Tacizciye, istismarcıya takılmayan o kelepçe “hak” diyen inşaat işçilerine takıldı!



Tacizcilere, istismarcılara, kadına şiddet uygulayanlara, kısacası bilumum kötülük erbabına takılmayan kelepçeler işçi hakkı savunan sendika temsilcilerine takıldı!


Üyelerinin gasbedilmek istenen hakları için yüklenici konumundaki Başakşehir Belediyesi önünde yaptıkları eylem nedeniyle haklarında ilk önce imza adli kontrolü, ikinci gün de ev hapsi kararı verilen İnşaat-İş üye ve yöneticilerine o kelepçeler takılmaya başlandı. Hırsıza, tacizciye, istismarcıya takılmayan o kelepçelerden ilki bugün İnşaat-İş Örgütlenme Sorumlularından A. Deniz Gider’in bileğine takıldı.

İnşaat-İş sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla haberi duyurarak, “Sokaklarda, Meydanlarda ve Şantiyelerde olmaya devam edeceğiz!” dedi.

Üç işçi ve iki sendika temsilcisine yasal haklarının gasbedilmesine karşı eylemle itiraz ettikleri için bu “ceza” verildi ve hızla hayata geçirilmeye başlandı. Savcı ifadelerini bile almadan tutuklamaya sevk etti. Mahkeme, işçilerin haklarının gasbedilmesini değil, hakların talep edilmesini mahkum ederek çıplak bir sınıf tutumu takındı. Daha fazla kâr için yaptıkları maliyet hesaplarıyla gözlerini kırpmadan işçileri ölüme yollayan tüm patronların şu ya da bu şekilde aklandığı, küçük “cezalarla” adeta “vahşi sömürüde özgürsün” denildiği bu koşullarda İnşaat-İş yönetici ve üyeleri hakkında verilen bu karar da aynı sınıf duruşunun bir ürünüdür. Özak işçilerine yönelik kolektif saldırganlıkta da, alenen vergi kaçıran patronlara “yürü ya kulum” denilen tutumda da bu böyledir.

Haklarında verilen kararın sadece inşaat işçilerini ve sendikalarını hedeflemediğiyse açık. Fiili meşru mücadele yolunu izleyen sendikalara ve hakları için bu yolu seçen işçilere verilmiş bir gözdağıdır bu. Karşısında alınacak tutum da buna uygun olmak zorundadır!

Ne olmuştu?

Başakşehir Belediyesi ve Akar Grup’un yüklenici, Reis Elektrik’in de taşeron olduğu Yuvam Bahçeşehir Konutları’nda çalışan İnşaat-İş üyesi işçilerin kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücretleri başta olmak üzere gasp edilmek istenen hakları için 5 Şubat’ta şantiyedeki satış ofisi önünde direniş başlamıştı. Olumlu yanıt verilmeyince eylem 7 Şubat’ta yüklenici konumundaki Başakşehir Belediyesi önüne taşınmıştı.

Belediye yönetimi işçileri muhatap alıp sorunu çözmek yerine polisi saldırtarak gözaltına aldırmıştı. Üç İnşaat-İş üyesi işçi ve iki yöneticisiyle, aralarında Genel Başkanı Neslihan Acar’ın da bulunduğu dört DGD-SEN üyesi işçi hakkında imza adli kontrolü kararı vermişti.

İnşaat-İş, 8 Şubat’ta üyeleriyle birlikte belediye binası önüne bir kez daha gittiğindeyse Başakşehir Belediyesi başkan yardımcısının kabadayı tavırları ve tehditlerine maruz kalmıştı. İşçiler geri adım atımadığındaysa polis tarafından darbedilerek gözaltına alınmışlardı. Gözaltı sırasında çekim yapan İnşaat-İş Avukatı Ekin Güneç Saygılı da polis şiddetine maruz bırakılmıştı.

Gözaltına alınan üç inşaat işçisi ve iki sendika yöneticisi savcılık tarafından ifadeleri alınmadan tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedilmiş, mahkeme de aynı yönde karar vererek işçiler hakkında ev hapsi kararı vermişti.