Ana Fatma Cemevi/DAD Ankara Şubesi, Tüm Emekli-Sen, Tuzluçayır Cemevi, Sol Parti, Yuca Külahlı Köy Derneği, BDSP, HDP, Anadolu Kangal Köy Dernekleri Federasyonu, Tuzluçayır Kadın Dayanışması, EMEP, PSAKD, AKADER, TİP, TÖP, SODAP, SEP, Alınteri, Mamak Halkevleri, Divriği Kültür Derneği tarafından oluşturulan Mamak Afet ve Dayanışma Platformu, Abidin Aktaş Sokak girişinde yaptığı basın açıklamasında “Deprem değil rant öldürür! Dayanışma yaşatır!” diye belirtti.
“Doğal afet değil, bu bir katliam!”, “Yaşamak istiyoruz!” sloganlarının haykırıldığı, “Deprem değil rant öldürür! Dayanışma yaşatır!” pankartının açıldığı açıklamada “Asrın felaketi değil asrın cinayeti” vurgusu öne çıktı.
Platform adına basın açıklamasını Anıl Aktaş okudu.
‘Devlet tam anlamıyla oradaydı’
“Siyasal iktidar deprem bölgesinde yok değildi, tam anlamıyla oradaydı” diye başlanan açıklamada; devletin deprem bölgesinde kentleri kapatmak, yardımları engellemek, gazetecilerin bölgeye gidişinin önünü kesmek, doğru bilgi akışının önüne geçerek iktidar ve yandaşlarının suçlarını örtmek, baskıyı tahkim ve iktidarını korumak için bulunduğu vurgulandı.
‘50 bin vatandaşımızın kar hırsı ve bu hırsın sahibi patronlar sınıfının arkalarını yasladığı tek adam rejimidir’
Halkın katliam karşısında hızla dayanışma seferberliğine giriştiği, hiçbir baskının bunu engelleyemeyeceği kaydedilen açıklamada, vahşetin sorumlularına dair şunlar söylendi:
Bu vahşetin başlıca müsebbibi, elbette, Türkiye’yi 20 senedir ve bugün yönetmekte olan siyasal iktidardır. 17 Ağustos Depremi’nin ardından milyonlarca yurttaşımızın vergileriyle oluşturulan bütçe, ülkemizin depreme hazırlanması ve yurttaşlarımızın deprem karşısında güvenliğinin sağlanması için değil, AKP’nin siyasi rant devşirmek için art arda giriştiği yol, köprü gibi projelere aktarılmış ve yandaş müteahhitler zengin edilmiştir.
Kapitalizmin özünde bulunan “kar hırsı” ve bu hırsın sahibi patronlar sınıfının arkalarını yasladığı tek adam rejimi resmi rakamlara göre yaklaşık 50 bin vatandaşımızın ölümüne sebep olmuştur. Başımıza çöreklenen ve bizi felaketlerden felaketlere savuran bu kokuşmuş düzen, patronlar sınıfı için bulunmaz bir nimettir. Bunun en somut örneklerinden birini yakın zamanda hep beraber yaşadık. Yaşıyoruz.
‘Sosyal medya engeliyle birçok insan hayatını kaybetti’
Aktaş, siyasal iktidarın deprem bölgesine yardım ulaştırmaya çalışan muhalif kurum, kuruluş ve gönüllülere engel olduğunu ve göçük altında bulunan yüzlerce depremzedeyle ilgili konum ve sağlık durumunu paylaşıldığı sosyal medya platformlarına getirilen engellemelerin de birçok insanın hayatına mal olduğunu ifade etti.
‘Kızılay iktidarın düzenini yansıtıyor’
155 yıldır Türkiye’nin en büyük insani yardım kuruluşu olma unvanını taşıyan Kızılay’ın, iktidarın 20 yıllık düzeninin basit bir yansıması olduğuna dikkat çeken Aktaş, “Evleri yıkılan insanlar hala çadır beklerken bu kurum, stokta beklettiği çadırları para karşılığında derneklere satıyor. Bu kurumun başkanı ise bu durumu ‘Ahlaki, akılcı ve yasal’ bulduğunu söylüyor” ifadelerini kullandı.
‘Kurumlar AKP tarafından sistematik olarak zayıflatıldı’
TSK, AFAD gibi ulusal afetlerde birinci dereceden arama-kurtarma ve iaşe sorumluluğu bulunan kurumların AKP iktidarı süresince sistematik olarak zayıflatıldığını, kadro ve personel sayıları azaltılan kurumların çalışmalara yetişemez hale geldiğini söyleyen Aktaş, AKP bürokrasisinin onayından geçmediği için sertifika verilmeyen birçok gönüllünün de arama kurtarma çalışmalarına katılmasının engellendiğini belirtti.
Aktaş, deprem yaşanmasaydı, 6 Şubat tarihinde yeni bir imar affının mecliste görüşüleceğini hatırlatarak şunları söyledi:
İktidarın büyük müjdelerle duyurduğu imar afları, fay hatlarının geçtiği yerleşim bölgelerindeki yıkımın en büyük nedenlerinden biridir. Gerekli önlemler alınmadan projelendirilen binalar binlerce insanımızın ölümüne neden olmuştur.
‘Boşaltılan şehirlere cihatçıların yerleşme tehlikesi var’
Depremin fırsat bilinerek bölgenin demografik yapısını bozmak, depremzedeleri dönmemek üzere bölgeden uzaklaştırarak şehirlerin boşaltılmak istendiğine değinen Aktaş, bu bölgelere cihatçı suç örgütlerinin yerleşmesi tehlikesinin de doğduğuna dikkat çekti.
Mamak Afet Dayanışma Platformu olarak dayanışmayı sürdüreceklerini belirten Aktaş, “Ülkemize bunu reva görenleri asla unutmayacağız, asla affetmeyeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!