Eğitim Sen’den MEB’in Tehditlerine Yanıt



Eğitim Sen bugün yapma kararı aldığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dersi’ne ilişkin MEB’ten yapılan tehdit dolu açıklamalara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İstanbul Valiliği Eğitim Sen’in bugün yapılacağını duyurduğu Toplumsal Cinsiyet Eşitliği dersine karşı sendikal faaliyeti kriminalize etmeyi hedefleyen, sınırlarını yani makbul olanı hatırlatan tehdit dolu açıklamalar yaptılar.

“Türk toplumunun merkezinde aile vardır” diye vurgulayarak açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de, “Bugün toplumsal anlamda infial uyandırabilecek, toplumun temel referans değerleri ile asla örtüşmeyen eylemlerin içerisine girdi bu sendikalardan bir tanesi” cümlelerinin arkasını “Adli ve idari işlemleri yapacağız” tehdidiyle getirdi.

Eğitim Sen bu yaklaşım ve açıklamalara karşı “Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelemizi kriminalize etmeye çalışanlara karşı cevabımızdır” başlığı taşıyan bir açıklamayla yanıt verdi. Açıklamada MEB’in, 2014-2016 yılları arasında yürüttüğü cinsiyet eşitliği projesi hatırlatıldı, MEB’in asılsız suçlamalarla, cinsiyet eşitliği dersi vermeyi suçmuş gibi gösterdiği belirtildi.

Bir süredir kimi sendikaların, dinci, gerici derneklerin, tarikatların ve cemaatlerin hedefine oturtulmaya çalışılan toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelemizden de kadını kamusal alandan çıkarma çabalarına karşın ‘kadın mücadelesidemekten de asla vazgeçmeyeceğiz” diye vurgulanan açıklamada, MEB’in toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin yapılması kararlaştırılan derse karşı çarpıtma ve suçlamalarla dolu bir açıklama yaptığına işaret edildi.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini, yalnızca akademik bir kavram olarak değil, uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve demokratik eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü belirten sendika açıklamasında “UNESCO, Avrupa Konseyi ve birçok uluslararası eğitim kurumu, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını temel bir gereklilik olarak kabul etmektedir” hatırlatması yapıldı.

MEB’in bugünkü açıklamasıyla toplumsal cinsiyet eşitliğini “zararlı” veya “tehdit” olarak göstermeye çalışarak bilimsel bilgiye dayanmayan bir yaklaşım sergilediği kaydedilen açıklamada, “MEB’in, Eğitim Sen’in önerdiği toplumsal cinsiyet eşitliği derslerine karşı geliştirdiği tehdit ve çarpıtma dolu ifadeler, kadın-erkek eşitliğini hedef alan ve geleneksel cinsiyet rollerini mutlaklaştıran bir bakış açısına dayanmaktadır. Öyle ki yandaş sendikalarıyla, ittifak içerisinde oldukları dini tarikat ve cemaatlerle önce çocuklarımız, sonrasında da toplumsal yaşamın her alanı gericileştirme politikalarının hedefindedir” diye vurgulanan açıklamada MEB’e 2014-2016 yılları arasında yürüttüğü Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP) hatırlatılarak o proje kapsamında dile getirilenler aktarıldı:

“Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve erkekler ile kız ve erkek çocukların haklar ve fırsatlardan tam ve eşit bir biçimde yararlanmaları ve sorumlulukları eşit olarak bölüşmeleri olarak tanımlanabilir. Toplumsal cinsiyet eşitliği kadın ve erkeğin aynılaştırılması anlamına gelmez; haklar, fırsatlar ve sorumlulukların cinsiyet temelinde farklı bir biçimde tanımlanmamasını öngörür. Toplumsal cinsiyet eşitliği, herhangi bir konuda plan, program ve politika hazırlama ve uygulama süreçlerinde kadın ve erkeklerin ihtiyaçlarının, beklentilerinin ve önceliklerinin farklı olabileceğini kabul eder. Bu ihtiyaç, beklenti ve önceliklerin dikkate alınması gerektiğine işaret eder. Bu nedenle de, toplumsal cinsiyet eşitliği hem bir insan hakları meselesidir, hem de insan merkezli kalkınmanın ön koşulu ve göstergesidir.”

“Bu tanımlama bize değil, 2014-2016 yılları arasında ETCEP projesini yürüten MEB’e aittir” denilen açıklamada aynı metinden benzer içerikli başka aktarımlara yer verildi.

