Torbalı Çapak Köyü’nün Ciğerlerini Öldüren BİL-MESA Fabrikası!



Torbalı Çapak Köyü’nde bordür ve parke taşı üretimi yapılan eski adıyla MCA, yeni adıyla BİL-MESA fabrikası, çevreye, tarıma, hayvancılığa, insan sağlığına zarar vermeye devam ediyor. Köylüler 4 yıldır kapanması için mücadele ediyor, başvurdukları tüm merciler kapanması yönünde karar vardikleri halde, fabrika her defasında yeniden açılıyor. Çünkü işin içinde AKP’li siyasetçiler var!..


Torbalı Çapak köylülerinin 4 yıldır sürdürdükleri doğa-yaşam mücadelesinin hikayesini bir arkadaşımızın çağrısı üzerine bizzat kendilerinden dinledik. Köyün tarım arazilerinin dibinde kurulan eski adı MCA yeni adı BİL-MESA olan fabrikanın doğaya, toplumsal yaşama nasıl zarar verdiğini de yerinde görmüş olduk: Zeytin ağaçları, tarlalar, toprak, evler … her yer fabrikanın pervasızca püskürttüğü beton-toz tabakası altında kalmış adeta. İnsanlar bu havayı soluyor, bu havada tarım ve hayvancılık yapmaya çalışıyor; ki yapamaz hale gelmişler.

Köylülerden Nebi Uyar’ın anlattıklarıysa artık kanıksanan sayısız usulsüzlük, adam kayırma, siyasetçi-patron ilişkileri üzerinden her türlü kötülüğü sürdürmenin yolunu bulma hikayelerinin başka bir versiyonu gibi.

Patrondan köylüye tehdit: Gerekirse sizi buradan atarız!

Uyar şöyle özetledi bu 4 yılda verdikleri hukuki mücadeleyi, bu mücadelenin lehte sonuçlanmasına rağmen fabrikanın zehir saçmaya devam ettiğini…

Ben Nebi Uyar, burada her Çapaklı köylüsü gibi ben de tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorum. Eski adı MCA olan fabrikada, bordür ve parke taşı üretimi yapılıyor. Şimdiki adı BİL-MESA olan bu fabrika, tarlamın yanı başında usulsüz bir şekilde, çevre kirliliği yaratarak ve yaşam alanlarımıza zarar vererek üretimine devam ediyor.

Önce sözlü olarak fabrika sahibine durumu izah ettim, ancak “Siz zarar ediyorsunuz, burada yaşıyorsunuz diye para kazanmayacak mıyız?” diye çıkışıp “Biz buraya geldik, gerekirse sizi buradan atarız” şeklinde tehdit etti.

Biz de bunun üzerine yasal ve hukuki haklarımızı kullanarak, tüm resmi kurumlara (belediye, kaymakamlık, jandarma, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü) dilekçelerle başvurularda bulunduk. Buralardan olumlu yanıtlar aldık, defalarca fabrikanın kapatılması gerektiği yönünde kararlar verildi. Fabrika birkaç defa kapatıldı da, ancak kısa süre sonra yeniden açıldı”.

Arada AKP Milletvekili var!

BİL-MESA fabrikasında parke taşı ve bordür üretimi yapılıyor. Yukarda da belirttiğimiz gibi, fabrika, Çapak Ovası’ndaki tarımın, hayvancılığın, çiftçiliğin celladı gibi çalışıyor. Bergama, Kazdağları, Akbelen gibi burası da, sermaye sahiplerinin tatlı karları için adeta zehirleniyor. Köy ve çevresi betona, toza karışmış durumda.
Nebi Uyar, bu mücadelenin 4 yıldır devam ettiğini, her defasında köylüler lehine karar verilse de, AKP İzmir Birinci Bölge Milletvekili Mahmut Atilla Başkaya’nın (Başkaya’nın bu bölgedeki birçok fabrikanın gizli ortağı olduğu söyleniyor) desteğiyle fabrikanın her seferinde yeniden açılarak, Çapak köylülerinin tarım arazilerini kirletip hayvancılığa zarar vermeye, doğayı katletmeye devam etiğini belirtiyor. Diğer köylüler de bu kirlilikten dolayı tarım ve hayvancılık yapamaz hale geldiklerini anlatıyor.

Çevre Şehircilik Müdürü sürülmüş, tehdit edilmiş

Köylüler, Torbalı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden gelen bir görevlinin burada bu fabrikanın havayı-toprağı zehirlediği, ayrıca aşırı gürültü nedeniyle kapattırıldığını, ancak belli bir süre sonra Torbalı Belediye Başkanı’nın (Bir önceki Belediye Başkanı) müdürü görevden aldırdığını anlattığını aktarıyorlar. Müdürün ayrıca fabrika sahipleri tarafından da tehdit edildiğini belirtiyorlar.

Köylüler, AKP Milletvekili Mahmut Atilla Başkaya’nın bu bölgedeki birçok fabrikanın avukatlığını yaptığını da ifade ediyorlar.

Bundan sonra Valiliğe gidecekler

Nebi Uyar’a “Tüm yasal yolları denemişsiniz, ama çözülememiş, lehinizde karar verilse de çözülememiş. Bundan sonra nasıl bir yol izleyeceksiniz?” diye sorduğumuzda “Bundan sonra tüm haklılığımızı kanıtlayan dilekçelerle İzmir Valiliği’ne başvuracağız” diyor. Olmazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceklerini belirten Uyar, bu fabrikanın kapatılması için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını vurguluyor.
Bu arada kendisi MHP’li olan Uyar, şimdiye kadar yaşadıklarından sonra artık ateist-komünist bir avukatla süreci sürdürmek istediklerini de vurguluyor

Çapaklı köylüleri doğalarının, hayatlarının, geçim kaynaklarının bu şekilde pervasızca yok edilmesine karşı mücadelede kararlı.

İzmir Alınteri