Grev Rüzgarı Patronları Sarsıyor



Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri Antep Başpınar’da greve çıkan 9 fabrikadaki işçileri ve BIRTEK-SEN’i dayanışmayla selamladı


Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri bugün saat 18:30’da Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek Gaziantep-Başpınar’da 9 fabrikada greve çıkan, akabinde Valilik yasağıyla grevin kırılmaya çalışılmasına karşı direnişe devam kararlılığı gösteren Tekstil işçileriyle ve BIRTEK-SEN ile dayanışma içerikli bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklaması sırasında direnişte olan fabrikaların adı haykırılarak “DİRENİYOR” denildi.

“Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!”

“Yaşasın sınıf dayanışması!” sloganları atıldı.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını Alınteri / Ankara temsilcisi Zarife Çamalan okudu:

Grev Rüzgarı Patronları Sarsıyor

Grev yasaklarınız sökmeyecek! Zafer Direnen işçilerin olacak!

Bunlar engerekler ve çıyanlardır / Bunlar aşımıza, ekmeğimize / Göz koyanlardır / Tanı bunları, Tanı da büyü…

İşçi sınıfı kölelik boyunduruğuna sığmaz. Düzen sanal gündemler yaratsa da açlığa, sefalete karşı emeğin kavgası büyüyerek gündeme damgasını vuruyor.

Sermayenin örgütsüzleştirerek, güvencesizleştirerek açlık koşullarına mahkum etmeye çalıştığı işçi sınıfı her fırsatta sınıfsal özünü hatırlayarak grev grev, dişe diş bir mücadeleyle yanıt veriyor bu sınıfsal saldırılara.

Sınıf sendikalarında örgütlenerek direniş zincirine yeni halkalar ekliyorlar.

Bu zincirin yeni halkası Antep Başpınar direnişi oldu.

Yüzde otuzluk sefalet zammına karşı üretimden gelen gücünü kullanarak yanıt verdi tekstil işçileri. Binlerce işçi 9 fabrikada fiili greve gitti ve 13 Şubat günü Çelikaslan Tekstil önüne yürüme kararı aldı. Bu karar üzerine adeta kentte sıkıyönetim ilan edildi.

Patronların talimatıyla Antep valiliği 15 günlük eylem ve etkinlik yasağı getirdi. Kelimenin tam anlamıyla, bir açık hava hapishanesine çevrilen kentte. İşçiler parmaklıklar arkasına hapsedilmeye çalışıldı. İşçi rüzgarının sarsıcı gücü sermayenin ve onun emrindeki kamu görevlilerinin dengesini bozdu.

“Yürümek yasak, durmak yasak, konuşmak yasak” Darbe dönemlerini hatırlatan zordan medet umar hale geldiler. Fernas, Polonez, Özak Tekstil Direnişi gibi birçok direnişte olduğu gibi; mülki amirler açıkça patronun yanında yer alarak Başpınar direnişinde de sınıfsal kinlerini ve tutumlarını bir kez daha gösteriyorlar.

Bu direnişte de diğer işçi direnişlerinde olduğu gibi, iki sınıf da kendi etiğine göre hareket ediyor. Bu baskı ve zor dalgası işçilerin kararlı duruşu karşısında gerilemeye mahkumdur.

Çelikaslan Tekstil önünde polis yığınağı olması işçilerin açıklama yapmasını engelleyemedi. Melike Tekstil önünde yapılan açıklamada BİRTEK-SEN başkanı Mehmet Türkmen yasakları tanımayacaklarını açıklayarak emekten yana olan herkesi dayanışmaya, direnişi sahiplenmeye davet etti.

İşçilerin üretimden gelen gücü ve emekçilerin onuru, bu çürümüşlüğe galip gelecektir. Ağzından köpükler saça saça “Sen günlük yevmiyenin peşindesin” diye aklınca karşısındaki işçi temsilcisini aşağıladığını sanan patron da koca bir şehri sermayenin isteğiyle hapishaneye çevirenler de bu işin bir yevmiye sorunu değil ekmek ve onur kavgası olduğunun biliyor. Ayrıca ekmeği ve emeği için bir günlük yevmiyesinin bile çalındığını haykırmak, günlük yevmiye için mücadele etmek sınıfsal ve onurlu mücadeledir. Asıl onursuz olan insanların emeğinden semirmek, işçileri, emekçileri açlığa mahkum etmektir. Bu gerçekliği işçi sınıfının mücadelesi gösterecek onlara.

Başpınar direnişi diğer işçi-emekçi direnişlerin de olduğu gibi sadece Antep işçilerinin direnişi değil. Her direniş ücretli kölelik düzenine karşı atılan bir tokattır. Hak kayıplarımızın, mücadeleyle aldığımız kazanımlarımızın bir bir elimizden alınmasının önüne ancak sınıfa karşı sınıf şiarıyla mücadele ederek ve direnişlerle dayanışmayı büyüterek geçebiliriz.

O nedenle bugün buradan, yani Ankara’dan Başpınar işçilerinin ve BİRTEK-SEN’ir mücadelesini selamlıyor ve dayanışma içinde olacağımızı ifade ederek bir kez daha haykırıyoruz.

Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!, Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!, Yaşasın sınıf dayanışması!, Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!

ANKARA EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