Pazartesi, 29 Haziran 2026

İFM’de faaliyet yürütecek şirketlere teşvik, indirim, muafiyet!



Neoliberal yağma ve talan politikalarının iflasını, onları en çıplak, en vampir haliyle hayata geçirerek aşmaya çalışan, siyasal alanda da buna uygun bir saldırganlık kuşanan faşist iktidar koalisyonu, bu tercihini her adımda daha açık şekilde ifadeye kavuşturuyor. Adına Yeni Ekonomi Politikası dedikleri politikanın özeti de bu zaten. Uluslararası ya da “ulusal” sermayenin türlü çeşit kesimlerinin yatırımlarını …


Neoliberal yağma ve talan politikalarının iflasını, onları en çıplak, en vampir haliyle hayata geçirerek aşmaya çalışan, siyasal alanda da buna uygun bir saldırganlık kuşanan faşist iktidar koalisyonu, bu tercihini her adımda daha açık şekilde ifadeye kavuşturuyor. Adına Yeni Ekonomi Politikası dedikleri politikanın özeti de bu zaten. Uluslararası ya da “ulusal” sermayenin türlü çeşit kesimlerinin yatırımlarını büyütmeyi ya da yatırım yapmasını teşvik etmeyi merkeze koyan, bu noktada da emeği pula çevirmeyi temel strateji haline getiren, buna ek olarak sayısız yasal imtiyaz ve teşvikle sermaye akışını garantilemeye çalışan bu yaklaşımın son ifadesi de İstanbul Ataşehir’de yapımı devam eden İstanbul Finans Merkezi’ne (İFM) yatırımcı çekmeyi garantileyecek imtiyazları içeren yasal düzenleme oldu.

Dünyada finans merkezleri olarak nam salmış Londra, Frankfurt, Tokyo gibi merkezlerle rekabete girişen rejim, işçilerin kanı-canı-pula çevrilen emeği üzerinden yükselen bu merkezi, kapitalizmin o vampir suretinin özeti olan banka-borsa yapılanmasının odaklarından biri haline getirmek için bin takla atıyor. İlk önce projeyi üstlenen müteahhitler tıkanınca zararlarını üstlenerek ve onlara bol bol teşvikler yağdırarak yapım işini hızlandırdı. Finans Merkezi’nin yapımında Emlak Konut üzerinden devleti baş yüklenici haline getirdi.

Yapımı ilerledikçe dikilen o binalara “kiracı” yani yatırımcı arayışı başladı. Devasa bir alana kurulmuş ve sistemin vampir karakterinin simgesi olan bu merkeze uluslararası para sermayenin önemli toplanma adresleri olan şirketleri-bankaları çekmek için adeta yalvarırcasına sayısız teşvik ve garantiyi içeren yasal bir düzenlemeye girişti. Aylar önce gündeme gelen ve İFM’yi böyle bir merkez haline getirmek için bu asalaklar sürüsüne sayısız teşvik ve garanti içeren o teklif, Meclis Genel Kurulu’ndan geçerek yasalaştı.

Açlık sınırın 6 bin 391 TL’ye, yoksulluk sınırının da 20 bin 818 TL’ye yükseldiği ve asgari ücretin 4 in 250, emekçi maaşlarının 2 bin 200 TL olduğu, enflasyonun en iyimser hesaplamayla yüzde 117’ye tırmandığı bu yıkım koşullarında, ücretlere yapılacak sembolik zamlar için kılı kırk yaranlar, sermayeye sunulacak teşvikler için gözlerini budaktan esirgemiyor.

Emekçilere “sabredin” denilerek ekmeğe talim etmek dayatılırken, yeni düzenlemeyle asalak para sermayesine 2031’e kadar yüzde 100 kurumlar vergisi muafiyetinin yanı sıra özel teşvik, indirim, istisna ve harç muafiyetleri getirildi.

Yapılan düzenlemeyle İFM’de katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetlerden 2022-2031 yılları arasında elde edilen kazançlar için kurumlar vergisi indirim oranı yüzde 100 olarak uygulanacak. Katılımcı belgesi olan finansal kuruluşların İFM’de bulunan merkez ve şubelerinden alınması gereken finansal faaliyet harçları da 5 yıl süreyle alınmayacak.

Bu yıl hizmete açılması beklenen İFM’de finansal faaliyetler, bankacılık, sermaye piyasaları, sigortacılık, finansal kiralama, faktoring ve benzeri piyasalar altında yer alan menkul kıymetler, türev araçlar, ödeme sistemleri, elektronik para ve benzeri faaliyet olarak sıralandı.

Katılımcı belgesi Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından verilecek

İFM’de yönetici şirket, Türkiye Varlık Fonu tarafından kurulan ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet gösteren anonim şirket olarak tanımlandı. Yasa teklifine göre, İFM 20 yıl süreyle yönetici şirket tarafından yönetilecek, İFM’de faaliyet gösterecek katılımcılara Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından katılımcı belgesi verilecek.

Cumhurbaşkanlığına bağlı “tek durak büro” kuruldu

Katılımcı belgesi verilmesine, katılımcı belgesi muafiyet koşulları, belgenin askıya alınması ve iptaline ilişkin konular yönetmelikle belirlenecek. Katılımcıların faaliyetlerine ilişkin izin, ruhsat, lisans ve onay başvuru işlemlerini yürütmek üzere kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan tek durak büro kurulacak. Büro, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından idare edilecek. Katılımcı belgesi alarak finansal faaliyet gösteren kuruluşların yurt dışında yerleşik kişilere sundukları finansal hizmetler, hizmetten nihai olarak yurt dışında faydalanılması koşuluyla finansal hizmet ihracatı olarak değerlendirilecek.

Vergi ve harç desteği

Katılımcı belgesi alan finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetler kapsamında elde edilen kazançların yüzde 75’i kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilecek. İşlemler ile bu işlemler nedeniyle lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden, faaliyetlere ilişkin işlemler her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna tutulacak.

Gelir vergisi istisnası

Katılımcı belgesi alan finansal kuruluşların İFM’de istihdam ettikleri personele ödenen aylık ücretin gerçek safi değerinin; yurt dışında en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde yüzde 60’ı, yurt dışında en az 10 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde ise yüzde 80’i gelir vergisinden istisna olacak. Bu istisna, İFM’de çalışmaya başlamadan önceki son 3 yılda Türkiye’de çalışmamış olan personelin ücret gelirlerine uygulanacak. Ayrıca, İFM’deki taşınmazların kiralanmasına dair işlemler her türlü harçtan ve bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna tutulacak.

Özel hukuka tabi olacaklar

Yasa teklifi ile İFM’de faaliyette bulunan katılımcılara Vergi Usul Kanunu, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın defter ve belgeleri yabancı para birimleriyle tutabilmelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yetki veriliyor. Katılımcıların kendi aralarında ve İFM’de yürüttükleri faaliyetler kapsamında düzenlenen her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutma mecburiyeti de olmayacak. Katılımcılar kendi aralarında İFM’de yürüttükleri faaliyetler kapsamında, faaliyetlerinin tabi olduğu mevzuata aykırı olmaması kaydıyla, özel hukuka tabi olarak yaptıkları her nevi işlem ve sözleşmelerde serbestçe hukuk seçimi yapabilecek.