Bugün saat 12:30’da Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde Beraberiz Derneği, Adalet Peşinde Alileler Platformu ve Depremzede Aileler ortak bir basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasında deprem ve sonuçlarının Allah’a mal edilmeye çalışıldığı, mahkemelerde duruşma salonlarında da Allah’tan gelen bir şey olduğu ifade edilerek asıl yargılanması gerekenlerin korunduğu, aklanmaya çalışıldığı ifade edildi. Aileler, “Adalet arayan biz ailelerin adalet peşinde olduğumuz için adeta suçlanmaya çalışıldığımız süreçler yaşıyoruz. Ama biz yılmayacağız! Korkmuyoruz! Adalet aramaya devam ediyoruz. Sizden bizleri yalnız bırakmamanızı ve dava süreçlerini takip ederek, duyurarak dayanışma içinde olmanızı, bizlerin yanında olmanızı istiyoruz” dediler.
- Basın açıklamasında ve Beraberiz Derneği, Adalet Peşinde Aileler Platformu ve Depremzede Aileler konuşmalarında, deprem davalarında adaletin sağlanması ve sorumluların tam olarak hesap vermesi için hukuki süreçlerin kararlılıkla takip edilmesi ve mücadelenin sürdürülmesi,
- Sanıkların eylemlerinin ‘olası kast’ kapsamında değerlendirilmesi ve buna göre cezalandırılması talebinin ısrarla dile getirilmesi, bu yöndeki itirazların sürdürülmesi,
- Bilirkişi raporlarının gecikmesi, iddianamelerin hazırlanmasındaki yavaşlık, sanıkların duruşmalara katılmaması ve haksız beraat kararları gibi yargısal sorunların tespiti ve giderilmesi için aktif olarak çalışılması,
- Yalnızca müteahhitler ve mühendisler değil, denetim mekanizmaları ve bakanlıklar da dahil olmak üzere depremdeki yıkımda payı olan her kesimin sorumlu tutulması ve yargılanması için mücadele edilmesi,
- Yargılamalarda verilen, hukuka aykırı veya yetersiz bulunan kararların (özellikle beraat ve düşük cezalar) üst mahkemelere taşınarak itiraz edilmesi ve adaletin tam tecellisi için sürecin takip edilmesini talep ettiler.
Hatay Rana Apartmanı davasında 2.5 yıldır bilirkişi raporunun ve iddianamenin gelmemesi nedeniyle mağdurların adalet beklentisi karşılanmamaktadır. Depremin ilk günlerinde enkaz başında yaşanan acının, adaletin enkaz altında kalmasıyla tekrar yaşandığı ve mağdurların yargı eliyle yeniden mağdur edildiği belirtilmiştir. Duruşmalar için kilometrelerce yol katedilmesine rağmen sanıkların duruşmaya gelmediği tabloların görüldüğü ifade edilmiştir.
Vekil olarak takip edilen İskenderun MCG Kule davasında, yaklaşık bir yıldır beklenen bilirkişi raporu 2.5 yıl sonra gelmiş ve tüm sanıkların asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ancak tespitlere rağmen hiçbir sanık tutuklu değildir. Mahkeme heyeti, yeni bir bilirkişi raporu alınmak üzere davayı Kasım ayına ertelemiştir, bu durum adaletin tekrar tekrar enkaz altında kaldığı şeklinde yorumlanmıştır.
Gaziantep Pamukkale Sitesi davasında 3 sanık için 16 yıl 3 ay hapis cezası verilmiş ve 2 sanık halen tutuklu yargılanmaktadır. Ancak avukatlar, sanıkların ‘olası kast’ derecesinde kusurları olduğunu düşündükleri için dosyayı istinafa taşımış, hukuk ve adalet mücadelesine devam ettiklerini belirtmişlerdir.
📢 İhmaller Affedilemez, Sorumlular Yargılanmadan Bu Dava Bitmez!
🔷Beraberiz Derneği, Adalet Peşinde Alileler Platformu ve Depremzede Aileler Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde ortak bir basın açıklaması yaptıhttps://t.co/IthaUHlm6G pic.twitter.com/bsWYwjxUv1
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri3) July 10, 2025
Yağmur Apartmanı davasının ilk duruşmasının depremden 2 yıl sonra yapıldığı ve sanıkların savunmalarında suçu depreme yüklemeye çalıştıkları ifade edilmiştir. Çoğu dosyada raporların çelişkili olduğu ve ilk iddianamelerin dahi uzun süre sonra hazırlandığı belirtilmiştir. Binalarda kolon kesilmesi gibi açık kusurlara rağmen çoğu sanığa ‘olası kast’ yerine bilinçli taksir veya beraat kararları verildiği vurgulanmıştır. Özellikle Gaziantep Furkan Apartmanı davasında kolon kesildiği kabul edilmesine rağmen mahkemenin kimin kestiğinin belli olmadığı gerekçesiyle sanıklara beraat kararı verdiği ve bu kararların kabul edilemez olduğu ifade edilmiştir.
Depremin tek sorumlusunun asla deprem olmadığı, bakanlıklardan müteahhitlere, mühendislere kadar sayısız sorumlunun bulunduğu belirtilmiştir. Bu cezaların ve verilen kararların adaleti sağlamakta yetersiz kaldığı, bu nedenle hukuki ve adalet mücadelesinin devam edeceği dile getirilmiştir.
Aileler basın açıķlamasında özellikle ezilenden, emekçilerden bekledikleri dayanışmaya vurgu yaptılar.
Deprem davaları için mücadele eden binlerce aileyi yalnız bırakmayın! Adalet arayışımızı sürdürüyoruz ve adalet istiyoruz. Davaların doğru bir şekilde ilerlemesi, bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtması ve sorumluların hesap vermesi sağlanmalıdır.
Depremzedeler, Cemil Çapar Apartmanı, Ebrar Sitesi, Rönesans Rezidans, Ilgım Apartmanı gibi yıkılan birçok binada yakınlarını kaybettiklerini belirterek adalet arayışlarını dile getirdiler. Binlerce ailenin deprem davaları için mücadele ettiği vurgulandı. Sait Bey Sitesi’nden Sema Hanım, kaçak katlı bir binada oğlunu kaybettiğini ve adalet istediğini belirtti. Ilgım Apartmanı’ndan bir konuşmacı, 80’den fazla kişinin hayatını kaybettiği apartmanda yakınlarını kaybetme sürecini (umut, cesetlerin tanınmazlığı, destek eksikliği, kabuslar) aktardı. Dava sürecinde ilk bilirkişi raporunun ölümleri ‘Allah’ın büyük depremi’ne bağladığını, ancak ikinci raporda müteahhitler ve belediye çalışanları dahil birçok kişinin kusurlu bulunduğunu ifade etti. Resmi ölü sayısıyla kendi tespitleri arasındaki farka (40’a karşı 80+) dikkat çekerek güven eksikliğini vurguladı. Ayrıca, 2 yıl sonra başlayan davanın ilk duruşmasında hakimin sanıkları salona almadığı belirtildi.
Alınteri / Ankara
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!