LC Waikiki’nin Esenyurt deposunda taşeron firma Klüh bünyesinde çalışan temizlik işçileri, yasal hakları olan promosyon haklarının hesaplarına yatırılması, ücretlerinin arttırılması, angarya işlere son verilmesi talepleriyle 2 aydır çeşitli eylemler yapıyorlardı. İşçiler son olarak önceki gün toplu biçimde merkez depo önüne gittiler. “Sizinle grup grup görüşeceğiz” denildi. Oysaki aralarından yedi arkadaşlarını temsilci seçmişlerdi. Patronsa tam da buna, örgütlü davranmalarına karşı saldırıya geçmiş ve temsilci seçilen yedi işçiyi Kod 46’dan işten çıkardığını açıklamıştı.
Depoda taşeron temizlik işçisi olarak çalışan işçiler, Kod 46’nın ne anlama geldiğini üyesi oldukları Limter-İş Sendikası’ndan öğrenince patronların ahlaksızlığıyla da bir kez daha yüz yüze geldiler. Hayatları kapitalist sömürü çarkında öğütüldüğü halde “bu kadar da olur mu” şaşkınlığı yaşadılar, öfke de ona eşlik etti. Direniş böyle başladı. Yedi işçi, destek veren arkadaşlarıyla birlikte Limter-İş öncülüğünde depo önünde direnişe başladı.
Kod 46 her şeyden önce onurlarını zedeledi!
“Hırsızlık, şirket sırlarını deşifre etmek” gibi uzayıp giden ithamları kapsayan Kod 46 onurlarını çok zedeledi. Ziyarete giden herkese ilk olarak bunu izah etmelerinden de anlaşılıyordu bu. “Burada kaç yıldır çalışıyoruz. Bir iğneleri bile dışarı çıkmaz bizimle. Üstelik üzerimizi arıyorlardı hep” diye savunmaya geçmeleri bundan. Patronların ne kadar ahlaksız olduklarını üretim süreci içinde defalarca deneyimlemiş olsalar da onurlarının bu kadar incitilmesini anlayamayacak kadar naifler.
‘Gecemiz gündüzümüz belli değil’
LC Waikiki taşeron depo işçileri, işçi sınıfının en yoksul kesimini oluşturuyor. Kelimenin gerçek anlamıyla ücretleri dışında tutunabilecekleri hiçbir dalları yok. Hepsi asgari ücretle çalıştırılıyor. Bu kriz koşullarında çocuklu bir ailenin bu ücretle geçinmesi mümkün olmadığı için geceleri gündüzleri belli değil. Bir işçi “Ne gecemiz ne gündüzümüz var. Pazarları sözümona tatil, ama biz o gün de çalışıyoruz ki mesailerle kuruşu kuruşa ekleyelim. Bırakalım sosyal bir aktiviteyi doğru düzgün dinlenemiyoruz bile” diye özetliyor durumu. Dil ağrıyan dişe gidercesine hızla Kod 46’ya geçiyor. “Bizi hırsızlıkla itham ediyorlar” diyor öfke ve şaşkınlıkla. Sonra çalışırken işleri dışında hangi işlerin buyrulduğunu, angaryayı, onur kırıcı davranışları anlatıyor.
Angarya, aşağılama, üretim zorlaması!
İşçiler angaryaya, aşağılamaya, mobbingin sayısız biçimine öfkelerini de dile getirerek sömürünün düzeyini anlatıyorlar. “Kar yağdığında işim olmadığı halde bana yolu temizlettiler, 50 kiloluk kum torbalarını taşıttılar” diyor bir işçi. Bir diğeri, sağlıkçı olmadığı halde onların işinin kendilerine yaptırıldığını belirtiyor. Başka bir işçi, yaptıkları işlerin yöneticiler tarafından nasıl hor görüldüğünü…
Direniş dayanışmayla kazanır
Patronların bu işsizlik koşullarında hızla işçi bulabilecekleri bir işkolu çalıştıkları. O yüzden de bu kadar pervasızlar. Tam da bu nedenle direnişin kazanması güçlü bir dayanışmayla buluşmasına bağlı. O nedenle LC Waikiki mağazaları dayanışmacıların eylem mekanına dönüşmeli. İşçi sınıfının onurunun bu kadar incitilmesi, onun tüm bölükleri ve dostları için “Yeter artık” çağrısı olmalı. Pandemiden beri daha sık karşılaştığımız, krizi fırsata dönüştürmek isteyen patronların sınıfa karşı daha pervasızca kullandıkları bu kod ahlaksızlığına hakkettiği yanıt böyle verilebilir.
Tehdit mesajları
LC Waikiki ve taşeron patronun sınıf düşmanlığı bunlarla sınırlı değil. Direnen ve onlara destek veren işçileri bölmek, direnişten koparmak için manipülasyonun her biçimini kullanıyorlar. Tutmadığı noktada tehdit mesajları salıyorlar. Bugün Külh’ün İnsan Kaynakları Müdürü’nce işçilere gönderilen mesajda “İşyerimizde devam eden kanuna aykırı bir eylem olması sebebiyle sizlerden ricamız bu eyleme katılmamanız ve görevlerinize devam etmenizdir. Eylemlere devam edenler hakkında 4857 İş Kanunu 25/2-E ve 6356/70-1 kanun gereği işlem yapılacaktır. Gerekli hassasiyet ve özeni göstermenizi rica ederiz.“ denilmesi gibi.
Polis engeli
Polis gölgesi altında devam eden direnişin 2. Günüydü bugün. Patronun isteğiyle polis işçilerin depo önüne gelmesini engellemeye kalktı. Buna tepki gösteren işçiler, “Biz hırsızlık yapmadık, haksızlık yapmadık, malınıza zarar vermedik, size zarar vermedik. Siz bize zarar veriyorsunuz” ifadelerini kullandı, direniş devam etti.
LC Waikiki direnişi Sendikalar, işçi örgütlenmeleri ve demokratik kitle örgütleri de LC Waikiki işçileriyle dayanışmaya geliyor.
İşçilerin talepleri
- Haksız yere Kod 46’dan işten çıkartılan işçilerin işe geri alınması.
- Promosyon paralarının çip para olarak değil, hesaplarına yatırılması.
- Kendi işlerinin dışında iş yaptırılmaması.
- Hakaretlere ve aşağılamalara son verilmesi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!