DİSK Ankara 1 No’lu Şube Yönetimi geçtiğimiz günlerde akıl almaz bir açıklama yaparak Çankaya Belediyesi taşeron şirketi Çampaş’ta dört işyeri temsilcisini görevden aldığını duyurdu. Atamayla gelmeyip seçilen işyeri temsilcilerinin rejimin kayyum gaspçılığına benzer bir şekilde, tepeden alınan bir kararla görevden alınması başlı başına bir sorunken, bu görevden almaya getirilen gerekçeyse başka bir sorun. Gerekçede “Çünkü önümüzde Çanpaş TİS süreci var ve bu sürece hiç bir arkadaşımızın zarar vermesine müsaade edemeyiz, dolayısıyla göreve geldiğimiz zaman zarfında süreç ile ilgili yanlış bilgilendirme yapan, işçi ile sendika şubesi arasında doğru bilgi akışı sağlamayan, görev gününde işyerine veya sendika şubesine gelmeyen, seçim duyurusu yapılmadan temsilcilik görevini ve gününü seçim çalışmasında kullanan ve şube ile uyum içinde çalışmayan arkadaşımızın, işçi arkadaşlarımıza ve TİS sürecine zarar vereceğini gördüğümüz için dört arkadaşımızı görevden alma zorunluluğu doğmuştur” diye belirtildi.
Kısacası işçilerin oylarıyla seçilmiş temsilciler, yapılan açıklamada da görüldüğü gibi, sadece yönetime muhalif oldukları, onunla aynı şekilde düşünmedikleri için “ben yaptım oldu” yaklaşımıyla görevden alınmıştı! Üstüne bir de utanmadan “önümüz toplu sözleşme dönemi” denilerek!.. Hem de onları görevden alacak mekanizmanın yani işçi iradesini harekete geçirmenin biçimsel gereklerini yerine getirmeye, göstermelik de olsa bunu bir oylamaya sunmaya bile tenezzül etmeden.
Toplu sözleşme süreçlerinin işçilerin en canlı tartışmalar yaptığı, sürece dahil edilerek görüş ve itirazlarını dile getirdikleri oranda sahici bir sınıf agorası olduklarını unutan bu gaspçı-kayyumcu anlayışın bu denli doğallaştırılarak ilan edilmesi, burjuva siyasetin işçi ve emekçilere reva gördüğü “sürüleştirme” yaklaşımından çok da farklı bir yerde durmuyor.
Bu çürüme esasında sınıfın örgütsüzlüğünden güç alıyor
Bu açıdan da bu pervasızlık sadece mevcut sendikalardaki bürokratlaşmanın, çürümenin boyutlarını göstermiyor. Bu çürümenin esas olarak işçilerden güç aldığını ortaya koyuyor. İşçi sınıfının, sınıfın en geniş kitle örgütü olan sendikaları kendi öz çıkarları temelinde işletecek bir denetim mekanizması oluşturamama gerçeğini bir kez daha alenileştiriyor. İradeleşme süreçlerinden ne kadar uzaklaştığının/uzaklaştırıldığının ifadesi oluyor.
Mesele kaç kişinin alındığı mı?
Görevden almayla ilgili açıklamada o kadar ileri gidiliyor ki, “Ayrıca Çanpaş temsilcilerinin on yedi kişiden oluştuğunu ve sadece bu dört arkadaşımız ile ilgili böyle bir karar alınmasının kişisel değil genel anlamda bir sorun olması sebebi ile olduğuna dikkatinizi çekmek isteriz. Şube yönetimi olarak aldığımız kararın arkasında olduğumuzu ve Çanpaş emekçilerinin TİS sürecinin iyi geçmesinin önündeki hiçbir engele müsaade etmeyeceğimizin bilinmesini ister hepinize saygılar sunarız” denilebiliyor. Yani ellerinden gelse daha çoğunu da alacaklar ya da “ne var bunda on yedi kişiden dördünü aldık, onlar da çıban başıydı” demek istiyorlar. Mesele sayıymış gibi!
Yevmiyeler kesildiğinde de ses edilmemişti
Belirttiğimiz gibi sınıf sendikacılığı çizgisini çoktan geride bırakmış olan DİSK-Genel İş asıl işçi sınıfının ve üyelerinin bu örgütsüz tutumundan nemalanmaktadır.
Aslında yakın geçmişte birçok örneğini görmüştük. Mesela son TİS sürecinde iki günlük iş bırakma eylemi sonrasında iş bırakma eylemine öncülük ettiği düşünülen işçilerin yevmiyeleri kesildiğinde işçiler bunun basına yansımasını istemediler, sendikanın tepkisiz kalışına da ses çıkarmadılar.
