele verildiğini dile getirdi. Bunun başarılı olmadığını ifade eden Şahin, “Burada yaptığımız aslında hafızalarımıza yeni hafızalar eklemektir. Gelecek için hukuki hesaplaşmayı nasıl örgütleriz diye bir şeyler ortaya konulması gerekir.”
301 madencinin hayatını kaybettiği Soma Katliamı’na ilişkin konuşan Kamil Kartal, iktidarın tepkiyi bastırmak için çeşitli vaatler gündeme getirdiğini hatırlattı. Kartal, “Soma’da 301 anne, baba evlatsız kaldı. 432 çocuk yetim kaldı. Katliamdan sonra on bir çocuk doğdu. Tüm bu yaşananların karşısında birleşik bir mücadele süreci inşa edilmeli” ifadesini kullandı.
Kobanê ile dayanışmak için sınırı geçmek isteyen ve 20 Temmuz 2015 tarihinde katledilen gençlerin aileler adına konuşan, katliamda eşi Ferdane ve oğlu Nartan’ı kaybeden Metin Kılıç, “Bu davalar biz bitti demeden bitmeyecek. Sorumlular hesap vermediği sürece gerçek adalet sağlanmayacak” dedi.
Hakikat bölümünde
Ekolojinin ve Kentin Hakikati: Gezi Davası’nda ceza verilen ve tutuklanan Mücella Yapıcı’nın üzerine cezaevinden gönderdiği mesajı okundu. Yapıcı’nın mesajı şöyle: “Umudu örgütlemeye, konuşmaya, sadece konuşmaya değil, birbirimizi dinlemeye, birbirimizin elinden tutarak mücadele etmeye devam etmek zorunda olduğumuz günlerdeyiz.”
Türkiye Dış Politikasının Hakikati başlıklı konuşmasıyla Mühdan Sağlam: “Hakikati geriden takip etmek durumunda kaldığımız bir dönemden geçtik, izlerini görüyoruz. Karışık bir menü olarak adlandırdığımız ekonomi politikaları, Türkiye dış politikasının birer yansımasıdır.”
Yargının Hakikati başlıklı konuşmasıyla İlhan Cihaner: “Yargı, iktidar ilişkilerinden bağımsız değildir. Türkiye’de hiçbir dönemde olmadığı kadar yargı tercihini sermayeden yana kullanmıştır, sınıfsal bir tercih yapmıştır.”
Devletin Hakikati başlıklı konuşmasıyla Ahmet Şık: “Burada anlatılan hikayeler, son 20 yılda birikmiş bir hesaplaşma arzusunu anlatıyor. Yeni Türkiye inşasında hafızayı diri tutarak, asgari hukuk normlarıyla doğacak hesaplaşmadan kimse kuşku duymasın.”
Ekonominin Hakikati başlıklı konuşmasıyla Bahadır Özgür: “Bugünkü ekonominin hakikatini iktidardan bağımsız düşünemeyiz. AKP döneminde, ancak iç savaşlarda görülebilecek bir bölünmüşlük yaşanıyor.”
Emeğin Hakikati üzerine Mert Büyükkarabacak söz aldı. Çöktürme Planı’nın tüm ezilenlere dönük olduğunu söyleyen Büyükkarabacak, işsizliğin azalmadığını, büyüdüğünü, güvenceli işlerde çalışanların ise sayısının çok çok azaldığını belirtti. Büyükkarabacak, kadın işsizliğine de dikkat çekerek, “Cinsiyet ayrımcı politikalarda emek boyutunda ciddi boyuttadır. Asgari ücret ile çalışanların oranı yüzde 60’tır. Küçük köylüler topraklarını ekemiyor” diye belirtti.
Kadınların Hakikati başlıklı konuşmasıyla Fidan Ataselim: “Kadınlar bu ülkede ve dünyanın bir çok yerinde kendi hayatları hakkında kararlar aldığı için öldürülüyor. Kadın cinayetleri azalmıyor, şüpheli kadın ölümleri artıyor. Kadınların yaşam hakkı için mücadele edeceğiz.”
