Çankaya Belediye emekçileri: Şeffaf TİS istiyoruz!



Çankaya Belediye emekçileri, DİSK-Genel İş Ankara 1. No’lu Şube önünde kitlesel basın açıklaması yaptı.


Yüzlerce belediye emekçisinin katıldığı açıklamada artık kapalı kapılar ardında bir gece yarısı imzalanan TİS’lerle açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkum edildiklerini ifade eden işçiler artık buna izin vermeyeceğiz diye seslendiler.

Emekçiler; “Evimizde hayallerimizin, soframızda ekmeğimizin küçüldüğü günlerden geçiyoruz. Ekonomik kriz emekçilerin sırtına yükleniyor. Bundan en çok belediye işçileri etkileniyor. Maaşlarımız erirken belediye bütçesinden işçiye ayrılan pay gittikçe azaldı. Buradan sendika yönetimine sesimizi duyurmak istiyoruz” diye haykırdılar.

Basın açıklamasına kendi hazırladıkları dövizlerde isyanlarını, sefalete göz göre göre mahkum edildiklerini, dile getirirken öfkelerini sloganlarına yansıtan emekçiler mücadele kararlılıklarını da vurguladılar.

Kadrolu, kadrosuz, yemekhanelerden, kreşlerden, park bahçelerden, süpürgeden, katı atıktan, beyaz yakalılardan, imardan, kısaca belediyenin bütün departmanlarından emekçilerin tek vücut olarak hem eşitsizliklere hem gasp edilen haklarına ve bu gaspların yapılmasında büyük bir payı olan sendika şubelerine tepkilerini dile getirerek “TEK TİS İSTİYORUZ!”, “EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET İSTİYORUZ!”, “SODEMSEN KAPATILSIN!”, “ÇANKAYA’DA KİRALAR 16 BİNLİRA!” gibi dövizleriyle ve bordrolarındaki ücretlerinin asgari ücretin bile altına nasıl düştüğünü bordrolarını basına göstererek mahkûm edilmeye çalışıldıkları sefaleti gözler önüne serdiler. Emekçiler mücadele kararlılıklarını ve taleplerini “BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!”, “BU DAHA BAŞLANGIÇ, MÜCADELEYE DEVAM!” sloganlarıyla duyurmaya çalıştılar.

Belediye emekçileri şube önünde yaptıkları açıklamada şunlar dile getirildi:

“Her toplu sözleşme dönemi geldiğinde maaşların eriyor ve açlık sınırının altına düşüyor. Vergiye zam geliyor, harçlara zam geliyor, ekmeğe zam geliyor, okul kıyafetine zam geliyor, kiraya zam geliyor, yumurtaya zam geliyor. Ama bize bekleyin deniyor. Ama neyi bekleyeceğimiz, neden beklememiz gerektiği söylenmiyor. 2023 senesinin Haziran ayında yapılan asgari ücret zammını bile, bizler ‘seyyanen’ zam adı altında taban ücretlere yansıtılmadan sus payı olarak, Ağustos ayında alabildik. Şu anda da aynı süreç işletiliyor. TİS sürecinin başladığı, fakat sendika tarafından işçilere bir şey söylenmedi. Bizim TİS sürecinden anladığımız eşitler şeklinde işçi ve işveren karşılıklı olarak oturur şartlarını ortaya koyar ve süreci işletir. Şimdi soruyoruz, sendikamızın işverenden talepleri nedir?

İşveren taleplerimiz karşısında tavrını hangi yönde kullanmaktadır? Sendikamız taleplerini oluşturmak ve işçisiyle paylaşmak için neyi beklemektedir?

Her zaman olduğu gibi alınacak işaretler üzerine mi talepler ortaya konacaktır?

Süreç böyle işlemeye devam ettiği sürece, zengin kesesini, züğürt dizini dövmeye devam edecektir.”

Talepler şöyle sıralandı: “Ülkede resmi yoksulluk sınırı 47.009 TL’dir. Yoksulluk sınırının altında resmi talep de öneri de kabul edilemez!

TÜİK’in yayınladığı enflasyon verilerini yalancılıkla suçlayan sendikalar, örgütlü oldukları belediyelerde mevcut iktidarın aynı işi yapan memura verdiği zam oranını dahi talep etmemektedir. Açlığı da yoksulluğu da kabul etmiyoruz.

Emeğin dostu Çankaya’ya yakışan; imzalanacak TİS’in 1 yıllık yapılarak kadrolu, çanpaş, imar, belde ayırmadan ortak TİS dönemine geçilmesi, sonraki süreçte tüm sosyal hak ve ekonomik koşullarının işçi kardeşliğini sağlayarak eşitlenmesidir.

Biz işçilerin hakkını savunan, bizleri sefalete mahkum etmeyen, işçinin taleplerine kulak tıkamayan, şeffaf yürütülecek bir TİS sürecinde sendikamızın yanında mücadele etmeye hazırız.

Ancak işçinin eylem hakkını elinden alarak, sefalet ücretinin dayatılmasını kabul etmeyeceğiz!”

“Açlığa mahkûm olmayacağız!”, “İşçiler burada sendika nerede?”, “Sarı sendika istemiyoruz!” sloganları ve alkışlarla açıklama sona erdi.