Çarşamba, 24 Haziran 2026

Emperyalist Haydutluk: ABD’nin Yemen Saldırısı



Bu saldırıların jeopolitik bağlamı yalnızca Yemen’le sınırlı değil. ABD’nin bu hamlesi Ukrayna’daki savaşta kendi çıkarlarını koruma ve İran’ı bahane ederek Çin’e karşı bir cephe açma stratejisinin bir uzantısıdır


ABD, Yemen’deki Husilere yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı başlattı. ABD Başkanı Donald Trump “Bugün Birleşik Devletler Ordusuna Yemen’deki Husi teröristlerine karşı kararlı ve güçlü bir askeri harekât başlatma emri verdim” diyerek süreci duyurdu. Trump’ın açıklamaları ABD’nin küresel düzeyde sürdürdüğü emperyalist yıkım politikasının yeni bir safhasına işaret ediyor. Ancak bu saldırılar, ABD’nin sadece Ortadoğu’da değil aynı zamanda Ukrayna’da ve Asya-Pasifik’teki stratejik hamleleriyle de bağlantılı.

Trump’ın Husilere karşı “ezici bir güç” kullanacağı ve “cehennemi yağdıracağı” söylemi emperyalist haydutluğun tipik bir yansıması. ABD, “terörizmle savaş” maskesi altında Ortadoğu’yu yangın yerine çevirirken, Yemen’deki bu son saldırılar da aynı stratejinin bir parçasıdır. Ancak bu saldırıların jeopolitik bağlamı yalnızca Yemen’le sınırlı değil. ABD’nin bu hamlesi, Ukrayna’daki savaşta kendi çıkarlarını koruma ve İran’ı bahane ederek Çin’e karşı bir cephe açma stratejisinin bir uzantısıdır.

ABD ve Batı, Ukrayna’da savaşın sürmesi için büyük askeri ve ekonomik destek sağlarken aynı zamanda “barış görüşmeleri” adı altında sahte bir uzlaşı atmosferi yaratmaya çalışıyor. Ukrayna’nın NATO’ya tam entegrasyonunu sağlama çabaları, Rusya ile Batı arasındaki çatışmayı derinleştirirken Batı’nın Rusya’yı stratejik olarak yıpratma hedefi doğrultusunda “çözüm” söylemleri bir oyalama taktiği olarak kullanılıyor. Emperyalizmin doğası gereği barış arayışları sadece daha uzun vadeli hegemonya projelerinin bir parçası hâline geliyor.

ABD’nin Yemen saldırısının arka planını anlamak için Filistin meselesine de bakmak gerekiyor. 7 Ekim 2023’te Filistinli grupların başlattığı Aksa Tufanı Operasyonu’ndan sonra, İsrail Gazze’yi harabeye çevirdi. Husiler bu katliama karşı dayanışma göstererek Aden Körfezi’ndeki ticaret gemilerini hedef almaya başladı. Husilerin saldırıları emperyalist ticaret ağını sekteye uğratırken Batı’nın tepkisini çekti. Son ABD saldırıları Husileri “cezalandırma” hamlesi olarak okunmalıdır.

ABD’nin Çin’i Kuşatma Hamlesi

ABD, yıllardır “terörizm” bahanesiyle dünyanın dört bir yanına askeri saldırılar gerçekleştiriyor. Irak, Afganistan, Libya ve Suriye’de “terörle savaş” adı altında işgal ve yıkım yürüttükleri gibi, Yemen’e yönelik bu saldırı da aynı amaca hizmet ediyor. Ancak bu saldırılar aynı zamanda Çin’i kuşatma stratejisinin bir parçası olarak da okunmalı. İran, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nin önemli bir ayağı konumunda ve ABD, İran’a baskı yaparak Pekin’in bölgedeki ekonomik gücünü zayıflatmayı hedefliyor.

Trump yönetimi, Çin’in Ortadoğu’daki enerji hatlarına erişimini daraltmak için İran’ı sıkıştırırken Yemen saldırıları da bu planın bir devamı niteliğinde. Çin’in enerji tedarik yollarına yönelik baskılar, ABD’nin Hint-Pasifik’te oluşturduğu askeri ittifaklarla birlikte değerlendirildiğinde Washington’un büyük bir çevreleme stratejisini devreye soktuğu görülüyor.

Trump’ın açıklamaları sadece Husileri değil doğrudan İran’ı da hedef alıyor. ABD, Yemen’i bombalayarak İran’ın Ortadoğu’daki etkisini kırmak istiyor. Trump’ın “Eğer İran Husilere yardım etmeye devam ederse, bunun bedelini öder” tehdidi, Washington’un güncel politik hattını gösteriyor: Direniş hareketlerini bastırmak, Çin’in bölgedeki ekonomik girişimlerini baltalamak ve Ortadoğu’yu büyük bir emperyalist sıcak savaşa sürüklemek.

ABD’nin Yemen saldırısı, emperyalist sistemin süreklilik arz eden krizlerinin bir yansımasıdır. Washington, ekonomik ve jeopolitik düşüşünü savaş yoluyla dengelemeye çalışıyor. Ancak tarih, emperyalist saldırıların halkları yıldırmayacağını defalarca gösterdi. ABD’nin Yemen’deki askeri harekâtı, Ukrayna’daki savaş ve Çin’i kuşatma stratejisiyle birlikte ele alındığında emperyalizmin küresel ölçekte nasıl hareket ettiğini daha net anlamamızı sağlıyor.

Yemen’e yağdırılan bombalar, sadece Husileri değil bütün dünyada emperyalizmin vahşetine karşı koyan halkları hedef alıyor. Ancak tarih göstermektedir ki büyük yıkımlar büyük direnişlere de yataklık eder.