İktidarın ideolojik-siyasi çizgisini yansıtmaktadır

MEB’in, Eğitim Sen’in toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesindeki yaklaşımına yönelik asılsız suçlamalarının bilimsel gerçeklerden uzak olup tamamen iktidarın siyasal-ideolojik çizgisini yansıttığı belirtilen açıklamada, “Eğitimi bir bütün olarak laik, bilimsel ve demokratik değerlerden uzaklaştırmaya, kadınların ve kız çocuklarının eğitimde ve toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olma mücadelesini baltalamaya, eğitimde özgür bireyler yerine, ataerkil normlara boyun eğen bireyler yetiştirmeye yönelik bir amaca hizmet etmektedir. Oysa toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi, öğrencilerin adalet, insan hakları ve eşit yurttaşlık bilinciyle yetişmesini sağlayan temel bir unsurdur. Eğitimi, cinsiyetçi kalıplar içinde dar bir çerçeveye hapsetmek, çocukların gelişimine zarar verecek ve onları iktidarın baskıcı ve otoriter içerikte oluşturmaya çalıştığı toplumsal normlara mahkûm edecektir” vurguları yapıldı.

Açıklama şöyle devam ediyor:

İktidarın eğitimi kendi görüşlerine göre dönüştürme çabaları sürüyor

İktidarın artan kadın cinayetleri, çocuk istismarı, çocuk yaşta zorla evlilikler sorununu, kız çocuklarına ve kadınlara yönelik ayrımcılığı, şiddeti derinleştiren politikalarına her gün şahit oluyoruz. İktidarın bu uygulamalarına paralel olarak, MEB de “Maarif Yüzyılı” eğitim müfredatı başta olmak üzere, dinci, gerici, ırkçı dernek, vakıf, cemaat ve tarikatlarla imzaladığı protokollerle eğitimi kendi ideolojik görüşü doğrultusunda değiştirip dönüştürme çabalarını sürdürüyor.

Eğitimi Sen’i hedef alıp kriminalleştirmeye çalışması manidardır, şaşırmadık!

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen, kadınların eşitlik özgürlük mücadelesini yok sayan, kadınları ‘kutsallaştırdığı ailenin’ içine hapsetmeye çalışan iktidarın, EĞİTİM SEN’in yıllardır yürüttüğü toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini kriminalize ederek hedef alması oldukça manidardır. İktidarın ve MEB’e bağlı bir müdürlük gibi çalışan yandaş sendikanın da MEB ile aynı dili kullanarak EĞİTİM SEN’e saldırması bizleri şaşırtmamıştır.

Şaşırtıcı olan seküler olduğunu savunan bir sendikanın şikayetidir!

Şaşırtıcı olan kendisini laik ve bilimsel eğitimin, seküler yaşamın savunucusu olarak addeden sendikanın kimi unsurlarının bu konuda iktidar ve MEB’le aynı dili kullanarak EĞİTİM SEN’i MEB’e şikâyet etmesidir.

Tutumumuz ideolojik değil, pedagojiktir

Eğitim Sen’in toplumsal cinsiyet eşitliği dersine sahip çıkması, MEB’in iddia ettiği gibi ‘ideolojik’ değil, tam tersine bilimsel ve pedagojik bir gerekliliktir. Çünkü demokratik ve çağdaş bir toplum, bireylerin cinsiyetlerinden bağımsız olarak eşit haklara sahip olduğu bir eğitim sistemini zorunlu kılmaktadır. Eğitim Sen, her koşulda bilimsel, laik ve demokratik eğitimi savunmaya devam edecektir. MEB’in suçlayıcı dili ve toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan politikaları, toplum tarafından asla kabul edilmeyecektir.

Mücadele edeceğiz

MEB’in bu gerici ve baskıcı tutumuna karşı durmak, tüm eğitim emekçilerinin ve demokratik kitle örgütlerinin sorumluluğudur. Eğitim hakkı, cinsiyet eşitliği ile güçlenir; özgür ve adil bir toplumun temelini ancak eşitlikçi bir eğitim anlayışı oluşturur. Eğitim Sen, bütün çarpıtma, suçlama ve tehditlere karşı toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Laik, bilimsel eğitimi, demokrasiyi, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan, haklarımızı yok sayan, eşitsizliği derinleştirmek isteyenlerin karşısında bulunduğumuz her alanda direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz.