Rojava’nın karadan işgali için hazırlıklar yoğunlaşıyor!



Rojava’ya yönelik işgal harekatı, kapsamı genişleyip yoğunlaşan hava saldırıları ve topçu atışlarıyla devam ediyor. Karadan işgal için emperyalist güçlerin olurunu bekleyen faşist rejim, buna zemin hazırlamak adına İstiklal’de ya da Antep’te olduğu gibi kendi vatandaşlarının katlini göze alacak bir histeriyle hareket ediyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2 gündür saldırgan bir üslupla “zamanı geldiğinde karadan da gireceğiz” …


Rojava’ya yönelik işgal harekatı, kapsamı genişleyip yoğunlaşan hava saldırıları ve topçu atışlarıyla devam ediyor. Karadan işgal için emperyalist güçlerin olurunu bekleyen faşist rejim, buna zemin hazırlamak adına İstiklal’de ya da Antep’te olduğu gibi kendi vatandaşlarının katlini göze alacak bir histeriyle hareket ediyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2 gündür saldırgan bir üslupla “zamanı geldiğinde karadan da gireceğiz” demesi hem emperyalistlerden kara işgali için henüz tam bir “olur” almadığını gösteriyor hem de o “oluru” almak için yapmayacakları kötülüğün olmadığını…Gerçi bugün basına yansıyan bilgilere göre ABD belli sınırlar içinde bu oluru verdi.

Toplumsal hayat felç edilmek isteniyor

Bombardımanın hedefleri düşünüldüğünde kara harekatı için zemin hazırlığı yapıldığı açıkça anlaşılıyor. Doğrudan toplumsal yaşamı hedefleyen bu saldırılarda altyapı vuruluyor, hastaneler okullar hedefleniyor, gaz ve petrol tesisleri çalışamaz hale getirilmeye çalışılıyor. Yani Rojava halklarının altyapısı, temel ihtiyaçlarını karşılayacak tesisatı olmayan bu toprakları terketmesi isteniyor, insansızlaştırma hedefleniyor.

IŞİD’li ailelerin tutulduğu Hol Kampı’nın bombalanmasıysa başlı balına manidar. IŞİD’in yeniden örgütlenmeye ahdettiği bu üssün bombalanması demek, binlerce çetenin salıverilmesi anlamına geliyor. Nitekim YPG, denetimindeki kamptan kaçışlar olduğunu açıkladı.

Pentagon: Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarının farkındayız

Hem Güney Kürdistan hem de Rojava’da devam eden saldırılarda bugün Til Temir’in Dirdara ve Asforiyê köyleri ile Kobanê’nin Zorava, Cêşan ve Qeremox köylerinin ağır silahlarla bombalanmasına devam edildi. Öte yandan Til Temir, Eyn İsa ve Minbic’e yönelik bombardıman ve top atışları yapıldığı öğrenilirken, Derik’te de bir köy bombalandı.

Faşist rejim bu saldırganlığını sürdürürken Pentagon, Türkiye’nin Suriye’deki son hava saldırılarında “ABD personelinin güvenliğinin doğrudan tehlikeye atıldığını” duyurdu. “Türkiye’nin meşru güvenlik endişelerinin farkındayız” denilen açıklamada, taraflara gerilimi azaltma çağrısı yapıldı.

Rojava’yı geriletmek hepsinin ortak muradı

Türkiye’nin Rusya Ukrayna savaşındaki konumunun hem Rusya’ya hem de ABD ve AB’li emperyalistlerle pazarlıklarda kullanması, İran’daki gelişmelerde de kendisine rol verilmesi beklentileriyle çıtayı daha fazla yükseltmesi emperyalist cenahın tüm bileşenlerini sadece mırıldanmayla sınırlı tepkiler göstermesine yansıyor. Dahası Rojava’daki halkçı-demokratik çözümün geriletilmesi, dünya halkları nezdinde yarattığı “başka bir dünya mümkün” umudunun kırılması hepsinin ortak muradı.

ABD’lilerle Kilis’te toplantı ve sınırlı “olur” iddiaları

Tam da bu noktada faşist rejimle ABD yetkililerinin Kilis’te gizli bir toplantı yaptıkları haberi düştü basına. Londra’da yayımlanan Suudi gazetesi Şark ül Evsat’taki habere göre Türkiye ile ABD’nin toplantıda Suriye Demokratik Güçleri’ne karşı ‘sınırlı operasyon’ için anlaştığı belirtildi.

Rudaw’ın aktardığı haberdeyse TSK’nin çarşamba günü (dün) cihatçı çetelerden oluşan SMO’daki üç kolordu komutanını “sahadaki son gelişmelerini tartışmak, taarruz askeri planları geliştirmek ve Halep’in kuzey ve kuzeydoğusunda SDG’ye karşı operasyonun başlatılması için eksenleri belirlemek üzere Kilis’te önemli bir askeri toplantıya katılmaya çağırdığı” belirtildi.

Toplantıyla eş zamanlı olarak Minak, Kefer Haşer, Tadif ve Tel Rıfat yakınlarındaki bölgelerden SDG ve Suriye hükümet güçlerinin kontrolündeki Menbic ve Kobani kentine komşu bölgelere uzanan bir alanda devasa askeri takviyeler yapıldığı iddia edildi.

Hatta operasyonun sınırları da Tel Rıfat ve Kobanê olarak belirtildi.

Dünya halkları bu haydutluğu durdurmalı

Kısacası rejimin, masaya sürdüğü çeşitli kozlar ve emperyalistinden bölge gericiliklerine kadar  hepsinin hemfikir olduğu Rojava’nın geriletilmesi noktasında bir konsensüse varmak üzere olduğu anlaşılıyor. Kara işgali için yapılan görüşmeler, asker kaydırma ve yığınağı arttırma pratikleri; Kobanê, Minbiç ve Tel Rıfat’ın Rojava’dan koparılması, Rojava’daki özerk yönetimin kolunun kanadının kırılması hedefleri temelinde hayata geçirilmeye hazırlanılıyor.

Rusya faktörü de bu yaklaşımın dışında değil. O da Rojava’daki yönetimin son notada Esad’ın kapısını çalmasını, kazanımlarından vazgeçmesini istiyor.

Kobanê’nin IŞİD tarafından kuşatıldığı ve dişe diş mücadeleyle kazanılırken IŞİD’in gerileme sürecinin de düğmesine basıldığı günlerde olduğu gibi bilumum emperyalistler ve gerici bağlaşıkları seyirci ya da destekçi rolleriyle aynı şeyi yapıyorlar. Onları durduracak, bu kolektif saldırıyı barikatlayacak tek şey dünya halklarının, işçi ve emekçilerinin koyacağı tutumdur.