Gezi direnişinin 11. yıldönümünde Ankara Tuzluçayır Çiçek İş Merkezi önünde bir anma gerçekleştirildi.
Anmaya Alınteri, BDSP, DAD, DEM Parti, Kaldıraç, SEP, TİP katıldı. Pirsultan Mamak ve Mamak Halkevi de destekleyen kurumlardı. Katılımcılar “Gezi 11. yılında, direnişi büyüteceğiz!” yazılı bir pankart taşıdılar. Basın metnini Sibel Korkmaz Sarı okudu:
“Gezi Direnişi 11. yılında
Kent yağmasına, emekçilerin kentlerin dışına sürülmesi plânlarına ve doğanın talanına karşı bir avuç insanın bedenlerini ağaçlara siper etmesiyle başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılarak bir isyanına dönüşen Gezi direnişinin üzerinden 11 yıl geçti. Birkaç güne, aya onlarca yılın sığdığı Gezi’den geriye kalan işçi ve emekçilerin, kadınların, gençlerin, Kürt halkı ve Alevilerin, ezilen-horlanan tüm toplumsal kesimlerin, sömürüye, baskıya, zulme karşı tepkisiz kaldıkları süreçlerde bile biriktirdikleri öfkenin nerede ne zaman patlayacağının kestirilemeyeceği gerçeği oldu, umudun bitmeyeceğinin…
11 yıl sonra bile sermaye ve temsilcilerini öfkelendiren, özel intikam konularından biri haline getiren de budur. Yağdırılan cezalar, manipülasyon ve karalamalar, yüzbinlerin sokakları zaptettiği Gezi’yi birkaç kişinin darbe teşebbüsü olarak yaftalayıp değersizleştirmeye çalışmaları bu gerçeğe düşmanlıklarından dolayıdır.
Halkın isyanıdır tahammül edilmeyen, halkın özneleşmesi, kendi talepleriyle sokağa çıkması, ‘buradayım’ demesidir! Tam da bu nedenle sokağa dökülerek eyleme dönüşen öfke devlet şiddeti ve katliamla bastırılmaya çalışılmıştır.
Ancak ne gözaltı, tutuklama terörü ne de sokak ortasında yargısız infazlar işçi emekçilerin ve ezilen halkların mücadelesi önünde engel olamamış ve olamayacaktır.
İktidarın savaş, baskı, sömürü ve geleceksizlikten başka emekçi kitlelere, ezilen halklara verebilebileceği başka bir şey yoktur.
Baskı, sindirme ve teslim almaya yönelen devlet şiddeti her alanda kendini göstermektedir. İşçi emekçi eylemlerinin polis ve jandarma şiddetiyle bastırılmaya çalışılması, uydurma gerekçelerle Kobanê Kumpas Davası’nda verilen cezalar, 1 Mayıs’ta Taksim iradesi gösterenlerin tutuklanması bunun sadece en yakın örnekleridir.
Sermaye devleti aklı ve işleyişiyle bir bütündür. Bugün CHP ortaklığıyla başlatılan ve adına ‘yumuşama’, ‘normalleşme’ denilen sürecin aslında burjuvazi içi çelişkilerin yumuşatılması, işbirliğinin büyütülmesi ve kolektif sınıf tutumuyla krizin yönetilmesi anlamına gelmektedir. Bu işçi ve emekçilere, ezilen Kürt halkına, kadınlara, gençlere, baskı altındaki tüm toplumsal kesimlere karşı devletin demir yumruğu, sermaye ve onun temsilcileri arasında işbirliği anlamına gelmektedir.
Bizler tüm bunlar karşısında tarihimizden, onun bir parçası olan Gezi’den aldığımız güçle yolumuza devam edeceğiz. Ethem’lerin, Berkin’lerin, Ali İsmail Korkmaz’ların, Abdullah Cömert’lerin, Mehmet Ayvalıtaş’ların, Ahmet Atakan ve Hasan Ferit Gedik’lerin bıraktığı kavga bayrağını geleceğe taşıyacağız!
Gezi’nin ateşi şimdi işçi direnişlerinde, Van sokaklarında, kadınların dinmeyen çığlığında, gençliğin öfkesinde, doğasına-yaşamına sahip çıkan köylünün cesaretinde, LGBTİ+’ların ‘varız’ dedikleri meydan okumalarında yatıyor. Mamak’taki ilerici devrimci kurumlar olarak tüm işçi, emekçileri, gençleri, kadınları, tüm ötekileştirilen ve yok sayılanları gezinin ruhuna sahip çıkmaya, yarın 17:40’ta Güvenpark’ta yapılacak Gezi direnişinin 11. yılı ve Ethem anmasına katılmaya çağırıyoruz.”
Alınteri, BDSP, DAD, DEM Parti, Kaldıraç, SEP, TİP
Destekleyen kurumlar: Pirsultan Mamak ve Mamak Halkevi
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!