Kadrosuz ve güvencesiz işçilerin Ankara Ulus Heykel’deki eylemine ASM Grup Çalışanları Derneği üyeleri alana çocuklarıyla ve kefen giyerek geldiler. Ulus Heykel’de çeşitli sektörlerde çalışan taşeron, şirket, TYP’de (Topluma Yararlı Projeler) çalışan işçiler, TYP nedeniyle yıllık izin hakları, kıdem tazminat hakları ellerinden alınan, sözleşme bittikten sonra anında işsizler ordusuna katılıveren işçiler hep birlikte “Eşit İşe Eşit Ücret ve İş Güvencesi” taleplerini dile getirdiler.
Modern kölelik tescilli
Açıklamalarda öne çıkan talepler, belediye işçilerinin temel talepleri şunlardı: “Belediyelerde norm kadrolu 39 bin işçi bulunurken belediye şirket ve iştiraklerinde bulunanların saysı 600 bini aşmıştır. Belediyelerde modern kölelik koşulları tescillenmiştir. Taleplerimiz açıktır; norm kadro istiyoruz, yoksulluk sınırının baz alındığı bir temel ücret istiyoruz, keyfi şekilde işten çıkarılmalara son verilmeli, gelir vergisi yükü kaldırılmalı, belediyelerde cinsiyetçi ücret ayrımı son bulmalı!”
Kahraman ilan ediliyoruz ama iş güvencesi yok!
Karayolu işçilerinin talepleri ise şöyleydi: “Yollarda can kurtaran kahramanlar olarak ilan edilen bizler iş güvencesi istiyoruz. Seçim öncesi kadro sözü verilip dışarıda bırakılan biz karayolcular, artık ayrım yapılmaksızın kadro verilmesini istiyoruz. 2018 yılında KHK ile verilen kadroda ihale şartnameleri; anahtar teslim, yapım işi, müşavir firma, yüzde 70 arge, danışmanlık, ihale şartnameleri yüzünden mağdur edilirken, tekrar çıkacak yasada mağdur olmak istemiyoruz. Bizler de kurumun asıl işini yapmaktayız. Bizler geçici değil süreklilik arz eden işleri yapmaktayız. Yapılacak işleri, eski ve yeni kadrolu işçilerle birlikte yapmaktayız. Fakat kadrolular ile aramızda adil olmayan bir maaş farkı var, bu da iş barışına aykırıdır. Örneğin, kadrolu personel yemek ve yol parası alır, taşeron almaz. Kadrolu personel mesai ücreti alır, taşeron almaz. Kadrolu personel ikramiye alır, taşeron almaz. Kısacası, kadrolu personeller her türlü sosyal hak ve dolgun ücret alırken biz taşeron işçiler asgari ücrete mahkûm edildik. Şimdi sizlere sormak istiyorum elinizi vicdanınıza koyun aynı ortamda çalışan personeller arasında bu şekilde iş barışı olur mu adalet olur mu?!.”
Eşitsizlik kaldırılsın!
Aile Sağlığı Merkezi (ASM) Grup Elemanları Derneği adına yapılan açıklamada talepler şöyle ifade edildi: “Grup elemanları 2005 yılından bugüne kadar asgari ücret ve daha da altında bir maaşla hiçbir özlük hakkı olmadan hekimin verdiği tüm işleri yapmak zorunda bırakılmıştır. 18 yıldır sözleşmeli olarak çalışan birçok personel grubuna kadro gelmiş, grup elemanları bakanlık tabelası altında kamuya hizmet vermesine rağmen sürekli kapsam dışı bırakılmış ve fiili olarak varlıkları dikkate alınmamıştır. Son olarak 2022 yılı Kasım ayında yan odamızda kamu dışı 4/A’lı çalışanlar kadro müjdesi almış olup, biz grup elemanlarına kadro verilmeyerek yine ayrımcılığa maruz bırakılmıştır. Bakanlıklarımız üst düzey yöneticilerimiz ülke genelinde sayısı 20 bini bulan grup elemanlarının farkında değiller.”
Özlük hakkımız ve kadromuz verilsin!
Kamu Taşeron İşçileri Sendikası adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Odabaş da şunların altını çizdi: “Hiçbir özlük hakkı olmayan, açlık sınırının altına terk edilmiş taşeron işçileriyiz. Kamu kurumlarında yaşanmakta olan adaletsizlikler giderilsin istiyoruz. İş barışı sağlansın. Eşit işe eşit ücret, eşit işe eşit sosyal hak, eşit işe eşit muamele görmek istiyoruz. Taşeron çalışanlar ayrımsız ve eksiksiz olarak devlet kadrolarında istihdam edilmelidir. Taşeron işçinin kadroya getirilmesinin devlete hiçbir ek maliyeti yoktur. Bütün branşlarda hep birlikte diyoruz ki, ‘Devlet taşeron çalıştırmaz. 100’üncü yılını dolduran Cumhuriyetimizde taşeron sorunu ortadan kalkmalıdır’”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!