Yakın geçmişte de benzer örnekler yaşanmıştı
DİSK- Genel İş 1 No’lu Şube ilk kez işçiler tarafından seçilmiş olan temsilcileri görevden almıyor. Daha önce de işçilerin seçmiş olduğu işçi temsilcilerini görevden alıp kayyım mantığını harekete geçirerek temsilci ataması yapmıştı. O zaman işçiler tarafından fili olarak gerekli tepkiler örgütlenseydi şimdi “şubeyle uyumlu değil” diye işçiler tarafından seçilmiş olan temsilciler, bu kadar rahat ve kolayca görevden alınabilirler miydi?
Ya da her gün yeni zamlarla ücretleri eriyen işçiler iyileştirmeler için ne kadar örgütlü mücadele ettiler?
Sorular, örnekler çoğaltılabilir…
Sosyal medyada tepki göstermek yeter mi?
Birçok belediyede görece iyileştirmelerin yapılması işçilerin mücadeleleri sonucu olurken, Çanpaş işçileri sosyal medyada, Twitter’de tepki göstermekle yetindiler. Hala birilerinin kendileri adına iyileştirme yapmalarını beklerken önümüzdeki TİS öncesinde işçi iradesine açıkça darbe yapılıp seçtikleri temsilciler görevden alınıyor. İşçiler, Çanpaş Temsilcileri Bilgilendirme ve Bilgi Edinme Facebook hesabında duruma veryansın etmekteler. Ama “Bu yeterli mi?” diye sormadan edemiyoruz.
‘Tek korkuları toplu iş sözleşmesidir!’
DİSK-Genel iş 1. No’lu şube tarafından temsilcilik görevinden alınan İmrah can gazetemize ulaşarak konuya ilişkin şunları aktardı:
Şube tarafından 500 kişilik şantiyede 231 oyla seçilmiş temsilciyim, bizleri toplu iş sözleşmesi öncesi görevden almaları aşikardır. İşçi sınıfının iradesine ipotek konulmuştur. Biz Genel İş 1 No’u Şube’ye şunu söyledik: Görevimizi yerine getirmiyorsak işçinin içine gidelim siz anlatın dedik; hayır dediler. Tek korkuları toplu iş sözleşmesidir, bizler o toplu iş sözleşmesine Genel İş 1 No’lu Şube’den daha fazla sahipleneceğiz.
‘Bizlere hiçbir bilgi akışı yapılamadı ki!’
Bizlere tutulan tutanaklar, kesilen yevmiyelerimiz bizi yıldıramaz. Bizler yılmadan usanmadan işçi sınıfı adına mücadelemize devam edeceğiz. Bilgi akışı sorunu vardır demişlerdir. Bizlere hiçbir bilgi aktarmamışlardır. Genel İş 1 No’lu Şube yönetimi şunu unutmasın: O koltuklar kalıcı değildir. İşçisinden temsilcisinden korkmasınlar bizler evimize 1 ekmek daha fazla götürmek istiyoruz. Artık Çanpaş işçisi geçinemiyor, gün geçtikçe içeriye giriyoruz, buzdolabı alışverişi yapamaz hale geldik.
‘Örgütlülüğümüzden korkuyorlar’
Bizleri görevden almanın asıl sebebi toplu iş sözleşmesi, bizler toplu iş sözleşmesine sonuna kadar sahip çıkacağımızdan, olumsuz bir harekette Çanpaş işçisi olarak bizlerin örgütlülüğünden korkuyorlar! İşçi sınıfını hareketlendireceğiz diye. Ama bizler, mücadelenin her zaman içindeydik. Bizler, emeğimize, geleceğimize sahip çıkmak isterken, evimize bir ekmek daha fazla götürmek için mücadele veriyorduk. Genel İş 1 No’lu şube işçi sınıfının seçmiş olduğu dört temsilcisini görevden alarak işçi sınıfının iradesine ipotek koymuştur. Bizler yılmadan usanmadan işçi sınıfının hakkını sonuna kadar arayacağız. O toplu iş sözleşmesine Genel İş 1 No’lu Şube’den daha çok sahipleneceğiz.
Bir temsilci tepki göstererek istifa etti
Temsilcilerin görevden alınmasına tepki gösteren Alaattin Yollu temsilcilik görevinden istifa etti. Yollu istifa gerekçesini Çanpaş Temsilcileri Bilgi Edinme ve Bilgilendirme Facebook Hesabında şu şekilde açıkladı:
Emekçi arkadaşlar uyumlu çalışamıyoruz diye görevden alınan, işçi iradesiyle seçilmiş temsilci arkadaşımı haksız yere görevden aldıkları için ve işçi iradesini hiçe sayan, işçi iradesini tanımayan bir şube yönetimini ben de tanımıyorum ve temsilcilik görevimden istifa ediyorum. Hakkınızı helal edin, iyisiyle kötüsüyle elimizden geldiği kadar görevimizi yerine getirmeye çalıştık, bir yanlışımız eksiğimiz olduysa affola! Gerekli cevabı da siz emekçi arkadaşların vereceğini düşünüyorum ALAATTİN YOLLU
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!