TÜİK’in enflasyon oyunları ücret ve maaşları belirleyecek



TÜİK’te ardı ardına yapılan görevden alma ve atamalar sonrasında açıklanan mayıs ayı enflasyon oranının işçi, memur ve emeklilerin maaşlarına-ücretlerine temmuz ayında yapılacak zammı belirleyeceği açıktı. Nitekim öyle de oldu. TÜİK’in çocukları bile öfkelendirecek enflasyon oranları aynen maaş ve ücret artışlarına yansıtılıyor. TÜİK aylık enflasyonu yüzde 2,98, beş aylık enflasyonu yüzde 35,64, yıllığı da yüzde 73,50 …


TÜİK’te ardı ardına yapılan görevden alma ve atamalar sonrasında açıklanan mayıs ayı enflasyon oranının işçi, memur ve emeklilerin maaşlarına-ücretlerine temmuz ayında yapılacak zammı belirleyeceği açıktı. Nitekim öyle de oldu. TÜİK’in çocukları bile öfkelendirecek enflasyon oranları aynen maaş ve ücret artışlarına yansıtılıyor.

TÜİK aylık enflasyonu yüzde 2,98, beş aylık enflasyonu yüzde 35,64, yıllığı da yüzde 73,50 olarak açıklamıştı. Artık hiçbir güvenirliği kalmayan bu kurum üstüne bir de her ay açıkladığı karşılaştırmalı fiyat listesini bu ay paylaşmamıştı.

TÜİK’teki atamalar, görevden almalar sonrasında yapılan açıklama doğrudan temmuz ücret-maaşlarına aktarılarak artışlar yapılacak. Enflasyonun 3 haneli olduğu, bazı temel tüketim kalemlerinde yüzde 200-250’leri zorladığı bu koşullarda günlerdir beklenen ücret-maaş zamlarının da buna göre netleştiği belirtiliyor.

Sabah’taki habere göre TÜİK’in açıkladığı beş aylık yüzde 35,64 oranındaki enflasyon aynen SSK ve Bağ-Kur emekli maaş zammı olarak kesinleşti. 2022 yılı 5 aylık memur enflasyon farkı ise yüzde 28,14 olarak belli olurken, yüzde 7 toplu sözleşme zam oranı ile de memur zammı yüzde 35,14 olarak kayıtlara geçti.

Bunun adına da “vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz!” deniliyor. Havuz medyasıysa şu anda yapılması planlanan bu zamları allayıp pullayıp pazarlamaya çalışıyor.

Açlık sınırının asgari ücreti geçerek 6 bin 17 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 19 bin 602 TL’ye çıktığı ve ücretli çalışanların hemen hepsinin asgari ücrette eşitlendiği bu koşullarda yapılacak yüzde 35,64 ya da 28,14’ün cebe girmeden eriyeceği açık. Bu, işçi ve emekçilerin yoksullaştırılma-düşük ücretlere mahkum edilerek sermayenin kar oranlarını garantileme siyasetinin pervasızca devam ettirileceğinin ilanıdır.

Krizin daha da derinleşeceği apaçık ortadayken bu oranların büyük bir zammış gibi yansıtılması kavgaya davet dışında bir anlam taşımamaktadır.