Aklanma kapısı: Kızılay!



Ayla Enerji isimli şirketin Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na 985 bin dolar aktarıp Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın deyimiyle “vergiden kaçındığı” ortaya çıktı. Daha önce de Başkent Gaz’ın Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na 8 milyon dolar aktardığı, bu paranın sadece 75 bin dolarının Kızılay’a kaldığı, gerisinin Ensar Vakfı’na oradan da Erdoğan’ın çocuklarının denetimindeki TÜRGEV’e aktarıldığı açığa çıkmıştı


Kızılay’ın bir çeşit aracı-para aklayıcı ve aktarıcı kurum gibi işlediği biliniyor.  Bunun en somut örneği AKP’li Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın arkadaşı Aziz Torun’un satın aldığı BaşkentGaz macerasıyla açığa çıkmıştı. Torun’un Kızılay’a 8 milyon dolar bağış yaptığı, bu bağışın sadece 73 bin dolarının Kızılay’a kaldığı gerisinin Ensar Vakfı’na aktarıldığı, Ensar’ın da bu parayı Erdoğan’ın ailesinin denetimindeki TÜRGEV’in kasasına gönderdiği en çok bilineni. Benzer çok sayıda vaka olduğu aşikar. Çark da paranın yönü de belli: BaşkentGaz aldığı ihalelerin bedelini ya da rüşvetini Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın deyimiyle “vergi kaçırmak değil kaçınmak” için Kızılay’a yapmış, Kızılay da Ensar üzerinden Erdoğan ailesine aktarmıştı. Rüşvet-para aklama-vergiden kaçırma … her şey var!

Şimdi de Ayla Enerji isimli şirketin Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na 985 bin dolar aktarıp “vergiden kaçındığı” ortaya çıktı.

BirGün’deki habere göre bu şirket de aslında paravan ve paranın yönü aynı güzergahı izliyor.

Ayla Enerji ve Mühendislik Hizmetleri isimli şirket Kızılay’a 1 milyon dolarlık şartlı bağış yapmak için başvurdu. Şirket bu bağışın 985 bin dolarının Ensar Vakfı’nın banka hesaplarına aktarılmasını ve 15 bin dolarını ise Kızılay’ın faaliyetlerinde kullanmasını istedi. Kızılay ise bu talebinin kabul edilmesine karar verdi.

Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre, Ayla Enerji ve Mühendislik Hizmetleri Şirketi Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na para aktardığında dönemde Şengül Ayla’ya ait. Ayla daha sonra şirketteki hisseleri bir başka isme devretti. Ayrıca kayıtlara göre şirketin ticari unvanını da sık sık değiştirildi. Ortaklık yapısının, yani şirket hisselerinin de sık sık el değiştirdiği belirtildi. Şirketin internet sitesinin dahi olmaması da dikkat çeken bir başka ayrıntı oldu.

Benzer çok sayıda örnek var. Bu örneklerin hemen hepsinin ortak noktası yandaş patronların Kızılay’ı vergiden kaçırmak için tepe tepe kullandıklarıdır. Bu yaklaşımlarını da “Biz paranın en azından bir bölümünün Kızılay’a kalması için bu yolu izledik” oluyor. BaşkentGaz’ın sahibi Torun bunu “Bu bağışın şerefiyesinin Kızılay’a kalmasını istedim. Madem yanlıştı, Kızılay kabul etmeseydi” sözleriyle açıklıyor. Olaya nerden bakarsak bakalım Kızılay’ın iktidar için nasıl bir para trafiği adresine dönüştüğü, patronların Ensar gibi Vakıflara yaptıkları yardımların ideolojik boyutlarını gizleme çabası da dahil aslında nelerin peçesi haline geldiğinin çarpıcı ifadesidir.