Salı, 21 Temmuz 2026

1 Mayıs Tutuklularının Ailelerinin Soluğu ve Şenyaşar Ailesi’nin Kararlılığı Ankara’yı Isıttı!



Ankara’nın bugünkü gri-yağmurlu havasını 1 Mayıs’ta Taksim’e yönlerini döndükleri için tutuklanan devrimcilerin ailelerinin soluğu ve 115 gündür Adalet Bakanlığı önünde Adalet Nöbeti’ni sürdüren Emine Şenyaşar’ın kararlı duruşu ısıtıyor


Bugün Ankara’da günün erken saatlerinden itibaren bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur var, gökyüzü alabildiğine gri. Hava tüm kasvetiyle devletin koyu, soğuk, karanlık yüzünü hatırlatmaya ant içmiş gibi. Tüm bu kötü hava koşullarına rağmen içimizi ısıtan gelişmeler de yaşanıyor Ankara sokaklarında.

1 Mayıs’tan, Taksim’den, arkadaşlarımızdan vazgeçmiyoruz; hepsini alacağız!” diyen 1 Mayıs tutsaklarının İstanbul’dan gelen aileleri, Meclis’in yanı başında basın açıklaması gerçekleştirdi. Alınteri’nin de içinde bulunduğu devrimci kurumlar da dayanışma için alandaydı. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında aniden “Her yer Taksim her gün 1 Mayıs!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!” sloganlar patladı, ardından basın açıklamasına geçildi.

Basın açıklaması sonrasındaysa ailelere söz verildi. 1 Mayıs’ta oğlu tutuklanan Osman Çavik söz alarak “1 Mayıs olayları dolayısıyla oğlum ve 73 kişi haksız ve kanunsuz bir şekilde tutuklandılar. Biz 2010 yılında Taksim Meydanı’na girdik, hiçbir kavga çıkmadı. Anlatılacaklar anlatıldı, dostlar buluştu, eğlenceler. Şimdi soruyorum, niye korkuyorlar, neden korkuyorlar? İşçiler bu ülkenin belkemiğidir. Bu durumun olmaması lazım. Oğlum ve arkadaşlarının içeride kaldığı dönem uzun sürdü. Öğrenciler var, hasta olanlar var. Artık buna son verilmesi gerekiyor” dedi.

Basın açıklamasının ardından aileler Meclis’e geçerek DEM Parti ve CHP’nin grup toplantılarına katıldı.

Meclis önünde açıklama

Aileler görüşmelerin ardından Meclis önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada doğrudan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın eliyle sürdürülen baskı, şiddet ve karalamalar, Tayyip Erdoğan’ın doğrudan hedef göstermeleri ve yandaş medya eliyle tutuklamaların siyasi zemininin oluşturulduğu vurgulandı. Sadece 74 kişinin tutuklanmadığını, aynı zamanda en temel demokratik haklara da saldırılar olduğunu dile getiren aileler, açıklamanın sonunda “1 Mayıs’ı, Taksim’i, arkadaşlarımızı; hepsini geri alacağız!” dedi.

Emine Şenyaşar yalnız değildir!

Haberin başında belirttiğimiz gibi bugün Ankara’da hava gri. Yağmur altında Güvenpark dolmuş duraklarından Adalet Bakanlığı’nın önüne yürüyoruz. Alınteri olarak “Emine Şenyaşar yalnız değildir!” demek için Emine Şenyaşar’ın Adalet Nöbeti’ne dayanışma ziyaretinde bulunacağız.

İlk dikkati çeken ise kaldırımın kenarında hazır ve nazır bekleyen sivil polis otosu ve etrafa sanki çevreyi izliyor gibi dağılmış kolluk güçleri.

Saat 15:00’e yaklaşıyor, soğuğa ve yağmura rağmen Emine Şenyaşar sokağın başından görünüyor. Bütün olumsuz hava koşullarına Ankara’ya bir türlü gelmek bilmeyen yaza rağmen Emine Şenyaşar’ın direngen görüntüsü sokağı ısıtıyor.

Alana gelen Şenyaşar Ailesi “Kanunlar adalet için vardır, üstünleri korumak için değil. Üstünlerin hukukuna karşı adalet nöbetimiz 115. gününde” ve “Bir anne 6 yıldır ‘nerede adalet, nerede devlet’ diye haykırıyor. Ülkeyi yönetenler annelerin çığlığına yenilecek. Herkes için adalet” yazılı dövizlerini bir kez daha bakanlığın kapısı önüne diziyor.

Bu direngen kadın 115 gündür Adalet Bakanlığı’nın karşısındaki ziyaretçi kapısının önünde nöbetini sürdürüyor. Kucaklaşıp “merhaba” diyoruz.  Emine annenin talebinin haklı olduğunu, bu katliamı gerçekleştirenlerin adalet karşısında mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek, bu talebin yüreği yanan tüm annelerin talebi olduğunu, Emine Şenyaşar’ın talebi karşılanıncaya kadar onun mücadelesine destek olacağımızı belirtiyoruz.

Onların adaleti yalnızca kendilerine

Ardından sohbete başlıyoruz. Ferit Şenyaşar “Her gün buradayız” diyor. “Ama her gün bu kapılar yüzümüze böyle sımsıkı kapalı” diye ekliyor. “Ankara’ya geldiğinizden beri gelişmeler neler?” diye soruyoruz. Ferit Şenyaşar “Hiçbir gelişme yok” diye belirtiyor. Yalnız nöbetin 45’inci gününde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile görüştüklerini, Tunç’un anlattıklarını dikkatle dinlediğini hatta “bir hastanede nasıl böyle bir şey olabilir?” dediğini belirtiyor. Ama oluyor ve korunup kollanan katiller ellerini kollarını sallaya sallaya sokaklarda dolaşıyor.

Alan giderek kalabalıklaşıyor, nöbete EMEP’ten ve SAADET Partisi’den ziyaretler oluyor.

Bu sırada Emine Şenyaşar alıyor sözü, alandaki Kürtçe bilenler söylediklerini çeviriyor. Emine Şenyaşar adeta isyan eden bir tonla “Adalet yok!” diye başlıyor söze. Oğluna düğün hazırlıkları yaparken kaybettiğini söylüyor. Oğullarını, eşini kaybettiğini, hapisteki oğlunun serbest bırakılması gerektiğini belirtiyor. İktidarı kastederek “Onların adaleti yalnız kendilerine” diye ekliyor.

Bu esnada sokaktan geçen emekçiler de nöbete kayıtsız kalmıyor. Emine Şenyaşar’a yaklaşan bir vatandaş, nöbetin haklılığını belirtip yanlarında olduğunu vurguluyor.

Bir süre daha Şenyaşar Ailesi’yle sohbet ettikten sonra vedalaşıp alandan ayrılıyoruz.