Sağlığın Hakikati başlıklı konuşmasıyla Dr. Esin Davutoğlu Şenol: “Pandemi hepimizin hakikati oldu, yeryüzüyle ne kadar hastalıklı bir ilişki kurduğumuzu gösterdi. Sağlığın bir reformla, bir devrimle düzelmesi gerekiyor. ‘Sağlıkta dönüşüm’ masalından pandemi bizi uyandırdı.”
Hukukun Hakikati üzerine söz alan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Bir ülkenin rejimi neyse hukuk düzeni odur. Savunmayı geliştiriyoruz, argümanlar geliştiriyoruz ama Milli Güvenlik Kurulu’nun oluşturmuş olduğu özel yargılama sistemi karşımıza çıkıyor ve bir yerde tıkanıyoruz.
Çocukların Hakikati üzerine de Sevinç Koçak söz aldı. Toplumsal olayların en çok etkilediğinin çocuklar olduğunu dile getiren Koçak, karar alma mekanizmalarında çocukların olmadığını belirtti.
Kürt Sorununun Hakikati üzerine söz alan HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, tutuklu siyasetçilerin isimlerini andı. Her sorunun çok önemli olduğunu, etrafında mücadele etmenin olduğunu dile getiren Kurtulan, “Aslında bizim yaşadığımız ölerek, bedelini ağır ödeyerek yapılan mücadelenin adıdır. Kürtler vardır, mücadelesini her yerde vermeye çalışıyor. Tüm ihlaller önce bizim üzerimizde, yaşadığımız coğrafyada uygulanıyor, sonra Türkiye’ye yayılıyor” dedi.
Hesaplaşma bölümünde parti başkanları konuşma yaptılar. Konuşmaların ardından konferans sonuç bildirgesi okundu.
Sonuç Bildirgesi‘nde şunlar dile getirildi:
“Hatırlıyoruz. 301’i Soma’dan. 104’ü Ankara’dan, otuz dördü Roboski’den, otuz üçü Van’dan, Sivas’tan… Hatırlıyoruz. Haziran’ı Berkin’den. Temmuz’u Oğuz Arda’dan. Eylül’ü Ceylan’dan. Ekim’i Veysel’den. Kasım’ı Uğur’dan. Cumartesileri Dilek’ten, Davut’tan, İlyas’tan ve gözaltında kaybedilen daha nice çocuktan… Hafızamızda, unutmuyoruz. Gözlerimizi kapatmıyor, kulaklarımızı tıkamıyor, yüzümüzü çevirmiyoruz. İçinde yaşadığımız düzenin hakikati tüm çıplaklığıyla karşımızda. Bu, emekçiyi sömürüp sırtına basarak zenginleşen sermayenin hakikati. Kadınları sömüren, ezen, taciz eden, katleden ataerkinin hakikati. Kürdü ikinci sınıf sayıp hakkını gasp eden ırkçılığın hakikati. Aleviyi, inançsızı, kendinden olmayanı eşit saymayan mezhepçiliğin hakikati. Özel harbiyle, kontrgerillasıyla, mafya ve çeteleriyle devletin hakikati. Katili, hırsızı koruyup, mağduru, mazlumu gadre uğratan adaletsizliğin… Başka halkların topraklarına göz koyan yayılmacılığın ve savaşın… Kentlerimizi ve doğayı tüm canlılar için yaşanmaz kılan yağmacılığın… Toplumu eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve çalışma haklarından mahrum bırakan piyasacılığın hakikati.
Davet ediyoruz. Geçmişi hatırlayıp, geleceği değiştirmeye, hakikati bilip, yenisini kurmaya, yüzleşmeye, sorumlulardan hesap sormaya ve kol kola girmeye davet ediyoruz. Biz yapacağız, siz izleyin demiyoruz. Hafızamızı ortaklaştırırsak, hakikati dile getirirsek, hesabını birlikte sorarsak, mücadele edersek değiştirebiliriz. Emek için, adalet için, eşitlik için, özgürlük için, barış için, demokrasi için bir oluyoruz, birlik oluyoruz. Geleceğin Türkiye’sini birlikte kuruyoruz.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!